Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
157
 

Sibel Unur Özdemir'in öykülerine bir bakış / Abdülkadir Güler

Sibel Unur Özdemir'in öykülerine bir bakış / Abdülkadir Güler
 

"Sen, Sen Adalı Kız, Ah!


"Kitaplarım üzerine bu değerli yazıyı kaleme alan Sayın Abdülkadir Güler beyefendiye teşekkürlerimle..."
 

SİBEL UNUR ÖZDEMİR’İN

       ÖYKÜLERİNE BİR BAKIŞ

                                                              Abdülkadir GÜLER

Kadın yazarlarımızdan, özelikle öykü yazanlardan    Sibel Unur Özdemir’in bazı öykülerini çeşitli sanat dergilerinde ve internet ortamında milliyet Blog’ta da okumuştum. Geçmiş günlerde bir iş nedeniyle yolum başkente düştü. İLESAM üyesi olduğum için Ankara / Kızılay- İzmir caddesinde bulunan İLESAM merkezine uğradım. Oradaki yetkilerle tanışınca daha önce Milliyet Blog’ta tanıştığım Sibel Unur Özdemir’i de orada karşılaştım. Biraz söyleşiden sonra bana birkaç kitabını armağan ettiler. Bu kitaplarından  “ Belki İstanbul’dayım” ,Yüreğimden Tren Geçti”  ve şu anda sizlere tanıtacağım “Sen, Sen Adalı Kız, Ah! “ adını taşıyan öyküler kitabı. Elde olmayan bazı nedenlerden dolayı bu tanıtma yazısını geç olarak yazıyorum. Özellikle Sibel U. Özdemir’den kusura bakılmamasını rica edeceğim.

Sen, Sen Adalı Kız, Ah! Öyküler kitabı 2013 yılında Ankara’da Ürün Yayınları arasında günışığına çıkmıştır. Tertemiz albenisi olan bir kapakla okuyucularına merhaba diyor. Kapak tasarımı Nurgül Gökmen tarafından hazırlanmıştır. Tertemiz bir baskısı vardı. Kitap 192 sayfadan oluşuyor.

Kitabın giriş bölümünde Sibel Unur Özdemir’in özgeçmişi, yazılarının yer aldığı dergiler ve aldığı ödüller hakkında bilgilere yer vermiştir. Sibel U. Özdemir öykülerinin yanı sıra şiirler de yazıyor. Şiirleri ta Azerbaycan’a kadar varmış, beğeni kazanmış ve bir kısım şiirleri Prof. Dr. Karina ABDULVAHAPZADE tarafından Bakü Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türk Lehçeleri Bölümünde okutulmak üzere Azerbaycan Türkçesi’ne çevrilmiştir. Bu bile yazarımız için övgüye değerdir. Türkiye’nin sınırlarını aşmak elbette kolay değildir.

Kitabın bir başka bölümünde yazarımızın “Sunuş” yazısı ve hemen ardından Prof. Dr. Nurullah Çetin’in Sibel U. Özdemir’in  hikâyeleri (öyküleri) ile ilgili    okunmaya  değer bir yazısı yer alıyor.  Sayın Prof. Dr. Nurullah Çetin şunları özetle yazıyor: “ Çok iyi bir gözlemci ve izlenimci olan yazar, içine girdiği değişik şekillerde temasta bulunduğu kişi ve kesimleri sunmada çok başarılı. Dikkatli bir gözlemin ve izlenimin prizmasından süzdüğü toplumsal olayları ince bir hassasiyet etkileyici bir üsluba sahip. Kendisi de bir kadın olması hasebiyle yazar, daha çok kadın dramlarını merkeze alarak aslında toplumumuzun tamamı için genellenebilecek bazı dramatik olgular üzerinde yoğunlaşmış. Tabiat sevgisinden aşk kırıklarına. Yardımseverlikten hırsızlık olaylarına kadar çok değişik toplumsal olguları yazar.” şeklinde Sibel Unur Özdemir’i özetle tanımlıyor. Ayrıca Sibel Unur Özdemir’in hikâyeleri için Aydın Şimşek, Hülya Soyşekerci’nin de övgüye değer olumlu görüşleri vardır. Örneğin Aydın Şimşek: “Belki İstanbul’dayım” yeni bir öykücünün ilk öykü kitabıdır. Sibel Unur Özdemir, bu ilk çalışmasında olay öyküsünün başarılı örneklerini veriyor. Olaylar ve mekânların özenli betimlemelerdi, okurla hemen buluşan anlam katmanlardı, kurgunun çok boyutlu örgüsü hemen dikkat çekiyor” diye yazıyor…

Kitapta yer alan hikâyeler:

1-Sen, Sen Adalı Kız, Ah! (13)

2-Bataklık(27)

3-Bergüzar (32)

4-Birkaç Gün(38)

5-Diken Ucu(45)

6-Sorularının Cevaplarını biliyorum Çünkü(51)

7-Kutsal Emanetini Taşıyorum Günbegün (61)

8- Kırık Dökük (68)

9-Cemaati Müslümin (75)

10-Kırmızı Şemsiye (82)

11-Pes Doğrusu (92)

12- Suyolu (104)

13-Ametist Kolye (122)

14- Unutulmaz (133)

15-Yankı (147)

16- Günlerden Bir Gün (154)

17- Film Gibi ( 161)

18- Eşek Sıpası (173)

Sibel Unur Özdemir’in hikâyelerini severek okuduğumu belirtmek isterim. Akıcı, yalın ve duru bir Türkçesi vardır. Hikâye veya öykülerinde geçen sözcükler insanının yüzünü tırmalamıyor.  Okşar gibi geçiyor. Yapmacık dikenli ve çalı çırpıyı barındıran sözcüklere asla iltifat etmiyor. Hikâyelerini kurarken giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini özenle dikkat ediyor. Hikâyelerindeki kurgular sağlıklı ve düzenlidir. Yazarken yerine ve akışına göre Yunus Emre, Ahmet Hamdi Tanpınar, Rüştü Şardağ ve A.Rahim Karakoç’un şiirlerinden yararlandığını görüyoruz. Hikâyelerinde daha çok kadınlara yer verdiğini görüyoruz.

Hikâyelerini okurken dikkatimi çeken bazı deyim, atasözü ve ikilemeli sözcüklerin altını çizdim. Bunlardan bir kaçını sizlerle paylaşmak isterim: “ Marş marş Allah büyüktür(20),Tek tek geçiyor çay bahçesinin önünden (21),Katıla katıla gülüyordu (22),On karedir aynı kareyi çiziyoruz (26),Kımıl kımıldır yüreği (27),Boğazım düğüm düğüm, Ilık ılık bir şeyler oluyor(39),Sizin maksadınız üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek (4),Gözlerimin içine  doluyor doluyor (42),Evli evine köylü köyüne(49),İki kızım mışıl mışıl uyuyordu (51),Allah kısmet etmeyeceği şeyin hayalini bile kurdurmazmış (52),Gülü seven dikenine katlanmazmış (63),Beyaz keten gömleği buruş buruş (89),Sarı ayrılığın türküsüdür, Gözlerim çakmak çakmak (91)Unutun, unutun işte bu özel anımız (94),Pişmiş aşa su katmak, Şıkıdım… Şıkıdım  (103),Çünkü…Çünkü …(109),Doya doya öpecekti (133),Çıtır çıtır dağılacaklar (135),Çatır çatır buzların üzerinde, Kanırta kanırta çıkardı, cayır cayır yanıyordu(141), Sırra kadem basmışlardı (141),Sıkı sıkı sardım(143),

Öykülerde geçen buna benzer daha birçok ikileme sözcükler, atasözü ve deyimleri görmek olasıdır. Yazım bir hayli uzadı. Hepsini alamadım.  Beni en çok etkileyen  Hikayeler; “Sen, Sen Adalı Kız Ah!,(17),Bataklık(27),  ve özellikle “Suyolu (10),( MERYEM ) ,in başına gelenleri içim yanarak okuduğumu belirtmek. Bu köyde 13 yaşında bir köylü kızı Meryem daha 13 yaşındadır. Başlık uğuruna kendisinden daha büyük babası yerinde 36 yaşında bir adamla evlendiriyor. Kaba, saba hanzo tipi cahil bir adam. Kayın babası, kaynanası ve kocası olacak adam Meryem’e zor günler yaşatıyorlar. Meryem günlerce hastanelerde yatıyor, ilgilenenler olmuyor. Memet diye bir çocuğu oluyor. Çocuğuna da pek sahip olamıyor. Meryem  zor günler yaşıyor. En sonunda canına kıyıyor. Öykü Meryem’in intiharıyla son buluyor.

Son söz olarak Sibel Unur Özdemir Anadolu insanının acılarını, özlemlerini, acılarla  son bulan yaşamlarını akıcı, duru  bir Türkçe sergilemeye çalışıyor. Öykülerinde kurgular yerli yerindedir.  İlerde sağlıklı ve başarılar öyküler ( hikâyeler) ve hatta geniş kapsamlı nehir romanlar yazacağına inanıyorum. Sibel U. Özdemir’in başarısını   şimdiden kutluyor, başarıların   devamını  yürekten diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Sibel Hanım, öykülerinizi severek okumuştum. İlerde başarılı roman yazacağınıza inanıyorum. Yazımı sayfanızda görmek beni de mutlu etti. Sizlere teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.

Abdülkadir Güler 
 26.08.2015 19:50
 

Merhaba Sibel Hanım, sevgili yazarım Abdülkadir Bey'in bu değerli yazısıyla öyküleriniz ve çıkan kitabınız hakkında bilgilenmiştim. Öykülerinizi okumak istiyorum ve en kısa zamanda kitabınızı temin edeceğim. Tekrar kutluyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum. Umarım bir gün tanışırız ve karşılıklı da sohbet edebiliriz. Selam ve sevgilerimle

Nermin Ayduran 
 26.08.2015 17:07
Cevap :
Teşekkürler ilginize ve içten sözlerinize Nermin Hanımcığım.İnşallah en kısa zamanda öykülerimle ve şiirlerimle tanışma fırsatını yakalarsınız.Allah kısmet ederse çok yakında farklı bir kitabımla daha "merhaba" diyeceğim okurlarıma. Sevgiler.   31.08.2015 10:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 747
Toplam yorum
: 1755
Toplam mesaj
: 225
Ort. okunma sayısı
: 764
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster