Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
756
 

Şeyhler ve müridleri

Bir dönemin süper starı Müslüm Gündüz yine televizyonlardaydı geçtiğimiz günlerde. Sonrasında kayboldu. Tabi arkasında yeni tartışmalar bırakarak! Hani o meşhur tek aşamalı komplo teoileri havada uçuştu yine. Kullanıldınız mı odaklı sorularla geçen programdan sonra yine '' bak bak bak, biz de ne sanmıştık oysa ''refleksi geldi hepimizden. Aslında cemaat falan yokmuş, ne o adam şeyh ne de kurduğu şey gerçekten tarikatmış. Böylece cemaat yapılanması iddiaları kendini aklamış oldu. Çok şükür. Yoksa biz de manasız bir şekilde, bu ülkede her din diyanet diyenin peşinden giden onbinlerce insan olduğu fikrine kapılacaktık. Alınan tüm önemli kararlarda peydah olan ve kararını cemaatine dayatan, onların iradelerini hiçe sayan, soru çaldırabilecek, insan öldürtebilecek kadar güçlü cemaat liderleri olduğu yanılgısına düşecektik. Madem ki Müslüm Gündüz gerçekten şeyh değilmiş, kendini kullandırmış, hatamızı bilmeli ve olmayan tüm cemaat yapılanmalarından özür dilemeliyiz.

Zira aslolan Müslüm Gündüz'ün gerçekten imam olup olmadığıdır. İmam olmayan birinin bile peşinden sırf din diyanet dedi diye körü körüne gidebilecek milyonlar burada ayrıntıdır. Zira o biziz. Ve biz düşman olamayız. Düşman muhakkak başkası olmalı! Küçüklüğümüzde koşarken görmeyip defalarca çarptığımız kanepenin köşesi, çalışmadığımız derste zayıf veren öğretmen, iki dakka geç geldik diye hareket eden otobüs şoförü, kendi seçimi olmayan milliyetlerinden dolayı tüm diğer milletlerin çocukları, aslında cin çıkarmak için kıyafetlerimizi soyup üstümüze çıkmış olan şeyh ve biz dışında her kim varsa!

Oysa toplumdaki üçkağıtçı talebini karşılayan girişimcilerdir aslında onlar. Yoğun bir cahil müşteri kitlesine hitap eden girişimciler. Hala kredi kartı bankamatiklere sıkıştığında yandaki telefondan bankayı arayıp şifresini söyleyen birine değil de telefonun diğer ucundaki girişimciye kızmak gelmiyor benim içimden. Tatar Ramazan filminde Kadir İnanır'ın zalim hapishane ağasını öldürmesine rağmen tutumu değişmeyen mahkumlara seslenen yeni ağanın sözleri herşeyi özetliyordu ; O ağa gitti, ben geldim! Devran yine aynı devran!

Bu dönemde Müslüm Gündüz ve türevleri ''aslında öyle değilmiş'' havası vermek için çok çıkarılacak muhtemelen yine sahnelere. Zira son aylarda moda haline gelen, ''bakın bize yıllardır neleri neleri yutturmuşlar?'' tarzındaki haberlerin ülkemizde fazlasıyla reaksiyon aldığı muhakkak. Zira toplum olarak derinlemesine sorgulamanın henüz ilk aşamasını yapabildiğimizi düşünürsek, spekülatörler için en uygun dönem denilebilir bu döneme. Çünkü yıllardır kendisini dövenin kim olduğunu bulmaya çalışan bizler için azıcık gizemli bir düşman anında ipe çekilmeye, onu çıkaran güç ise kahraman olmaya aday demektir. Ama bu derinlemesine sorgulama yetisinin ikinci aşamasına geçebilsek kim kahraman kim düşman belki tekrar gözden geçiririz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

müslüm gündüz ü birileri kullanmıştı da Fadime Şahin i kim kullanmıştı aceba...İşe bir de bu boyuttan bakmalı selam ve saygılar...

Güler Sun 
 03.11.2010 16:15
Cevap :
Yazdığımtüm cevapları tekrar sildim, uygun cümle olmadığına kanaat getirip sadece tebessüm etmekle yetiniyorum :)  03.11.2010 17:49
 

Bülent bey herkesin bildiği ancak söyleyemey cesaret edemediklerini yazıyorsun.Tebrik ederim.Ancak doğruları söyleyen Balbay zindanlarda.Şu anda ihtilallerde dahi olmayan baskı,santaj,iftira gırla.Hanefi Avcı için yapılan suçlamalara çocuklar dahi inanmaz ama aslında Müslüm gündüz tarikatı yoktu da komploydudaki gibi bunada inandırıcak insan bulabiliyorlar.Kalemine kuvvet.

hüseyin bircan 
 31.10.2010 21:22
Cevap :
Teşekkür ederim ilginize. Doğruları söylemekten kaçmayacak birileri olmalı elbet. Havanda su dövmeye benzese de...  01.11.2010 12:37
 

Bülent Bey, meseleye bir de şu açıdan bakalım: Müslüm Gündüz üzerinden sonuç alanlar, “körle yatan şaşı kalkar” misali, kurum çalışanlarını benzer bir töhmetin içinde yaraladıklarını görmüyorlar mı?.. Yazık değil mi ülkemizin kurumlarında, sinsi ellerle intihara sürüklenen insanlarımıza?.. Yorumumla maksadımı aştım mı bilmiyorum, ama son günlerde üst düzey subayların da içinde yer aldığı “şantaj ve askeri casusluk” operasyonu yakışıyor mu bize?.. İstiyorum ki, bu iç politik çekişme simgeler üzerinden değil de, açık seçik yapılsın, ama bugüne kadar bu yöntem işe yaradığı için bundan bir türlü vazgeçmiyorlar… Cumhuriyet’i ne Müslüm gibiler kurdu, ne Müslüm gibileri kullananlar kurtaracaktır. Cumhuriyet, varlık nedenimizdir, hem Müslüm Gündüzlere hem de onu kullananlara geçit vermeyecek!.. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 30.10.2010 18:17
Cevap :
Adaletsizlikten yakınanlar, gücü ellerine aldıklarında adaleti sağlayacaklarına adaletsizliğin tarafını değiştirdiler. Askerlerin başına gelense bu rövanş maçının ilk maçında yenen tarafta olduklarının düşünülmesi diye düşünüyorum ve bu elbet kabul edilemez. İlginize teşekkürler.  30.10.2010 23:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 774
Kayıt tarihi
: 28.08.10
 
 

Spor, edebiyat ve farkında olan bir vatandaş olmak için elbette ki gündem, ilgi alanlarım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster