Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '12

 
Kategori
Futbol
 

Sezonun en iyisi

Fenerbahçe, zor geçmesi beklenen Orduspor sınavını başarıyla verdi. Bunun nedeni sarı lacivertlilerin maçın tamamında ama özellikle ikinci yarısında sahaya sezonun en iyi futbolunu yansıtmaları oldu.

 

Fenerbahçe’nin iyi bir kadroya sahip olduğunu ancak gerek kaynakların yerinde kullanılamaması gerekse taşların yerine oturmaması nedeniyle potansiyelini ortaya çıkaramadığını bu köşeyi takip edenler çokça okumuştur. İşte Orduspor karşısında olan da adeta bu potansiyelin hayata geçirilmesiydi.

 

Alex varken de o mevki hayatiydi ama onun gidişinden sonra Meireles ve Mehmet Topal’ın oynadığı bölge Fenerbahçe’nin adeta kalbi oldu. Zira burada oynayan oyuncuların performansı o denli belirleyici ki onların aksaması sarı lacivertlilerin rakiplerine pozisyon şansı vermesine neden olduğu gibi etkili atak yapılmasını da engelliyor.

 

Burada Aykut Kocaman’ın öğrencileri için en büyük olumsuzluk stoper ve geri ortasaha bölgesinde, yedeklerinin aslarını mumla aratacak kadar etkisiz bir performans göstermesi. Bir başka deyişle diğer tüm futbolcular aynı kalsa dahi Bekir, Serdar, Selçuk ve Christianlı on bir ile Yobo, Egemen, Meireles ve M.Topallı kadro arasında gece ve gündüz kadar fark var. Nitekim Fenerbahçe puanlarının çoğunu ilk saydığım dörtlünün görev aldığı maçlarda kaybetti.

 

Orduspor maçındaki etkili oyunun skora yansımaması hatta Sezer’in kendisi için de çok önemli olan ekstra golü olmasa maçta puan dahi kaybedilecek olmasının tek nedeni Fenerbahçeli oyuncuların girdikleri pozisyonları gole çevirememeleri oldu. İkinci gol maçın sonlarına kadar gelmeyince de sarı lacivertliler oyunu rölantiye alma fırsatı yakalayamadan sürekli efor sarf etmek zorunda kaldı ve oldukça yoruldu.

 

Sonuç olarak Fenerbahçe ligin önemli ekiplerinden birini, onun teknik direktörünün takdirine şayan olacak şekilde iyi oynayarak kazandı ve sahip olduğu potansiyel ile ilgili çok olumu sinyaller verdi. Fakat bu durum sarı lacivertiler adına her şeyin rayına oturduğu anlamına da gelmemeli zira kadronun hassasiyeti hâlâ aşılması gereken önemli bir sorun.

 

Christian Baroni

 

Christian’ın Selçuk ile birlikte geri ortasaha mesaisinde iyi bir görüntü çizmediği ortada. Bu durum birçok kişi için onun Orduspor maçında oynadığı mevkide daha verimli olması anlamına geliyor. Fakat Christian bu bölgedeki görevini de layıkıyla yerine getiremiyor.

 

Aslında Christian’ın oynadığı bölge bir futbolcu için en şanslı bölgelerden biri. Zira orada top kaptırırsanız arkada sizin açığını kapatacak bir dolu futbolcu bulunacaktır. Bunun yanı sıra doksan dakika boyunca bir gol pası dahi verseniz bu pas, sizden övgüyle bahsedilmesini sağlayacak kadar etkili bir iş olabilir. Fakat Fenerbahçe’nin üçlü forvetinin arkasındaki oyuncunun öncelikle bu üçlüyü paslarıyla yönlendirmesi, tercihlerini doğru kullanması, bunların yanı sıra da arkasında oynayan iki oyuncuya yardım etmesi gerekiyor.

 

Orduspor maçında Christian, takımı birçok gol pozisyonu yakalasa, da ataklarda görülmedi. Bunun yanı sıra maç boyunca kaptığı top sayısı oldukça azdı, iki çok önemli pozisyonda da pas yerine şut tercihinde bulunarak pozisyonları değerlendiremedi. Christian ile ilgili beklenti Brezilyalının geçen sene Avni Aker’deki gösterdiği başarılı performansın tekrarları fakat bana kalırsa o oyun Christian için bir istisnaydı ve onun aynı performansı istikrarlı bir şekilde sürdürmesi son derece zor. Eğer devre arasında Fenerbahçe bu bölgeye bir alternatif düşünürse takımın tamamı bu durumdan olumlu etkilenebilir.

 

Fatih Terim

 

Mersin İdman Yurdu karşılaşmasından sonra yaptığı “basın” toplantısında kendisine kim olduğu bilinmeyen biri tarafından soru sorulması üzerine toplantıdan ayrılan Fatih Terim yerden göğe kadar haklı ve yerinde bir iş yaptı. Çünkü artık futbolda –aslında hayatın her alanında- şu sınırsızlıktan, düzensizlikten ve standartsızlıktan kurtulmamız şart. Görevli olmadığı halde elini kolunu sallayarak sahaya girenler, tribünden sahaya atlayan taraftarlar, basından olmadığı halde basın toplantısına katıldığı gibi bir de soru sorma gafletinde bulunanlar ve benzeri düzen düşmanları sadece futbol için tüm ülke için son derece zararlı.

 

Olayın ülke ile ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz fakat bu küçük olaylar aslında bizin ülke kültürümüzü ve yaklaşımımızı belirleyen çok önemli detaylar. Mesela Pazar günü koşulan Avrasya Maratonu’nun halk yürüyüşü bölümünde insanların sadece yolları birbirinden ayıran kısa korkuluklardan değil Metrobüs yolunu ayıran uzun yeşil tel örgülerden dahi atladığına şahit oldum. Bu durum muhtemelen bu işi yapanlar için oldukça normal görülüyordu ve buna benzer “normallikleri” hepimiz gün içerisinde birçok defa yapıyoruz ama artık biraz daha kurallara uymaya ve disipline özen göstermeliyiz. Zira yanlış sadece yakalanıldığında yanlış olmaz; yanlış yanlıştır ve yapılan, görülen, duyulan her yanlış hiç ilgisi olmayan alanlarda dahi yeni yanlışların yapılmasına neden olur; tıpkı doğruların da doğruları teşvik etmesi gibi.

 

Can.nizamoglu@gmail.com

Twitter:_acn_  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 776
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1430
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster