Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
34
 

SEVGİSİZLİK

SEVGİSİZLİK!
 
 
 
Bugün yorgun bir geceden ruhlarınıza önemi göz ardı edilen ölüm sebebiyetlerinden olan bir konuyu daha kaleme dökeceğim. Her ne kadar ihtimal dahi verilmese de paylaşacağım bu satırlar çocukluğumuzun ilk günlerinden başlayarak ruhlarımızı yavaş yavaş öldürmekte. Lafı fazla dolandırmadan konumuza başlacağım. İşte o zaman anlama binaen bütünlük oluşmuş olacaktır. 
 
 
 
Bugün bir açlıktan bahsedeceğim.. Bu öyle bir açlıktır ki doğduğumuzu ilk günden beri bu açlık içerisinde kıvranıp durduk. Kimimiz bunu fiziki açlık olarak, kimimiz ise manevi açlık olarak algıladı. Ama şunu söylemek gerekir ki fiziki açlığımız geçiçi olsa da manevi açlığımız kalıcıydı. Bu açlık ki doğduğumuz ilk günden itibaren bizlerle olan, her günümüzde, her nefes alışımızda, kısaca tüm yaşamımızda bizlere hükmeden bir açlıktı. Yaşamımızın kaynağı, ölümümüzün fitilleyici sebeplerinin başında geliyordu. Özellikle çok küçük yaşlarda başlayan bu manevi açlık büyüdükçe çıkılamaz bir hal almaya başlar. Asliyet olarak ne midir bu açlık? Cevabı kısaca vermem gerekirse; SEVGİSİZLİKTİR! 
 
 
 
Sevgisizlik öyle bir açlıktır ki doğduğumuz ilk günden başlar ve doygunluğa ulaşana kadar devam ederdi. Kimimiz bu konuda şanslı olup, yeteri kadar doygunluğa ulaşsa da kimimiz o kadar şanslı değiliz. Doğduğumuz ilk günden tutun, ilk adımlarımızı atıp, hayat denen kavramı çözmeye başladığımız günlere kadar  bütünleyici ve manevi açlığı besleyici aile sıcaklığına ihtiyaç duyduk. Bu aile sıcaklığı bizleri dimdik ayakta tutan, hayatımızı şekillendiren, manevi açlığımızı gideren en büyük ve en  etkileyici faktörlerden birisiydi. İşte bu bahsettiğim büyük faktörden yani aile sıcaklığından yoksun yetiştirilen çocuklarımız ister istemez bu doyumsuz açlığın pençelerine hapsolmaktadır. Büyüdükçe bu açlık acıya, kedere,üzüntüye hatta ve hatta ölüme kadar gitmektedir. 
 
 
 
Çözüm ise,çocuklarımızı yeryüzüne getirdiğimiz ilk günden itibaren onlara özverili bir şekilde yaklaşarak bu açlıklarını zaman ekseninde gidermemizdir. Zira onları sadece dünyaya getirerek kendi kendilerine yetişmelerini bekleyemeyiz. Nasıl bir ağaç budanmaz ise, güneşten mahrum olursa, çocuklarımız da sevginin ışığı için aile sıcaklığına ihtiyaç duymaktadır. Ve son olarak siz sevgili okuyucularım! Sizlere birer anne, baba veya anne baba adayı olduğunuzdan dolayı bir soru sormak istiyorum. Lütfen cevabını kendinize veriniz. 
 
 
 
Çocukluğunda hiç sevgi görmemiş bir çocuk. Büyüdüğünde nasıl bir sevgi gösterebilir?
 
Halil Güven (Sökeli), ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 34
Kayıt tarihi
: 27.10.21
 
 

LİSANS  EĞİTİM KOORDİNATÖRÜ  YAZAR/ŞAİR  GİRİŞİMCİ  FAUNDER OF DROSPENY  EKONOMİST/YAZAR  MİNİK Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster