Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '12

 
Kategori
Futbol
 

Seyir zevki futbolseverlerin; birer puan İtalya ile İspanya’nın....

Seyir zevki futbolseverlerin; birer puan İtalya ile İspanya’nın....
 

Oyun kalitesi yüksek; seyir zevki, heyecanı da öyle...

İspanya-İtalya maçı değil de, sanki Barcelona-Real Madrid ya da Milan-İnter maçları tadında bir maç.

İspanya, Barcelona tarzında oynuyor; topu seviyor, İtalya’ya vermek istemiyor. İtalya kalesine, topu ayaklarında tutarak topluca, geze geze gidiyorlar. Hani, yolda rastladığınız bir tanıdığa, “Hayrola nereye böyle?” demenin yanıtı olacak, “Gole gidiyorum” dercesine... İtalyanlar ise, uzaktan şutlarla, beklenmedik anlarda, “Ben de böyle giderim gole” dercesine...

Orta alanlar, güçlü olunca...

İspanya, takımın yarısından çoğunu orta alana yığınca, toplu geliş gidişler göze çarpıyor. Ama topu ayaklarında o kadar çok tutmalarına, etkili paslarla İtalya kalesine gitmelerine karşın, toplar kaleye girmeyince, “İspanya böyle mi olmalıydı?” sorusu akıllara düşmüyor değil.

İtalya, başlarda bocalar gibi olmasına karşın, kendine gelince, özellikle sağdan etkili ataklar geliştirdi.

İspanya’da, sonradan oyuna giren Torres, orta alanın toplu gidişlerinin aksine, kontratağa yatkın olduğu için, İtalya defansını epeyce uğraştırdı. Onun bu özelliği, iki önemli gol fırsatı yakalamasına yol açtı; ama o, bunlardan yararlanamadı. İlkinde, kaleci Buffon’un beceri gözükse de, Torres, özellikle ikincisini gole çevirmeliydi.

Torres’in, “Ben atacağım” inadı, İspanya’yı gol/lerden etti.

İspanya galip gelemediyse, bunda Torres’in fırsat tepmesi vardı.

Ama Torres, fırsat tepse de, oyuna girdikten sonra, İtalya savunmasına epeyce uğraştırdı. Bu da, İspanya’nın Torres’e gereksinimi olduğunu gösteriyor.

*****

İlk maçlar, takımların güçlerini sahaya tam yansıtacakları maçlar olmuyor. “Çıkış” ya da “bekleneni verememe”, bir sonraki maç için her zaman ölçüt olmuyor. Bunlar, bu şampiyonaların havasından mıdır, nedir?

Anımsayalım İtalya’yı: İspanya’da düzenlenen 1982 FİFA dünya Futbol Şampiyonası’nda grup maçlarındaki “perişanlığı”nı, sonra şampiyon olmasını.

(İtalya; Polonya, Kamerun, Peru ile 1. Grup’tadır. 3 maç sonunda tek galibiyet Polonya’nın, tek yenilgi ise Peru’nundur; öteki maçlar berabere bitmiştir. İtalya ile Kamerun’un 3 maçtan da beraberliği vardır. İtalya 2 gol atmış, 2 gol yemiş; Kamerun 1 gol atmış, 1 gol yemiş. İtalya, 1 gol farkıyla ikinci olarak, yola devam eder.

Sonra, İtalya’yı tutana aşk olsun!

İtalya, önce Arjantin’i (2-1), sonra Polonya’yı (2-0) yener, finale uzanır. Finalde de Almanya’yı 3-1’le geçer şampiyon olur.
)

*****

Kâğıt üzerinde İspanya dense de, İtalya’nın hiç de yabana atılmayacak bir takım olduğu görüldü. Bu gruptan, bu takımlardan biri çıkamazsa, “en büyük sürpriz” olur, diyebiliriz.

“Sürpriz”in adı da, Hırvatistan olabilir mi?

Futbol bu, son düdük çalana kadar, her şey değişebilir. “Gitti” denen, gitmez; “gitmez” denen, gider.

İlk iki, nasıl biçimlenir?

14 Haziran Perşembe günü oynanacak maçlar (İtalya-Hırvatistan, İspanya-İrlanda), ipucu verebilir.

 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutc@ttmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2181
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster