Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
538
 

Sevgisiz başarı ve zenginlik

Sevgisiz başarı ve zenginlik
 

Yaşamda bazı şeyler biri birinden ayrılamaz, adeta bir birlerini tamamlayan şeylerdir. Öyle ki bir olmadan diğerinin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Aslolan tercihini hangisinden yana kullanmandan çok hangisine öncelik verdiğindir. İşte Zenginlik, Başarı ve Sevgi üçü de biri birleriyle ilgili gümüz dünyasında gözde üç kavramdır. Ancak değişen değer yargılar sürekli bu üç kavramın öncelikliliğini değiştirmekte, her dönem bir başkasının ön planda olduğu gözlenmektedir.

Dönüp tarihe baktığımızda bu üç kavramdan hangisi ön plana alındığında toplumsal olarak ve de kişiler olarak daha mutlu olduğumuzu görmek olasıdır.

SEVGİNİN ön plana alındığı, insan ilişkilerinde hep sevgi motifinin işlendiği, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Pir sultan Abdal'ların yaşadığı dönemlere bakın insanımız daha mutlu, daha sevecen ve daha başarılı bir yaşam grafiği çizmiştir. Yaşamdan beklenen ve istenen bütün nimetler ve zenginlikler adına ne varsa elde edilmiştir.

BAŞARININ ön planda olduğu Osmanlının Yükseliş dönemine bakıldığında (özellikle fetihlerin arttığı, toprak ve ganimetlerin arttığı dönemler) başarıdan başarıya koşulmuş neredeyse dünyanın yarısına yakın (üç kıta'ya) hükmedilmiş ancak yine de toplumsal anlamda bir mutluluk ve refahtan bahsetmek olası değil çünkü durmaksızın bir iç huzursuzluk, kardeş kavgaları, iktidarı elde tutma çabaları ve bunun sonucu da kendi kardeş ve oğullarını boğdurma operasyonları almış yürümüş.

ZENGİNLİĞİN ön plana alındığı hatta Sayın Özal'ın bizzat ifadesiyle "ben zenginleri severim"le somutlaşan bu tutum, ülkemiz insanına ne vermiştir; kısa yoldan "köşe dönme çabası, hayali ihracat yoluyla para kazanma, devletin sırtından zengin olma ve en nihayet de Banka Hortumlamaları" ortaya çıkmıştır.

Elbette bir toplum için Zenginlik gerekli ama alın teriyle kazanılmış, bir başarının sonucu elde edilmiş bir zenginlik o toplumun mutluluğu ve refahı için zorunlu ve gerekli şeydir. Başarının olmadığı yerdeki zenginlik mutlak doğru olmayan bir yöntemle elde edilmiştir, yarar sağlamayacaktır. Her başarının altında sevgi olmalı, sevginin olmadığı yerde başları yavan kalır, hele sevgi ve başarının üretmediği ZENGİNLİK köpük gibidir.

Bu vesileyle size bir halk hikayesi anlatayım:

Anadolu'da bir köyde evin önüne çıkan evin kadını kapının önünde bembeyaz sakallı üç ihtiyar görür; "buyurun ne istemiştiniz, size nasıl yardım edebilirim?" der. "Belki aç, belki susuzsunuz, buyurun bir şeyler ikram edeyim" der. Bu üç ihtiyar; "evin beyi içerde mi?" diye sorarlar. Kadın: "Evde ancak şu an bir iş yapıyor, buyurun ben yardımcı olayım" der. O zaman bu ak sakallı üç adam derler ki "beyinize sorun bizi içeri kabul eder mi?" Kadın beyine sorar ve gelir, içeri buyur eder ancak ihtiyarlardan biri der ki; "bizim üçümüz birden eve gelmeyiz, benim adım ZENGİNLİK, bunun adı BAŞARI, onun ki ise SEVGİ'dir. Beyinize sorun hangimizi kabul eder?" Hanım içeri girer ve eşiyle bu işi tartışırlar. Bey "Zenginlik gelsin evimiz çok zengin olur", Hanım "hayır Başarı gelsin hep başarılı oluruz, o zaman zaten zenginleşiriz." Onları orada dinlemekte olan gelinleri söze karışır "Her şeyin başı SEVGİDİR" der, "o zaman sevgiyi çağıralım, onun olduğu yerde başarı ve zenginlik kendiliğinden olur."

Kadın dışarı çıkar ve "hanginiz SEVGİ idi, biz onu içeri davet etmek istiyoruz" der. Sevgi isimli ihtiyar önden eve girmeye başlayınca, arkasında Zengin ve Başarı isimli ihtiyar da onu takip etmeye başlayınca kadın dayanamaz sorar "hani üçünüz birlikte girmezdiniz ne oldu, fikrinizi mi değiştirdiniz?" deyince üç ihtiyar birden "hayır, eğer Zenginlik ve Başarıyı davet etseydin zaten diğerlerimiz dışarıda kalacaktık ama siz SEVGİYİ davet ettiniz, biz her zaman onun ardından gideriz. Çünkü "Nerede Sevgi varsa ,orada Başarı ve Zenginlik de vardır."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu yazınız kendinizi tanıttığınız yazıdaki gibi aslında"muhalif" olmadığınızı gösteriyor. ama masallara ve hikayeler inanıyorsunuz sanırım. öncelikler dediniz şeyler diye bir durum yoktur, hayat vardır ve hayatta dengeler vardır bana göre hepsi bu.

Oğuzkan Bölükbaşı 
 11.01.2007 9:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1309
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Düşünmeyi ve yazmayı çok severim. Yaşama ilişkin çelişkileri görmekte ısrarlıyımdır. Muhalif olmaya ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster