Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
25
 

S.Freud ve Yarattığı Etki

 Freud’un Etkisi ve Dönüştürdüğü Dünya Algısı
 
‘’İnsanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler. Çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu da bundan korkar. ‘’ Freud
 
Freud, bilinçaltı üzerine sarsıcı şekilde gitmeden evvel zihnin böyle bir bölümü olduğu bilim dünyasında bilinmiyordu ya da bu denli konuşulmuyordu. Freud sadece bilim dünyasında değil, düşünce dünyasında, felsefede, sosyolojide, siyaset biliminde, ilahiyatta ve nedeyse akıl ve zihnin çalıştığı her alanda etkili oldu. Bu etki yerine ve bağlamına göre oldukça çarpıcıydı. Belki bir tür devrim desek abartmış sayılmayız. 
 
Freud’dan önceki benzer devrimleri Charles Darwin biyolojide, Friedrich Nietzsche felsefe ve dilbilimde, Karl Marx ekonomi, sosyoloji ve felsefede gerçekleştirmiştir. Bu isimlerin etkileri 18.yydan sonra gelişen ve 19.yy da sistemleşen ekonomi, sosyoloji, psikoloji, siyaset bilimi gibi alanlarda çığır açmıştır. Kurucu ve geliştirici etkilerle entelektüel miraslar bırakmışlardır.
 
Zihnin geçmiş olayları kaydeden ve günlük seçimlerimize etki eden , seçimlerimizi domine eden, zaman zaman histeri ve nevrozlara sebebiyet veren bilinçaltı ya da modern ve daha doğru tabiriyle bilinçdışı denilen kavramın ortaya konulması ve geliştirilmesi hiiç şüphesiz çok önemli bir olgudur. Bu olgunun mimarı da Freud’dur. ‘’Benden öncekiler bilinçaltıyla flört etti ben ise onunla evlendim ‘’ diyerek olayı ne kadar üzerine aldığını ve amaç edindiğini gösteriyor.
 
Freud felsefeye ve doğa bilimlerine, tarihe ve mitolojiye de meraklıydı. Bu konularda da çalıştı ve kuramlarını yazarken bunlardan da faydalandı. Doğa bilimlerine olan ilgisi ve felsefi yaklaşımları onu mensubu olduğu Yahudi inancından kopardı. Dinle arasına mesafe koydu. Bilimle açıklamak istedi her şeyi. Lakin Yahudilikten kopmakla, o dönem için Yahudi olmanın bedellerinden sıyrılamadı. Teorileri sapkın ve ‘yahudi işi’ olarak nitelendirildi. Hitler Almanya’sında kitapları yakıldı. Viyana kuşatması sırasında evi basıldı , evindeki birikmiş parasına el konuldu. Sonuç olarak  Freud Viyana’yı terketmek zorunda kaldı. Ölümüne kadar İngiltere’de kaldı.
 
Freud’a göre, insan zihninde incelenmeye değer düzeltilebilir bir bölüm vardı. Adına bilinçaltı dediği bu bölümün en önemli olayı şuursuz seçimlerimizin ve hastalıklarımızın kökeni olmasıydı. Bu bölüm en çok bastırılmış cinsellikle ilgiliydi. Bastırdığımız cinsel dürtüler, saldırganlık istekleri burada pis bir birikim oluşturuyordu. Bu ise ilerleyen süreçte histeri ve nevrozlara sebebiyet veriyor diye açıkladı. Cinselliğin ergenlikten çok daha önceden başladığını her erkek çocuğun annesine, kız çocuğunun da babasına ilgi duyarak cinsel yaşamının başladığını söyledi. Eğer çocukken maruz kalınan cinsel taciz durumu ve cinsel görsellere sahit olma gibi deneyimler yaşanırsa bilinçaltına atılır ve bilinç üzerinde görünmeyen bir etkiye sahip olurlar. 
 
Bu teori yıllarca dinin etkisinde şekillenen ahlak algısıyla çelişiyordu. Dinler cinsel dürtülerin bastırıılmasını tembihlerken, Freud ise bastırılan cinselliğin insanı kaçınılmaz olarak hasta edeceğini anlatıyordu. Bastırılan cinsel dürtüler asla kaybolmuyor, bilinçaltında birikerek tüm sinir hastalıklarının nedenini oluşturuyordu. Freud’ göre histerik ve nevrotik durumlar yaratan bu dürtüler tatmin edilmedği sürece hastalık kaçınılmazdı. 
 
Freud’un ortaya attığı bu fikirler aile ve ahlak için tehlikeli görüldü. Onu sapık ve pornografik şeyler yazan bir sapkın olarak gördüler. O aile içi cinsellikten bahsettiği için bunun aile kurumuna zarar verdiği, dinsel ahlaki değerlerle çatıştığı, kabul edilemez şeyler olduğu söylendi. Oldukça eleştirildi. 
 
Bilim dünyası ise Freud’u bilimsellikten uzak fantezilere dayalı bir teori yapmakla eleştirdi ve komik buldu. Çünkü Freud’un kuramları  teorik olarak iddialı ama deneysel olarak altyapısı  zayıftı. Yeterince denek üzerinde uygulanmamıştı. Freud çalışmalarını kendisi, eşi, kızı ve Viyanalı birkaç histerik hasta kadın üzerinde uygulamıştı. 
 
Freud başta konunun sadece cinsellikle alakalı olduğunu düşünürken , dünya savaşı sonrası yaşananlar onun fikirlerine eklemeler yapmasını sağladı. Ölüm güdüsünün de cinsellik gibi insanın içinde olan ve yıkıcı çalışan bir dürtü olduğunu yazdı. Artık bilinçaltının ölüm ve cinsellikle direkt alakalı olan temalarla inşa edildiğini söylüyordu. Adına Eros ve Thanatos dediği iki temel dürtü.
 
Freud’un fikirleri onun ölümünden sonra ünlendi ve şöhreti artarak devam etti. Kapitalizm bilinçaltının varlığını keşfederek bunu etkin şekilde kullanmaya başladı. Saldırganlık ve cinselliğe atıf yapan mesajlarla ve reklamlarla kitleleri etkileyebileceklerini gördüler. Kullandıkları sembol, renkler ve mesajlar oldukça pozitif etki ediyordu. Cinselliğe ve saldırganlığa dokundukları zaman kazanıyorlardı. Bu göstergeler Freud’u doğruluyordu. Bugün hala seks ve şiddet içeren görsellerin, filmlerin ve dizilerin çokça talep edilmesi, bilinçaltı subliminal reklam kodlarıyla ürün satışlarının artması da bunu gösteriyordu.
 
Nörolojik alandaki gelişmeler , beynin bazı bölümlerinin verileri kaydettiğini ve şuursuzca seçimlerimizde bu verilerin seçimlerimizi domine ettiğini kanıtladı. İnsanlar yaptıkları seçimlerde % 85’in üzerindeki oranlarla bilinçaltının (ki artık geliştirildiği için bilinçdışı da diyebiliriz.) etkili olduğunu söylüyorlar.
 
Hiç şüphesiz Freud’un kurucu fikirleri ardılları tarafından geliştirildi , eklentiler oldu. Bugün bir psikoterapi yöntemi olan Psikanaliz gelişti ve kullnılmaktadır. Oldukça da başarılı sonuçlar vermektedir.Yine de bu tartışmaların bittiği anlamına gelmiyor..
 
O zaman son sözü Freud’a bırakmak isterim. Kendi ses kayıt sözlerine.
 
‘’İşe bir nörolog olarak nevrotik hastaları rahatlatmaya çalışarak başladım. İşin başlangıcı böyle oldu. İnsanlar benim gerçeklerime inanmadı ve teorilerimin çirkin olduğunu düşündü. Direniş yanlış ve katıydı. Sonunda başarılı oldum. Ben Sigmund Freud . Sonunda başarılı oldum ama müdahale henüz bitmedi..’’ 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 122
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

*Araştırmacı-yazar ve danışmanım. **Şiir, deneme ve düşünce yazıları yazıyorum. ***Felsefe/ Kadim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster