Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1609
 

Seviyorum O Halde Varım

Seviyorum O Halde Varım
 

"Sevgi olmayınca insan, insan olarak yok demektir. Seviyorum, ya da seviyorum o halde varım diyebilmektir gerçekten varolmanın özü."*

Bir kadın tanıdım. Çok güzel gülen bir adama aşık olmuştu. Tek özelliği çok güzel gülmesi değildi elbet. Ama onun aşık olmasına yetecek bir ayrıcalık, bir farklılıktı bu. Bir gülüşe sevdalanmıştı o. Gerisi umurunda bile değildi...

Bir gün adam, genç kadının gözlerinin içine bakarak o inanılmaz gülümseyişi ile, "Evlen benimle!" dedi.

Evlendiler...

Bir süre sonra kadın adamın gülmeyen diğer yüzünü gördü! Katlanamayacağı kadar zor günler bekliyordu onu. Ama o hiç şikayet etmeden, sessizce katlandı. Her seferinde adam gülümseyerek gözlerinin içinden yüreğine doğru akıp gidiyor ve " Seni çok seviyorum!" diyordu. "Ben, beş para etmez herifin tekiyim, özür dilerim!"

Kadının olağanüstü sabrının tek dayanağıydı bu sözler. Kendi sevgisine olduğu kadar sevildiğine de inanıyordu çünkü. Tüm olumsuz koşullara rağmen mutluydu. Zaten kim dikenleri olduğu için gülü sevmekten vazgeçebilirdi ki?

Yaşamın ona verdikleri karşısında o da bir şeyler vermek istiyordu yaşama. Sahip olduğu tek şeyi, sevgisini verebilirdi ancak. O da öyle yaptı. Sevmekten hiç vazgeçmedi!

Böylesine derin sevdalar hep filmlerde, romanlarda olmuyor tabii. Gözümüzün önünde, yaşamın içinde, hemen yanıbaşımızdaki hayatlarda bilmediğimiz ne aşklar yaşanıyor... Bazıları bize "Yok artık!" dedirtecek kadar trajik bile olsa gerçekleri bilemediğimizden yaşananlara anlam veremiyoruz.

Herkes aşkı kendince yaşadığından mutlu olup olmadıklarını da sadece kendileri bilebiliyor.

Biz sadece uzaktan izliyoruz...

* Vedat Günyol

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

''...sonra ele ele / bir aşkı yaşamak / bir aşkın bilinmesinden bambaşka değil miydi'' der EDİP CANSEVER...BİLMEK-İNANMAK,KANITLAMAK-ÇÜRÜTMEK veya ...MIŞ GİBİ YAPMAK-YAŞAMAK bunlar çok farklıdır sanırım ayırdına varmak için de FİLOZOF olmaya gerek yok ...daha şişirecektim ama nefesim yetmedi!!!!...eyvallah...

nedim üstün 
 22.10.2010 20:42
Cevap :
Paylaşımınız ve katkınız için çok teşekkürler. Selamlar.  23.10.2010 11:09
 

Kimileri aşkı hayatlarında yaşıyor doyasıya, coşkuyla, kimileri de sadece kalplerinde, sessizce. Ve evet, aşkı herkes kendine göre yaşıyor, hissediyor. Günümüzde ise, aşk gittikçe derinliğini kaybediyor ve basitleşiyor bana göre :( Gönlünüze sağlık Melek Hanım, sevgilerimle...

yakamoz05 
 20.10.2010 17:03
Cevap :
Günümüzde her şey çok çabuk tüketiliyor sevgili yakamoz. Aşklar da bundan nasibini alıyor elbet! Ama çok az da olsa gerçek aşklar hala bir yerlerde yaşanıyor... Teşekkürler, sevgiyle.  20.10.2010 23:49
 

Akıldan, erdemden, karakterden yoksun bir insan nasıl sevilebilir ben de ona hayret ediyorum. Bir gülüşle bunlar nasil ikame edilebilir ki. Aslında sevginin kökeninde salt sevgi yoktur. Herkes, birinde bir şey bulur. Çünkü bulmak zorundadır, yoksa neredeyse her insana bir eş düşecek bir dünya düzeni olamazdı. Sevgi var ve elbette güzeldir ama çoğunlukla edebiyat yolu ile şişirilir ve gerçek hayatlarda da şişirme yaşanır.

Erdal Aydın 
 18.10.2010 18:47
Cevap :
Hayret etmekte haklısınız sayın felsefice. Hani aşkın gözü kördür derler ya, aslında aşıkların hiçbir duyusu gerçek manada çalışmıyor galiba... Ya da biz öyle zannediyoruz. Yalnız bir konuda yanılıyorsunuz. Sevgi edebiyat yolu ile şişirilmiyor. Edebiyat, sadece ona bir anlam katıyor, yaşamı daha da güzelleştirmek adına. Sevgiyi gönlünüzce yaşamanız dileğiyle, teşekkürler,selamlar.  19.10.2010 12:34
 

Herkes kendince yaşıyor aşkı... Kendince yanıyor, kendince mutlanıyor...Kendi yaşadığımız/yaşa(ya)madığımız sevdalar tanımlıyor varlığımızı...Ve "Yok artık" dedirten gerçek öykülerden çıkıyor o filmler, o romanlar...Sevgilerimle Melekciğim...

fatma iyibilgin 
 18.10.2010 0:24
Cevap :
Aslında çok yakınımızdakilerin bile bilemediğimiz kimbilir ne öyküleri vardır. İnsan kapalı bir kutu gibi sevgili Fatma. Hepimizin içinde ne romanlar, ne filmler gizli... Teşekkürle, sevgiyle.  18.10.2010 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 1813
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2077
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster