Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '10

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
1254
 

Şeyinin ucuyla iş yapanlar

Şeyinin ucuyla iş yapanlar
 

Tim:Doğal fırçalı ressamı " RTL yetenek yarışması" seyircileri eledi. resim internetten alıntı


Şeyinin ucuyla iş yapanlar

Başarıya hasret kalırlar.

Kim demiş onu?

Cümle âlem böyle düşünür; ben de öyle düşünürdüm.

Ayağınla, dudaklarınla, kulağınla burunla velhasıl insanoğlu; organlarının birçoğunu fırça, kalem tutmak için kullanır, kullanabilir.

Kullanmak zorunda kalabilir. Bize pek ilginç gelmeyebilir de…

Bu akşam; ekran karşısında tek başıma; (bu programın bizde de tıpkısının aynısı var) Supertalent: Süper yetenek arayan programı izliyorum.

Gözlüğüm çantamda kalmış; kalkıp almaya üşendiğim için çıplak gözle seyrediyorum.

Yetenekli Tim Patsch bembeyaz kovboy giysileriyle sahneye dalıyor.

Alkışlar, kahkahalar… Seyirci kendinden geçmiş.

Gözlerimi kısıyorum açıyorum; normal bakıyorum. Gördüğüm şey değişmiyor.

Tim üryan sayılmaz; amma velâkin örtülü olması gereken arka ve ön kısımları açık daha doğrusu; arka kısım tamamen açıkta…

Ön taraf: Şeritler şeklinde kesilmiş renkli kurdelelerle örtülü gibi görünse de tam olarak kapalı değil.

Avustralyalı ressam Tim: Fırça yerine; renkli kurdelelerin arkasında kalan organını elinin yardımıyla boya kutularına ulaştırıyor ve resim yapmaya, boyamaya başlıyor.

Uzun lafın kısası: Fırçasız Dötüyle resmi tamamlıyor.

Salon: Alkış ve ıslıklarla inliyor.

Tim: Şeyinin ucuyla bir işi gerçekten tamamlıyor.

Eleniyor lâkin adını duyurmayı da başarıyor.

Finale; romantik kadife sesli duvarların boyacısı Darko Kordic kalıyor.

Sonuç ne olursa olsun; şeyinin ucuyla iş yapmanın bir getirisi olmuyormuş.

Sanatı bu şekilde icra edenleri: Hoşgörüyle sahneye alanların; hoşgörüsüne TV izleyicisi katılmıyor.

Oylarını doğal fırçalı ressamdan esirgiyorlar.

Herhalde

Dilini belini yerli yerinde kullanmakta yarar vardır diye düşünmüş de olabilirler.

16.Aralık 2010 Perşembe

Alev Meisel/Berlin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunun insanların hoşuna gidecek estetik ve düşünsel bir güzelliği yok bence.Ahlaki durumdan önce bu düşünülmeli. İçki deyince haram oluşu,yararı zararı tartışılır da kimse içkinin tadını tartışmaz.Bu da öyle.Ahlaksı olması bir yana hoş bir görüntü de değil.Belki sadece kadınları biraz heyecanlandırabilir.

Kerim Korkut 
 24.12.2010 22:34
Cevap :
Belki biraz şaşırtabilir; kadını ve erkeği... Yöntem sıradışı...Kimseye zarar gelmediği müddetçe...Maksadını aşmamak şartıyla... Günümüzde de ( eskiden beri) çılgın şovlara rağbet ediliyor. çok fazla ciddiye alınacak bir durum da söz konusu değil zaten...Herkes ne hali varsa onu görüyor. Teşekkürler selamlar.  27.12.2010 20:10
 

Toplumun hazzetmeyeceği şeyleri yapanlar, her yerde kötü nam bırakmaktan başka bir şey elde edemez. Gülümseten yazın her zamanki gibi ince ince dokunmuştu. Sevgiyle kal...

Ayten Dirier 
 16.12.2010 14:50
Cevap :
Hocam inanın, hemcinslerimize özgü değilmiş "nam" uğruna üryanlaşmak... Bunun neresi yetenek; neresi değil? Sanatı sanat anlayışını alt üst ettiği gibi kafaları da karıştırabilir. Kimyasal içerikli boyaları meraklı kişiler de denemeye kalkabilir. Sağlığa zarar verebilir belki de...Ben bu açıdan tasvip edemedim. İlginç bir fikir şovmenlik açısından, farklı bir sunuş...Sanatta ayıbın sınırları ve ayıp var mı onu da bilmiyorum. Olmamalı ve olmalı diyenler vardır. Rahatsızlık vermeyen diyelim...Gülümsediğinize sevindim çünkü ben de sesli gülümsedim. Teşekkürler, sevgiler selamlar.  16.12.2010 15:34
 

Gecenin bu vakti hayıflandım şimdi. Tüh bende seyretseydim keşke dedim. Kaçırmışım yetenek harikası ressamı. Elin şeyi bile ne kadar marifetli efendim.. Biz elimizdeki (kalemle) klavyeyle yıllardır yazı yazmaya çalışıyoruz hala dünyanın 1 numaralı blogeri bile olamadım daha. Çok şey mi istedim yoksa? :( Tarzınızda gittikçe rahatlık görüyorum ve ben bunu daha çok seviyorum.. Berlin'e sevgiler selamlar... :)

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 16.12.2010 1:42
Cevap :
Sultanım telâş buyurmayın; ağır ağır çıkılacak bu merdivenler diyorlar lâkin şiiri farklı algılıyanlar "ağır çekime" takılıyor. Yegane sebep bu yine de bu kadar bekletilmez ki söz konusu Sultanımız... kazan kaldırıp kollarımızı yormaktansa...Kazana kattıkları malzemenin nerden geldiğine bakarız. Biyolojik mi suni gübreli mi katkılı mı? Gibi...Her zaman olduğu tespitleriniz yerinde; son zamanlarda açıldığımın ben de farkındayım. Özgürlüğün hafifliği; olaylara kamera gözüyle bakabilmeyi denemek, var olanı yok saymanın getirisi olmadığını dile getirmek. Bize şov sunanlarla aramızda biyolojik bağlar olduğunu hatırlamak:Bunun gibi buna benzer şeyler. Renkli dünyada siyah beyaz dolaşmak yerine;temcit pilavıyla okuru diyete sokmak yerine...Var olana var diyebilmek. Siz varsınız iyiki varsınız ve çok merak ettim 1 Numaralı bloger olmadığınızı nereden çıkardınız? Kitaplarda yazılı olmayan kaideler de vardır. Güzele güzel diyemeyen güzel değildir. Teşekkürler Sultanım sevgiler selamlar.  16.12.2010 16:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 829
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster