Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '17

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Sevilen çocuk eşittir mutlu birey

Sevilen çocuk eşittir mutlu birey
 

Mir Kaya'ya hamile kalmaya karar verdiğimde (Artık hepimiz çocuk sahibi olmak için bir zaman dilimi belirliyoruz, öncelikle şartları ve kendimizi hazırlıyoruz.) kendimi bu konuda geliştirebilmek için bolca okudum, etrafımdaki doktorlara, pediatristlere, psikologlara, pedagoglara bilmediklerim hakkında danıştım, aklıma yatan bilgileri kendime aldım, bana uzak fikirleri beynimin beri tarafına öteledim. Ve öğrendiğim en yararlı gerçeklik; kendi çocukluğumu çözümleyemezsem, çocukluğumda yaşadıklarımı farkına varamazsam, çocuğuma ne hissettireceğimi ve geleceğini ne şekilde etkileyeceğimi asla bilemem! 30 senedir beynime/ruhuma işlenmiş davranış kalıpları, filtreden geçmeden, çocuğumu yetiştirme tarzımda pörtleyiverir; kimisi doğru olur, kimisi yanlış... Ve ben, bunun ayrımına varamam! 
 
"Ama geçmişime dönüp, ilk önce çocukluğumu, sonrasında ergenliğimi irdeleyebilirsem, o zaman kendimi ve çocuğumu evren için sevgi dolu bir birey olarak yetiştirir; bu toplumu ileriye taşıyabilirim." diye düşündüm ve o günden sonra çocuk gelişimini ikinci aşama olarak bir kenara bırakıp, öncelikle kendim ve geçmişimle ilgili çözmem gereken soru işaretlerime odaklanmaya karar verdim. 
 
Evet; mutlu bir hayatım vardı, kendimi sevdiğimi düşünüyordum, kendimle gurur duyuyor ve kendimi onaylıyordum ama gerçekten mi? Tüm hamileliğimi, kendimle ilgili farkındalığımı arttırarak geçirdim. Ömrüm boyunca devam edeceğim, geçmişimi şeffaf bir şekilde sorgulamamı sağlayan nefes eğitimim, hamileliğim sırasında bana yol gösteren Reiki eğitmenim, huzurlu bir yaşam için Piki egzersizlerim, kolay bir doğum için yoga, doğum meditasyonu çalışmalarım derken oğluma ve anneliğe hazırdım! 
 
İnsanların geleceğini, yaşayacağı hayatlarını, geliştirdikleri kişiliklerini, yapacakları seçimleri daha anne karnından itibaren onlara karşı tavırlarımız belirler. Doğum sırasındaki travmaları, iletişim kurmaya çalıştıkları gözlem dönemleri (bebeklikleri), ilk yılları (çocuklukları) yani aile hayatları geleceklerini şekillendirmekteki en önemli etkendir. Benim de Mir'i büyütürken bolca yanlışlarım olacak ama her farkına vardığımda tekrarlamamak için çaba göstereceğim. Kimi zaman göremeyeceğim bile hatalarımı ama ne olursa olsun, onun "sevginin ta kendisi" olduğunu, sevilen ve onaylanan bir bebek/çocuk/insan olacağını ona hissettireceğim. Doğduğu ilk andan itibaren onun bireyliğini kabul ederek yaşıyorum. Ona sadece sevgi beslemiyorum, ona saygı da duyuyorum. Ona bilincimin bir yerlerine yerleşmiş, kalıplaşmış yanlışlarla değil, düzeltmeye çalıştığım bilgilerle yaklaşmaya çalışıyorum. Elimden geldiğince mutlu bir çocuk yetiştireceğim çünkü benim için başarının tek cevabı "mutluluk". Okul hayatında birinci olmanın önemini, kürsülerdeki alkışları, iş hayatındaki saygınlığı, her konuda mükemmel olma isteğimi çoktan bıraktım. "Mükemmel" kelimesinin anlamı, geçmişimi araştırmam/kendimi geliştirmem süresince manasını yitirdi. Artık tüm çocuklar (bireyler) için tek bir dileğim var; mutlu (huzurlu, sağlıklı) olmaları.
 
İşte siz de bu köşede kimi zaman hamileliğimi nasıl rahat geçirdiğimi (neden klasik gebelik sorunları olan mide bulantısı/yanması, bel ağrısı vs. yaşamadığımı), normal doğuma nasıl hazırlandığımı, kimi zaman ise oğlumla olan ilişkilerimden yansımaları okuyacaksınız. İlerleyen günlerde de karnımdaki veletin/Atlas'ın hayatımıza dahil olmasıyla beraber kardeşlik ilişkilerini ve bir ebeveyn olarak iki oğluma yaklaşımlarımı bulacaksınız. Eh tabii bir de hayatımızın en gereksiz ama bu toplumun yetiştirilme tarzıyla, yaşamımızın en önemli parçası haline gelmiş, olmazsa olmazımız "el alem" de burada olacak. Her konuda bilirkişi olan, ağzına bir türlü fermuar çekemediğimiz el.
 
Sizlere Melis anne olarak, "Merhaba" diyorum, en heyecanlı ve zor olanından... Nasıl ki; ilk iş gününde elini-ayağını nereye koyacağını bilemezsin, çaktırmadan etrafındakileri süzer ve kendine sıcak bir gülümseyiş ararsın ya... Benim de parmaklar ve klavye birbirine karışmış durumda, bilgisayardan tatlı bir tebessüm arıyor ve mutlulukla, ilerleyen günlerde, huzurlu paylaşımlar yapmak için sabırsızlanıyor. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 53
Kayıt tarihi
: 13.07.17
 
 

''Çocukluğumuzda yaşadıklarımızı çözümleyemezsek, çocuğumuza ne hissettirdiğimizi asla bilemeyiz!..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster