Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '20

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
647
 

SEYHAN SOYLU...!!!!!!

SEYHAN SOYLU... (Kraliçe SİSi)

Kendisi bir gazeteci.. Onu diğerlerinden ayıran tek bir şey var bence...
O da Açık sözlü, Yürekli ve bi o kadar da Gözü kara olması diyorum ben...
İnsanlar onu çok seviyor.. Her gün.. günün belirli saatlerinde yaptığı canlı yayınlar, sohbetler.. konuk aldığı insanlarla Bile Gündem olmayı başarıyor kendisi...
Türkiye’de cesareti olan Sayılı insanlardan...
Allah ona uzun ömür versin...

Röportaj Sizlerle :)

S1- Aşırı dobra bir gazetecisiniz. Her röportajınız konuşuluyor, gündem oluyor. Korkmuyor musunuz?

Aslında herhangi bir şekilde gündem olsun diye bir şey yapmıyorum.
Planlama içerisinde değilim.
Yani, röportaj yapmış olduğum kişileri veya canlı yayına, sosyal medyada aldığım kişileri Spontane olarak sorular soruyorum.
Yani, insanların gözlerinin içine baka baka yalan söylemelerine müsaade etmiyorum galiba ondan.
Sonra kendime kızdığım anlar oluyor o röportaj bittikten sonra..
Ama ben kendime kızdıkça başkaları beni taktir ediyor.



S2- Mesleki kimliğiniz bir yana Sosyal Medya fenomenisiniz. İnsanlar sizi olduğunuz gibi kabul etti. Kendinizi camiada nasıl bir kulvarda görüyorsunuz?

Ben kendimi asla bir fenomen olarak görmüyorum.
Çünkü fenomen olan kişilerin Gündemi yalnızca gündemi meşgul ettiklerini, o an rastlantı sonucu bir noktaya geldiklerini, ve alt yapılarının olmadığını, kültürel boşluktan yararlanarak, kendilerine kimlik arayışlarını sosyal medyada başka kimliklerle diğer insanlara, izleyicilerine sunmasından ibarettir. Bunlar bana göre köpük olanlardır.
Yani, sabun köpüğü gibi yok olup gideceklerdir.
Fenomen olmak ile star olmak arasında farkı her zaman belirleyen kişi oldum.
Yani ben kendimi star olarakta kabul etmiyorum. Çünkü starlığı belirlemek star olmaktan daha önemlidir.


S3- Mum Olmak Kolay Değil. Işık Saçmak İçin Önce Yanmak Gerek! Bana bu cümleyi kendine göre yorumlar mısın?

Mum olmak, yanıp yok olmak gibi bir şey..
Işık olmak, o da enerjisi bittiği zaman o da bir yerde sönmek.
Ama Güneş olmak, sonsuzluk demek.
Güneşin bitişini yalnızca Rabbim belirler..
Bu yüzden hayatım boyunca, Ne mum olmayı ne de Sahnelerin içerisinde ki o ışık olmayı tercih ettim.
Ben her daim o spotlar önünde olan biri değil güneş olmayı tercih edenlerdenim.


S4- Hayatınız boyunca aldığınız en güzel hediye neydi? Tarif eder misiniz?

Ben hayatı boyunca hiç büyük hediyeler almadım. İlk eşim Ataolllah Pehlevi idi. Yani bir İran prensiyle evliydim.
Alyansımı, tektaşımı dahi masanın üzerine bırakıp yalnızca pasaportumu alıp Londra’dan Türkiye’ye uçtum.
Çünkü şöyle bir şey var..
Eğer ki bir gün, birinden pahalı bir hediye alırsanız onun ya sözlerinin esiri, ya da bedeninizi ona esir edersiniz.
Biz esaret altında değil, cesaretle büyütüldük.



S5- Son yayınlanan Murat Övüç röportajı gündem oldu. Bu kadar bilgiyi nasıl öğreniyorsun? Kaynağın nedir?

Ben hem İletişim hem de Polis Akademisi mezunuyum.
Yani aslında en önemli şey, hayat okulundan mezunum.
Hayat okulunda; çıraklıktan kalfalığa ve ustalığa kadar o yolculuk içerisinde hep kalfalarıma ve ustalarıma saygı duydum.
Bu yüzden onlardan iyi sanat öğrendim.
Aslında yaşamak bir sanattır.
Bunu bilen ve yaşamayı iyi etüd eden biriyim.
Yani Türkiye’nin dokusunu, insanların ne istediğini ve nereden haber çıkacağını elbette bilirim.
Ha bilmek... bilmek yalnızca ben koca bir deryada bir damlayım.
Ama Allah o damlayı gözyaşı haline getirmesin o da, cahil olanların göz yaşı olabilir.
Çünkü Cehalet en tehlikeli olgudur.



S6- Müzik gruplarının güzel eserler ortaya koyduktan sonra, parasal kaygılar yüzünden dağıldığını görüyorum... Model Mesela..
Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?

Grup olmak kan gurubu olmaya benzemez.
Kan grubunda da alternatifler vardır.
Rh+, 0 Negatif vs.. vs..
Ama Grup olmak birliktelik anlamında ise özveri ister..
Bir kere nefis ister.. Sadakat ister.. Paylaşımcı olmak ister..
Maalesef şöhret öyle bir kirli gömlek ki, kim giyerse daha sonra o kirlenen gömleğini ortaya atar..
Kimse temizleyemez onu..
Çünkü onları kirleten alkışlar, para, şan ve şöhrettir.
Eğer nefislerine sahip olan gruplar varsa, eşitlik ilkesine de inanıp doğru paylaşımlar yapılıyorsa, kimse ego yapmıyorsa içlerinden ben bir adım öne çıkayım diye, O grup yıllarca sürebilir...
Yani MFÖ Gibi...


S7 - Hayatın boyunca gerçekten Sefalet yaşadın mı? Sence ne anlamalı insanlar Sefalet kavramından?

Benim geçmişimde (bazı Fenomen arkadaşlar gibi) ağır bedeller ödeyerek, bedenimin üzerine imzalar attırarak günlerim geçmedi.
Ben imzalarımı projelerime attım.
Geleceğe attım.
Bu yüzden bedenim üzerinde, fazla mürekkep bile istemem.
Bazı gözyaşlarım oldu tabii ki.. Atlantisin ötesine gidecek kadar...
Hani o kocaman kulaç atacak kadar...
O kulacı atarken, hep yakamoz ışığında beni seveni bekledim.
Hiç handikaplarım olmadı. Sefillik bana göre ekonomik durumla alakalı bir şey değil.
Yani insanın sosyo ekonomik durumunun iyi olup olmaması bu tercihen hayatı değerlendirememekten veyahutta ticareti bilmemekten kaynaklanabilir..
En önemlisi Sefalet, insanın cahilliğidir.
Şükürler olsun ki, biz sefil kullardan olmadık.
Para çok önemli değil..
Ben yürüyen bir dolar makinasıyım.
Dünyanın hangi ülkesine beni bırakırsan bırak, ben orada muhakkak para kazanırım.
Ve o ülkenin önemli bir bireyi olurum.
Ve o ülkeye faydalı olmak içinde, o topraklara hizmet içinde her zaman mücadele ederim ve başarırım.
Başarıyı önce istemek lazım.. sefalet dediğiniz şey insanın başaramamaktan korkmasıdır..



S8 - Dünya haricinde çok fazla gezegen var.. Mars, Uranüs, Satürn, Venüs gibi... Sen hangi gezegensin? Neden?

Ben hayatım boyunca hiç bilinen bir gezegen de olmam.
Ben sonradan kuralları yani bilim adamlarını dahi şaşırttan Plüton olmak isterdim.
Çünkü plüton son gezegen.. son kez keşfedildiği için.. Yani samanyolunda 17 milyar gezegen var.. öyle biliniyor...
Yani galaksiler arasında geçişler.. ve onların tamamının 300 milyar ile 500 milyar arası olduğu söylenmekte.
Bana göre sonsuz.
Çünkü ben sonsuzluğun içerisinde varım.
Bir gezegen olacak kadar da aslında çok sığı değilim.
İlla şekillendirmek istiyorsak, plüton derim.


Ve son soru..
S9- Eşinizden bugüne kadar aldığınız en ilginç iltifat cümlesi neydi?
Hiç sizi eleştirdi mi? Hayatınızı yargıladı mı? İnsanlar sizi evli olarak biliyor, Sosyal medya üzerinden evli olduğunuzu söylediniz. İmam nikahlı olduğunuzuda söylediniz, insanların tepkisi ne yönde oldu?

Bi’ kere ilk eşim prensti ve prens eşim dahi bana konuşurken (Herkes mesafeli) ve benim onun efendisi olduğumu kabul ederek hareket eder.
Yani beni eşlerim asla yönlendiremez.
Herhangi bir aristokrat, makam, para, şan şöhret hiç önemli değil.
Gücün dünyada ki görsel vizyonu, beni hiç alakadar etmiyor.
Bana insani ve yüreğinden ses veren herkese o zaman boyun eğerim.
Yani önce dedik ya insan olmak...
İnsan olan zaten söyledi sözü tartmasını da bilir..
Son eşimden ayrılma sebebim, instagramdan zaten evlenme teklifi almıştım.
Twitter’da sözlenmiştik. Nişanı Tiktok’ta yaptık. Ve Facebook’ta evlendik.
Whatsapp’ta boşadım. Boşanma görüntülerini önümüzde ki hafta sevenlerimle (Basınla) paylaşacağım.


Değerli Fenomen SEYHAN SOYLU’ya Sevgi ve Teşekkürlerimle.. :)

RÖPORTAJ - İHSAN TEKİN.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 70
Kayıt tarihi
: 11.02.20
 
 

Güzel yazıyorum.. Ne Ararsan Var.. Bence okumalısın.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster