Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '15

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
406
 

Şeytan taşlama; A'dan Z'ye (2): Kazalar, izdihamlar, felaketler...

Ve atılan taşlar, ürkütülen şeytana değmedi…

2015 yılının Kurban Bayramı’nın ilk gününde Mina’da 769 hacı hayatını kaybederken,  934 hacı da yaralandı. (Yazının kaleme alındığı saat itibarıyla)

Bu; Mina’da yapılan “Şeytan Taşlama” da ve Hac yolunda yaşanan ilk felaket değil:

-1987: Suudi Arabistan güvenlik güçleri bir İran yanlısı gösteriyi önlerken 400 kişi öldü.

-1990: Mina’da şeytan taşlama dönüşünde en büyük facia El Müeysem Tüneli’nde, tarihe ‘tünel faciası’ olarak geçen olayda, ters yönden gelen hacı adaylarının da tünele girmesiyle 1462 kişi ezilerek ve sıkışarak hayatını kaybetti.

-1994 yılında yine şeytan taşlama sırasında 270 hacı adayı ezilerek vefat etti.

-1997’de ise Mina’da 70 bin civarında çadırın tutuşmasına sebep olan yangın 343 hacı adayının ölümüyle sonuçlanmıştı. Olayda 1.300 kişi yaralandı.

-1998’de Cemarat Köprüsü’nde meydana gelen izdihamda 119 hacı adayı hayatını kaybetti. Yine aynı bölgede 2001’de 40 hacı adayı vefat etti.

-2001’de yine şeytan taşlama sırasındaki izdihamda 35 kişi öldü.

-2003’te izdihamda, 14 hacı hayatını kaybetti.

-Yine 2004 yılında şeytan taşlamadan dönen 244 kişi, çıkan izdihamda ezilerek hayatını kaybetmişti.

-2006: Şeytan taşlama sırasında 345 kişi hayatını kaybederken 1000 kişi de çeşitli yerlerinden yaralandı.

Peki, şeytan taşlama ile ilgili esaslar nelerdir, nereden çıkmıştır, İslam Dinindeki yeri nedir, Mezheplere göre uygulama farklılıkları nelerdir?

Bunun cevabını yazının birinci bölümünde vermiştik. Arzu eden okuyucularım bu yazıdan istifade edebilirler.  Bu nedenle burada tekrar değinmeyeceğiz. 

Aslında Hac görevini yerine getirenler mutlaka bunun cevabını biliyorlardır. Fakat onun dışında kalanlar ancak yılda bir kez hac zamanı medya üzerinden şeytan taşlamadan haberdar olmaktadır. Bu yıl olduğu gibi bir kaza meydana geldiğinde ise, şeytan taşlamayı  ve yaşanan felaketleri neredeyse herkes duymaktadır.

Peki, şeytan denilen şey nedir?

Kuran'da Allah'ın Hz. Âdem’i yarattıktan sonra tüm meleklerden ona secde etmelerini emrettiği istediği bildirilir. Meleklerin hepsi Allah'ın emrine uymuş, ancak İblis bu emre itaat etmemiştir. Hz. Âdem çamurdan, kendisi ise ateşten yaratıldığı için kendisinin daha üstün olduğunu öne sürmüş ve bu nedenle Hz. Âdem’e secde etmeyeceğini söylemiştir:

“Andolsun, Biz sizi yarattık, sonra size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Âdem’e secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler; o, secde edenlerden olmadı. (Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde, seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki: "Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Araf Suresi, 11-12)

İblis, Hz. Âdem’e secde ettiğinde küçük düşeceğini sanmış, kibrinden ve büyüklenme arzusundan dolayı Allah'ın emrine itaat etmemiştir. Allah'ın her şeyin yaratıcısı olduğunu bildiği, her şeyin tasarrufunun yalnızca Allah'a ait olduğundan haberdar olduğu halde, kendince büyüklenmiş ve insandan "daha hayırlı olduğunu" iddia etmiştir. Üstelik bunları iddia ederken son derece saygısız bir üslup kullanmış, bir yandan Allah'a iman ettiğini iddia ederken, bir yandan da O'na karşı gelme cüretinde bulunmuştur.

Kuran-ı Kerim’de Şeytanla ilgili ayetlere gelince:

Kuran'da 100'den fazla yerde şeytan ile ilgili ifadeler geçmektedir:

"Bunun üzerine şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları o bolluk içindeki yerden çıkardı. Biz de: «Haydi kiminiz kiminize düşman olarak inin ve yerde bir zamana kadar kalıp nasibinizi alacaksınız.» dedik." (BAKARA, 2/36)

"Ey insanlar, bütün yeryüzündeki nimetlerimden helal ve temiz olmak şartıyla yiyin; fakat şeytanın adımlarına uymayın! Çünkü o sizin açık bir düşmanınızdır." (Bakara, 2/168)

"Ey iman edenler, topluca barışa girin ve şeytanın adımlarına uymayın; çünkü o, sizin aranızı açan belli bir düşmandır." (Bakara, 2/208)

"Şeytan, sizi yoksullukla korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik ediyor. Allah ise, kendi katından bir bağışlama ve fazla bir kar vadediyor. Allah'ın gücü geniş, ilmi çoktur." (Bakara, 2/268)

"Faiz yiyen kimseler, şeytan çarpmış kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların: «Ticaret, tıpkı faiz gibidir.» demeleri yüzündendir. Oysa Allah, ticareti helal, faizi haram etti..." (Bakara, 2/275)

"Onu doğurduğu zaman: «Ya Rab, onu kız doğurdum» dedi. Oysa ne doğurduğunu Allah daha iyi biliyordu. Hâlbuki erkek, kız gibi değildi; ben onun adını Meryem koydum ve işte onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum." (Âl-i İmran, 3/36)

"O iki topluluk çarpıştığı gün içinizden arkasını dönenlerin, şeytan yalnızca bazı yaptıklarından dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Yine de Allah onları bağışladı. Allah çok bağışlayıcıdır, halimdir." (Âl-i İmran, 3/155)

"Size o haberi getiren şeytan, yalnızca kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, bana isyandan korkun, eğer inanıyorsanız!" (Âl-i İmran, 3/175)

"Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde mallarını insanlara gösteriş için sarf ederler. Kime de şeytan arkadaş olursa, artık o ne kötü arkadaştır." (Nisa, 4/38)

"Bakmaz mısın; o hem sana indirilene, hem senden önce indirilene iman ettiklerini söyleyip gezen kimselere ki, o azgın şeytan tarafından muhakeme edilmelerini istiyorlar. Oysa ona emrolunmuşlardı. O şeytan da onları, bir daha dönemeyecekleri kadar uzak bir sapıklığa düşürmek istiyor." (Nisa, 4/60)

"İman edenler Allah yolunda cenk ederler, küfredenler ise Tağut =azgın şeytan yolunda çarpışırlar. O halde şeytanın taraftarlarını öldürmeye bakın! Her zaman şeytanın hilesi çürüktür." (Nisa, 4/76)

"Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve kısmet çekilen zarlar, hep şeytan işi, murdar bir şeydir. Onun için siz ondan kaçın ki yakayı kurtarasınız." (Maide, 5/90)

"Şeytan, içki ve kumarla sadece aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazı kılmaktan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyorsunuz değil mi?" (Maide, 5/91)

"Ayetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün vakit, kendilerinden yüz çevir, ta ki başka bir söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana bir an unutturursa, hatırına geldiği gibi hemen kalk, o zalimler topluluğu ile beraber olma!" (En'am, 6/68)

"Hayvanlardan gerek yük taşıyıcıları, gerekse sergi yapmakta yararlanılacakları yaratan da O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, fakat şeytanın adımlarına uymayın; çünkü o, sizin için açık bir düşmandır." (En'am, 6/142)

"Derken şeytan, kendilerine örtülmüş olan ayıp yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi ve: «Rabbiniz size bu ağacı yalnızca birer melek olmamanız yahut ölümsüzlüğe kavuşmamanız için yasak etti.» dedi." (A'raf, 7/20)

"Bu şekilde onları kandırıp sarktırdı. Bunun üzerine o ağacın meyvesini tattıklarında, ikisine de ayıp yerleri açılıverdi ve üzerlerini üst üste cennet yapraklarıyla yamamaya başladılar. Rableri onlara: «Ben size bu ağacı yasaklamadım mı, haberiniz olsun bu şeytan size açık bir düşmandır, demedim mi?» diye seslendi." (A'raf, 7/22)

"Allah'tan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese geldiği zaman, durup düşünürler ve derhal gerçeği görmeye başlarlar." (A'raf, 7/201)

"O vakit şeytan kendilerine yaptıklarını güzel göstermiş ve: «Bugün insanlardan size galip gelecek yok ben de sizi destekliyorum.» demişti. Fakat iki ordu karşılaşınca ardına dönüverdi ve: «Ben kesinlikle sizden uzağım, sizin göremeyeceğiniz şeyleri görüyorum ve ben Allah'tan korkarım. Öyle ya, Allah'ın cezalandırması çok şiddetlidir.» dedi."(Enfal, 8/48)

"Babası: «Yavrum, rüyanı kardeşlerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar; çünkü şeytan, insana belli bir düşmandır." (Yusuf, 12/5)

"Birde bu ikisinden kurtulacağım sandığı kişiye: «Efendinin yanında beni an!» dedi. Ona da şeytan, efendisinin yanında anmayı unutturdu da yıllarca zindanda kaldı." (Yusuf, 12/42)

"İş bitince şeytan da der ki: « Allah size gerçek olanı va'detti; ben de bir va'd yaptım, size karşı yalancı çıktım! Zaten benim size karşı bir gücüm yoktu; ancak sizi çağırdım, siz de bana uydunuz; o hakte beni kınamayınız, kendinizi kınayınız! Ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Bundan önce de ben, sizin beni Allah'a ortak koşmanızı tanımamıştım; muhakkak ki, zalimlerin hakkı acı bir azaptır!» (İbrahim, 14/22)

"Bir de onu lanetlenmiş her şeytandan koruduk." (Hicr, 15/17)

"Allah'a andolsun ki, senden önce birçok ümmetlere peygamberler gönderdik, ne var ki, şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi. Bugün de onların dostudur. Onlar için acı bir azap vardır. (Nahl, 16//63)

"Çünkü saçıp savuranlar şeytanın kardeşleridirler; şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür." (İsra, 17/27)

"Genç: «Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur.» (Kehf, 18//63)

"Babacığım, şeytana tapma; çünkü şeytan esirgeyen Allah'a isyan etti." (Meryem, 19/44)

"Derken şeytan ona vesvese verdi: «Ey Âdem, sana sonsuzluk ağacını ve çürümesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?» dedi." (Taha, 20/120)

"Bunu, şeytanın karıştıracağı şüpheyi kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimselere bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Çünkü zalimler haktan uzak bir ayrılık için dediler." (Hac, 22/53)

"Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın! Her kim şeytanın adımlarına uyarsa, şunu bilsin ki o, çirkin ve kötü şeyler emreder. Allah'ın size karşı lütfu ve rahmeti olmasaydı, içinizden hiçbiri asla temize çıkamazdı; fakat Allah, dilediğini temize çıkarır. Allah, her şeyi işiten, her şeyi bilendir." (Nur, 24/21)

"Bana geldikten sonra Kur'an, vallahi o beni saptırdı.» Öyle ya şeytan insanı yapayalnız, yardımsız bırakır." (Furkan, 25/29)

"Onu ve halkını, Allah'a değil, güneşe secde ediyorlar gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını yaldızlamış ve bu şekilde kendilerini yoldan saptırmış da doğru gidemiyorlar." (Neml, 27/24)

"Bir de, halkının habersiz bulunduğu bir sırada şehre girdi, orada dövüşmekte olan iki adam buldu. Biri kendi taraftarlarından, biri düşmanlarındandı. Kendi taraftarlarından olan düşmanlarından olana karşı kendisinden yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirdi ve işini bitiriverdi. Bunun üzerine: «Bu, şeytanın işindendir. O, gerçekten şaşırtıcı belli bir düşmandır.» dedi." (Kasas, 28/15)

"Ad ve Semud'a da (peygamberler gönderdik) ki, size bunlar, meskenlerinden belli olmaktadır. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve kendilerini yoldan çevirmişti; hâlbuki gözleri açık adamlardılar." (Aankebut, 29/38)

"Onlara: «Allah'ın indirdiğine uyun!» denildiği zaman: «Hayır biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa onun ardınca gideriz.» diyorlar. Ya şeytan onları kızgın alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse de mi?" (Lokman, 31/21)

"Haberiniz olsun ki, şeytan size düşmandır, siz de onu düşman tutun; çünkü O, etrafına toplanan yandaşlarını ancak alevli cehennemlik dostlarından olsunlar diye davet eder." (Fatır, 35/6)

"Ey Âdemoğulları, Ben size şeytana kulluk etmeyin, o size açık bir düşmandır, diye and vermedim mi?" (Yasin, 36/60)

"Kulumuz Eyyub'u da an o zaman Rabbine şöyle nida etmişti: «Bak bana, Meşakkat ve acı ile şeytan dokundu!» (Sad, 38/41)

"Şayet seni şeytandan (gelen) bir dürtüş dürtecek olursa, hemen Allah'a sığın, O'dur ancak işiten, bilen!" (Fussilet, 41/36)

"Haberiniz olsun ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere, şeytan fit vermiş ve onları uzun uzun emellere düşürmüştür." (Muhammed, 47/25)

"Şeytan kendilerini istila etmiş ve kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdırlar. Uyanık ol ki, şeytanın yandaşları hep hüsrana düşenlerdir." (Mücadele, 58/19)

"Tıpkı şeytanın meseli gibi ki, insana: «İnkâr et!» dedi de, inkâr edince: «Ben senden uzağım; çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım!» dedi." (Haşr, 59/16)

"Ve o (Kur'an), kovulmuş şeytanın sözü değildir."(Tekvir, 81/25)

                                                                 ***   ***   ***    ***

Ayetlerden anlaşılacağı gibi Şeytanın varlığından önemle va fazlasıyla bahsediliyor. İnsanoğluna secde etmeyen ve Allaha karşı gelen, onu açıkça dinlemediğine tanık olduğumuz bir varlık söz konusu. Varlık diyorum çünkü Ayetler bunu işaret ediyor. İnkarı, Melekleri ve Kuran-ı Kerim'i inkar etmek gibi bir şey olur. 

Şüphesiz evrendeki her şeyin olduğu gibi, Şeytanın da yaratıcısı Allah. Şeytanın varlığı Ayetlerdende anlaşılacağı üzere insanoğlu için bir tehlike arz ediyor. Bu nedenle de Ayetler aracılığıyla sık sık uyarılar olduğunu görüyoruz. Hac'da sık sık meydana gelen facialarda acaba bu uyarılara dikkat edilmediğinden mi meydana geliyor? Eğer kazalara yönetim ve organizasyon kusuru dersek, o kusurlar da şeytana atfedilebilir mi?

Allahın; tüm karşı duruşuna ve insanoğlu için ayartıcı, tehlikeli olarak gördüğü Şeytanın varlığını sürdürmesi bir açıklama gerektiriyor kanaatindeyim. Şeytanın varlığının; insanın iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı bulması ve günah sevap terazisini dengelemesi, doğru yola meylinin artması yolunda bir vasıta olduğu gibi varsayımlar ve düşüncelerin tatmin edici olabilir mi?

İnsanlara doğruyu yanlışı seçmeleri yönünde "ayartılmadan", "kandırılmadan" verilebilecek başka türlü yetenekler de olabileceği düşünülemez mi?

Belli ki insanoğlunda böyle bir donanım yok. O halde sağa sola sapmadan doğru yol nasıl bulunacak? 

Ortada bir şeytan var! "Ben insanoğlundan daha hayırlıyım, ondan üstünüm" diyor...

Ama şeytan insanı kandırmak için yaratılmış olamaz. Ayartmak, kandırmak, bir bakıma kişiyi kötü yola sürüklemek gibi bir şey...

Sanırım istenen şey bu değildir.

O halde şeytanın varlık sebebi nedir?

Kazasız, sağlıklı ve huzurlu günler sizlerle olsun. İyi bayramlar...

29 Eylül 2015. 21.15.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 118
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2633
Kayıt tarihi
: 20.03.11
 
 

Duyarlı olduğum konularda; düşündüklerimi, bildiklerimi ve birikimlerimi paylaşmak üzere burada b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster