Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '18

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
117
 

Sevmek Böyle mi Olur?

Sevmek Böyle mi Olur?
 

Sorsanız seviyor, herkesten fazla, hiç kimseninkine benzemeyen bir şekilde seviyor. Sevgi konusunda kimse onun eline su dökemez. Aşk ise söz konusu olan o kişi tam bir aşk adamı/kadınıdır, gayrısı yalandan başka bir şey değildir. Gerektiğinde en tutkulu, yeri geldiğinde en romantik tavır ve davranışlar konusunda doktora derecesine sahiptir. Öyle bir yürür, öyle bir oturur ki, adeta dosta düşmana ilan etmektedir aidiyetin ne menem bir şey olduğunu.  Yanındakine bakacak, onunla ilgilenecek karşı cinsin yürek yemiş olması gerekir, kırk kaplan gücündeki saldırılara maruz kalması işten bile değildir.

Sevdik, benimsedik hatta sahip olduk, sahip çıktık… Buraya kadar güzel, hiç ama hiç bir sorun yok. Bir dediğini iki etmedik, aşkından deli divane olduk. Eş, dost, ahbap ve arkadaş adam gördü, kadın gördü, aşk gördü sayemizde. Literatüre girdik, konuştuk, konuşulduk, anlattık, anlatıldık. Ders almadık, ders verdik. Bu futbol deyimi miydi yoksa? Neyse, takılmayalım şimdi buna, konumuza devam edelim.

Hastanede, pastanede, trende, metroda, otobüste veya eş dost arasında, herhangi bir yerde karşınıza çıkmıştır böyle ilişkiler yaşayan çiftler. Erkek veya kadın hiç fark etmez pek çoğunda benim ortak tespitim şu oluyor böyle bir durumla karşılaştığımda. O çok sevdiği, aşkından deli divane olduğu kişiyi bir yandan da değiştirmeye çalışan, kendi ezberlerini veya isteklerini onun karakteriyle harmanlamaya çalışanları görünce dikkat kesiliyorum.

Karşısındakini sürekli kontrol etmeye odaklanmış, duruşunun görüntüsünün bozulması ihtimaline karşı hep tetikte, tamam ama canım bak şimdi bunun sırası değil havalarında, daimi olarak öğüt verici kıvamda olan bir tarafın varlığı beni rahatsız etmeye yetiyor. Aşıktınız hani, çok seviyordunuz. Hatta bayılıyordunuz ona, hayrandınız. Gelin açık konuşalım, bence sevmek böyle olmaz. Hele o gözü kör denilen aşk, bunun yanından bile geçmez. Bu yapılan olsa olsa bir cansız mankeni zevklerinize göre yeniden şekillendirmek, var olandan başka bir şeye dönüştürmek olabilir. Bunu becerebilir misiniz onu bilemem ama bildiğim şey şu ki, değişim ve dönüşümün en zor gerçekleştiği noktadasınız. İnsanda.

Bu nedenle sevin. Sadece sevin. Yalın olarak sevin. Ya da sevmeyin, hiç fark etmez. İkisi de mümkün hayatta ve çok da normal. Ama sadece seviyormuş gibi yapmayın.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 876
Kayıt tarihi
: 26.07.06
 
 

1969 yılında Tarsus'ta doğdum. İktisat Fakültesi ve Su Ürünleri Fakültesi mezunuyum. Amatör olara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster