Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
335
 

Sıcak sınav- sınav sıcak

Sıcak sınav- sınav sıcak
 

Hava sıcak, hem de çok.

Günlerdir beklenen"öldürücü""Afrika Sıcakları" geldi nihayet.

Boğucu bir hava var ve bunun sonucu olarak da rehavet çökmüş üzerimize.

Yerimizden kımıldayacak halimiz yok.

Üstelik Antalya coğrafi konumu nedeniyle sıcağa çoktan teslim ettiği için kendini, güneyde yaşayanlar olarak halimiz daha da vahim.

Uzmanlar öğle saatlerinde mecbur kalmadıkça sokağa çıkmayın diyorlar ya haklılar, mecbur kalınıp da sokağa çıkıldığında, evlerimizin aslında ne kadar serin olduğunu fark ediyoruz.

Sokağa çıkmak saunaya girilmiş etkisi yaratıyor insanda...

Sokağa çıkmama önerisi de çalışanlar için hayalden öteye gidemiyor .

Tam da bunları düşünürken nereden geldiyse, aklıma 17 Haziran’da yapılan üniversite sınavı ve sınava giren öğrenciler takıldı.

İyi ki sınav o tarihte yapılmış, ya geçen pazar veya önümüzdeki pazar yapılsaydı?

Ne olacaktı o çocukların hali bu sıcakta? Zaten sınav heyecanı var gencecik yüreklerinde, bir de sıcağın sıkıntısı . .

Söz sınavdan açılmışken, yolun çok başında, henüz 17 yaşında tercih yapılma zorunluluğuna karşıyım ben...
Bir hayatın, 2 – 3 saat sürecek matematik, fizik, kimya, edebiyat, tarih sorularıyla sınırlandırılıp belirlenmesini, sonuç olarak da istenmeyen tercihler yapılıp, gelecekte sevilmeyen meslekler seçilmesinden yana hiç değilim.

Mutluluk kapısını iki anahtarın açacağına inanırım.

Bu iki anahtar, sevdiğimiz iş ve sevdiğimiz hayat arkadaşımızla yakından ilgilidir.

İkincisi tamamen kişisel tercihimizdir, ancak meslek seçimi konusunda, her genç için çok gerekli olan üniversite eğitiminin bizim ülkemizde bu noktaya getirilmesine dayanamıyorum.

Koşullar daha da iyiye gideceğine, gün geçtikçe etrafımızda istemediği üniversitelerde, sevmediği bölümleri okuyan, sevmediği işi yapan o kadar çok insan görüyorum ki, inanamıyorum.

Anne, baba olarak da yanlış yaptığımız yerler yok mu?

Çocuğumuzun karnesine düşük gelen notu dikkate alıyoruz da çoğu zaman, yüksek gelen not için kuru bir" aferin" i yeterli görüyoruz.

Düşük notu yükseltmek için özel ders aldırma çabalarına giriyoruz da, notu yüksek gelen ders için, çocuğumuzu o yönde daha iyi hale getirmek aklımızın ucundan bile geçmiyor.

Çocuğumuz, resim, müzik, beden eğitimi gibi derslerini"5" getirmişse karnesine yetenekli olduğunu bile çoğu zaman fark etmiyoruz. Böylece matematik denizinde boğulurken, geleceğin ressamlarının, müzisyenlerinin, sporcularının yeteneklerini köreltmiyor muyuz?

Hayatın kendisi de aslında bir sınav.

Son günlerde sık sık televizyonlarda izlediğimiz bir reklam sloganı ilgimi çekiyor:
" 70 milyonda bir şans vardı sizin bebeğiniz kazandı".

Dünyaya gelişimiz bile sınav sonucu değil mi?

Hayat yolunda verdiğimiz sınavlar bitti mi peki ?

Hayır.

Üstelik hayat sınavlarında dört yanlış bir doğruyu da götürmüyor.

Belki de sadece bu nedenle 3 saatlik sınavlara bir hayatı sığdırmaya çalışmak anlamsız geliyor bana.

Çocuklarımızı sınavlarla yarış atına dönüştürmektense, hayatın karşısında durabilmeyi öğretebilmek asıl yol gibi geliyor.

İşimiz kolay mı peki ?

E bu da bizim anne baba olarak vereceğimiz en önemli sınav.

. . .

Sıcak, sıcak, sıcak. Nereden nereye? Düşündürdüklerine bak.

Not : Sevgili Yeşim Özdemir ( MB sayesinde tanıdığım, dostluğuna inandığım, tanıyınca daha da çok sevdiğim arkadaşım ), geçtiğimiz günlerde 50. bloğunu yayınladığında çok da anlamlı bir uygulama başlattı. "Peki ya eskiler"adlı bloğunda MB yazarı arkadaşlarımızın eski yazılarını da hatırlatacak bir uygulamaydı bu. Ben de bu uygulamaya destek veriyorum ve Yeşim'in "Bu Gün Bir Bebek Doğdu"adlı bloğunu okumanızı öneriyorum.

2. Not: Konuyla ilgili resim bulamadığımdan Antalya'dan bir köşe sunuyorum size. Bu boğucu sıcaklarda hep birlikte serinleyelim diye:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

canım adaşım ..birde iki gündür kpss sınavları var:(( bu sıcakta sonucu belli olan (yani kazanılması güç olan) sınavla becelleşmek varya..ellerine sağlık ..Sevgilerimle:))

aygoz Özlem Eryoldaş 
 01.07.2007 13:27
Cevap :
KPSS sınavı ayrı bir yazı konusu olur değil mi? :) Bu gün burada hava bulutlu, "yağdım yağıcam" şeklinde ama yine sıcak, çok sıcak valla. Ne yapacağız bakalım bütün yaz boyu? Teşekkür ederim Özlem'ciğim paylaşımın için. Öpüyorum senii kocaman hem de :))  01.07.2007 17:22
 

Valla bu sıcaklarda çocuklardan nasıl verim bekleniyor anlamıyorum :((( Zaten tüm hayatının 3 saate bağlanmasının steresini yaşarken birde sıcakla boğuşuyor... Dilerim en güzel yerlere giderler... Çıkurova'da yaşayan biri olarak bilirim bu nemli nemli, insanı hareketsiz bırakan sıcağı :((( Allah yardımcımız olsun bu yaz ...Sevgilerimle..

Hoşsada 
 30.06.2007 10:50
Cevap :
Valla Seda'cığım, gerçekten Allah yardımcımız olsun. Bu yaz geçen yazlara göre sıcaklarla başımız daha çok dertte... Teşekkür ederim güzel yorumun için, sevgiler canımmm.:)  30.06.2007 13:25
 

Konu bulmakta üstüne yok..Üstelik birde buldugun konuları oya gibi işleyip bize aktarmakta. Hava sıcak, sınav derken taa iş ve eş seçimimiz bile yazında kendini gösteriyor...Sıcaklar beni delirtecek, Adana bilirsin Antalya'dan geri kalmaz bu cehnennem sıcagında. Dediğin gibi sınavlar bu havada olsaydı, (zaten baştan sona yanlış bir uygulama bu) sınavzedeler çogalırdı. En büyük sınav baki dostluklarda kendini gösteriyor diyorum... ELİNE SAĞLIK... esen kal...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 29.06.2007 8:37
Cevap :
Canım, Teşekkür ederim güzel yorumun için. Sana anlattım ya geçen hafta pazar günkü sıcak havada aklıma geldi, ÖSS sınavları iyi ki bu pazar yapılmamaış dedim, sonrasında kendiliğinden bu yazı çıktı ortaya işte. Sağol yorumun için. Sevgiler ve öpücükler sana en kocamanından. Ayrıca serin günler ( Nasıl olacaksa, özellikle hem Adana'da, hem Antalya'da ? ) :)  29.06.2007 15:51
 

Yazdıklarının hepsinin altına imzamı atarım. Meslek seçimi aslında çok ciddiye alınması gereken bir olayken, anlamsız tercihler ve yönlendirmeler sonucunda işini sevmeyen ya da diplomasına sahip olduğu mesleği icra etmeyen insanlarla dolu ortalık. Özellikle de sanatın farklı alanlarına ve spora olan yatkınlıklar da belki daha yeni yeni dikkat edilmeye başlayan unsurlar. Tabii ki burada meşhur "topçu ya da popçu olsun" şeklinde kısa sürede çok para kazanma hevesinin de büyük rolü vardır. Sıcaktan girip sınavdan çıkmayı çok güzel başarmışsın valla bravo sana:) Not: Eski bloglarla ilgili konudaki desteğin için çok teşekkür ederim. Beni önermene biraz mahcup oldum ama:) Seni ve oğluşunu kocaman öpüyorum Özlemciğim...En kısa zamanda görüşelim...

Yeşim Özdemir 
 28.06.2007 12:47
Cevap :
Tabii ki görüşelim. Ben seni özledim biliyor musun? Hani görmeyince bir süre, özlediği arkadaşları olur ya insanın, ya da haftada en az bir kez görüşmek istediği. Öylece giriverdin hayatıma.:)) İyi ki aynı şehirde yaşıyoruz şanslıyım ben çok şanslıyım, hem seni tanıdığım için, hem de aynı şehirde yaşadığımız için. Biz de seni oğluşumla birlikte çooook öpüyoruz Yeşim'ciğim. Not: Blogla ilgili desteğim devam edecek. Gün ışığına çıkmayan öyle güzel yazılar var ki. Sağol başlattığın için.  28.06.2007 12:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 1552
Toplam mesaj
: 264
Ort. okunma sayısı
: 1603
Kayıt tarihi
: 12.10.06
 
 

İstanbul doğumluyum ama 20 yıldır Antalya'da yaşıyorum. 3 yaşında bir oğlum var ve eğitimciyim. Kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster