Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '10

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
632
 

Sevmek ya da sevmemek

Sevmek ya da sevmemek
 

Hakkı Devrim Yaşar Kemal 'in İnce Memed 'ini başlığına taşıyan bir köşe yazısı yazmış Radikal'de. Devrim'in, Engin Ardıç'tan aktardığına göre ;

Yaşar Kemal «Aslında, İnce Memed’i hiç sevmem» demiş. Engin Ardıç bu itirafa değinmiş. (Sabah, 11 nisan) diyor Devrim. «Kahramanını sevmeyen yazar, edebiyat tarihinde bir ilk olsa gerek.» diyormuş Engin Ardıç, Hakkı Devrim'in aktarmasına göre. Sabaha bakmaya zaman bulamadım. Umarım doğru anlamışımdır. daha ince göndermeler ya da anlamlar var mı, bilmiyorum.

Fikri genel olarak ele almakta yarar var. Hakkı Devrim sanki şöyle bir sorunsalı gündeme getirme çabasında gibi geldi.

Yarattığı kahramanı sevmeyen yazar olur mu? Yazarlar sadece sevdikleri karakterleri mi yazarlar. Yaşar Kemal kendisine gelen eleştiriler ve bazı yazılar sonucunda İnce Memed'den soğumuştur demeye getiriyor Hakkı Devrim sanki, önceden severmiş de sonradan soğumuş Yaşar Kemal. Oysa Yaşar Kemal ise "...İnce Memed'i hiç sevmem" dememiş mi? Deneyimli bir kalem olduğundan da edebiyatla fazla ilgili olmadığı alçak gönüllüğünü ekleyivermiş Devrim.

Bu köşe yazısındaki fikir bana, yazar kahramanını sever mi, sevmek zorunda mı, sorusunu sordurdu. Ya da roman yazarları sadece sevdikleri kahramanları mı yaratırlar?

Roman yazarı eserinde olası durumları kurar ya da olmuş durumları, estetik ölçütler içinde sunar. Herhangi bir roman düşünelim ki kahramanı ne yazık ki kanlı bir katil olsun. Yazarı bu kahramanı sevmek zorunda değildir ki; ama bu karakterin varlığını ve olası davranışlarını okurla, toplumla paylaşmak için yazar hele de toplumcu gerçekçi bir yazar ise.

Belli bir edebiyat kulvarında olmayan bazı popüler kitaplarda da kötü, korkunç karakterle karşılaşmaktayız. O zaman yazarı, bu kanlı karakterleri aman aman bayıldığı, çok sevdiği için mi yazmıştır diyeceğiz? Öyle olduğunu sanmıyorum.

Bir yazar için asıl zor olan sevmediği bir karakteri canlandırmak mıdır?

Yazarlar yarattıkları karakterleri sevmek zorunda değiller ama gerçek yüzünü yansıtmak isterler, olası olaylara ışık tutmak isterler desem, sanki benim açımdan daha doğru gelecek.

ezgiumut 13 Nisan 2010

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=991197&Yazar=HAKKI DEVRİM&Date=13.04.2010&CategoryID=97

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hakkdı Devrim ne güzel evde oturup torunlarını büyütüyor, haftada 5 yazı ile sürdürüyordu gazeteciliği. Kimin aklına geldiyse onu aşırı medyatik ve popüler yapmak, oldu işte. Okan BAYÜLGEN de onsuz program yapmaz oldu, şimdi o da televizyonsuz edemez oldu. Tabii işin içinde hem çok para dönüyor, hem de bence Hakkı Bey'e yüksenmiş bir misyon var. Spekülatif olmadan fazlaca izlenmeyeceğini herkes anladı. Bu da öyle bir haber bence. Yaşar KEMAL o sözü söylemiş olabilir; ama nerde ve hangi bağlamda?! Bir de yaşlanan ve değişen insanların değişen görüşleri meselesi hep göz ardı ediliyor. Buna sıkça tanık oluyorum bugünlerde. İnce MEMED sevilmedem yazılamaz bir karakterdir. Ama Y. Kemal onu bugünkü hâliyle elbette sevmez; çünkü yeterince militan ve terörcü değildir İnce Memed. Karakter oluştururken (ki ben çokça yaptım romanlarım ve öykülerim için) iyi- kötü ruhlu veya diğer tüm farklı özellikli karakterleri oluşturuken hepsini severek yaratır fakat kimine iyi kimine berbat roller verirsi

Mehmet Sağlam 
 17.04.2010 20:09
Cevap :
Mehmet bey ben de zaten biraz da haberin absürdlüğü nedeniyle mağazin kategorisinde yazdım. Ben hemen hemen hiç tv izlemediğim için verdiğiniz bilgiler karşısında şaşırdım. Okan Bey demek programlarına devam ediyor ve Hakkı beysiz program yapmıyor , ne diyeyim komşuda pişer bize de düşer:))) Sözümn söyleniş bağlamı yani hangi konudan cımbızlandığı kuşkusuz çok önemli. Ama sanırım ben de yazıda bir hata yaptım. Onu da öyle bıraktım. ROMAN Kahramanları dergisinin her iki sayısını da bu yazıdan sonra okumak gibi bir şanssızlık yaşadım. Önce okusaydım o hatayı yapmazdım. Bu arada bütün hataların da cahillikten kaynaklandığını kanıtladım. Olumsuz davranışlarda bulunan karakterlere anti kahraman deniyor ki bunu unutmuştum ya da öğrenmemişim. Bu durumda öncelikle İnce Memed hangisine girer gibi bir karasızlık yaşadım. haNİ KAHRAMAN sa sevilir anti K ise sevilmeyebilir Romanı yazan kahraman veya antikahramanı sevmekten çok bir şeyi göstermek için yarattığı için ... teşekkürler  18.04.2010 1:11
 

Bir yazarın sevmediği bir karekteri canlandırması için zorlanacağını hiç sanmıyorum. Bir insanı, iyisiyle,kötüsüyle toplumdaki duruşu ile anlatmak, toplumları anlatmak, yazarın bir görevi de bu değil midir? Büyük Romancı Stendhalın Kırmızı ve siyah romanının aldığı eleştiriler karşısında yaptığı ''roman''tanımı bence bunu gayet iyi açıklıyor. çok uzun olduğu için buraya alamayacağım ama kısaca özetliyeceksek büyük romancı diyor ki''"Roman dediğin, bir uzun yol üzerinde dolaştırılan bir aynadır.Aynası çamuru gösteriyor diye aynaya kabahat bulmak olur mu? selamlar...

Meltem Şahin 
 14.04.2010 11:18
Cevap :
Çok hoş bir katkı yazmışsınız. Katılıyorum söylediklerinize. saygılarımla...  17.04.2010 1:27
 

İnce Memet,ilk okuduğum , uzun yerli roman olarak benim için ayrı bir anlam taşır. Bu roman ile yaşadığımız ülkenin farklı bir bölgesinde farklı hayatlarında yaşandığını farklı kültürlerinde olduğunu görmeye başladım o yaşımda sahip olduğum idrak ölçülerime göre. Bana göre ince memed bir kahramandı.ezilendi,baş kaldırmıştı ve hakedenleri de öldürmüştü. yürekli cesuryiğit ve kahramandı. demek böyle insanlar adam öldürebilir,adlarına da türküler yakılır göklere çıkarılabilirdi.ceza almamak için de dağa çıkardı. peki bir kahraman neden kaçardı?kahramanlar hiçbirşeyden korkmaz ki?kahraman ve kaçmak hiç yanyana konur mu? çünkü o kahraman değil sadece bir eşkiya idi. herşeyin olduğu gibi öldürmenin de bedeli vardır ve bedel ödemekten kaçmak korkaklığın,adalet tanımazlığın bir işaretiydi.hakların adilce verilmesinden yana isek hakkımızı da adilce aramalı kendimizi asla toplumun üzerinde görmemeliyiz. diye düşünüyorum..selam ve sevgilerimle.....

Meltem Şahin 
 14.04.2010 10:53
Cevap :
Şi,mdi siz de çok haklısınız. Aslında ben bu makalede anti kahraman demeliydim. yani biraz haatalı oldu benim yazı. teşekkürler saygılar  17.04.2010 1:26
 

Yazar asla kendini yazamaz, çünkü yazdığı anda yazdığı kişi yazar için "öteki"dir artık. Ötekini dışlamak içselleştirmekten daha kolay olduğu içindir ki kolay olanı seçer insan doğal olarak. Sevgiler. Selamlar. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 14.04.2010 0:16
Cevap :
İddialı yorumlar geliyor. Bence insan kendini yazar ama kaç kişi anlar, hangisinin o kişiye ait olduğunu? :)) saygılar.  17.04.2010 1:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1318
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster