Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
280
 

Şiddet çözüm mü?...

Şiddet çözüm mü?...
 

İşte "Şiddet", bununla çözülmez...


Önce, aklımı başıma alıyorum ve kendi kendime soruyorum; şiddet çözüm mü?

Sonra oturup düşünüyorum. Neden ve nerden geldik bu “Şiddet günlerine” diye. Geçmişi, olabildiğince hatırlamaya ve olayları gözümün önüne getirmeye çalışıyorum.

Hepsinin ardından, kendime sorduğum soruya cevap veriyorum; şiddet çözüm değil…

O halde, bu sorunun bir başka çözümü olmalı. Olmalı ki, ülkenin ve milletin başı bu terör denilen beladan kurtulsun.

İmralı'da çarptırıldığı ömür boyu hapis cezasına çeken eli kanlı, boyuna kadar kan çukuruna batmış baş terörist, yakalandığı gün söylediklerini unutmuş aradan ses veriyor, her nasıl veriyorsa…

Ona göre “Yaşamasının bireysel sorunu olmadığını, eceliyle ölmesi halinde bile devletin suçlanacağı belirterek, ‘Burada benim bir ölümüm gerçekleşirse büyük olaylar olur, kıyametler kopar” diyor.

İdamdan ömür boyu hapis cezası ile kurtulan terörist başı, onunla da yetinmiyor, adres gösteriyor ve kendisiyle görüşmek isteyenlerin DTP ile görüşebileceğini söylüyor.

Diğer taraftan Başbakan’ın sözlerine DTP genel başkanı cevap veriyor.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Başbakan Erdoğan'ın "ya sev ya terk" mantığıyla ifade ettiği cümlelerin tam bir pervasızlık örneği olduğunu ileri sürerek , "Kim kimi kimin vatanından kovuyor" diye cevaplıyor.

İstanbul’da yasa dışı gösteri yapanlarla vatandaş artık karşı karşıya geliyor…

Yani, şiddet her geçen gün tırmandıkça tırmanıyor…

Bu gidişata “Çözüm üretmek” elbette önce siyasilerin işi. Ancak, üretilecek çözümün de “Millet” tarafından kabul görmesi gerekir.

“insanlar, konuşa konuşa anlaşır” demezler mi, öyleyse oturup konuşmak gerekir. Konuşmaya da bir yerden başlamak elbette.

O zaman başlayalım…

Terörün en hızlı dönemi… Yollar, öğleden sonra saatlerde kapatılıyor. Bir yerden bir başka yere gidebilme olanağınız yok. Gidebileceğiniz saatlerde de insanı canından bezdirecek şekilde adım başı yol kontrolleri var. Yani “Olağan üstü hal” uygulamasının yapıldığı günler.

Vatandaş bu sıkışmışlığın içinde kendisine “Haksızlık” yapıldığından dem vurarak PKK terör örgütünü destekliyor. Bir başkaları da “Çözüm nedir” diye soruyor.

İşte o günlerde Hakkâri’de, bir çay ocağındaki alçak tabureler üzerine oturmuş sohbet (!) ediyoruz ve soruyoruz; çözüm ne?

Yöre halkı, kendilerine öğretilmişleri tekrarlıyorlar. İnsan hakları, kültürlerini yaşama… Ama dillerinin altındakini açıkça söyleyemiyorlar. Yani “Bağımsız Kürdistan” hayallerini…

Ben diyorum ki; hayallerinizi bir tarafa bırakın, o tam bir hayal her ne kadar doğrudan ifade etmiyorsanız da. Ancak eksiklerimizin olduğu da belli… Demokratikleşme, ekonomik gelişim, öğrenim ve benzeri gibi. Bir başka deme ile “Geri kalmışlıktan” kurtulma…

Bunların hepsi, zaman içinde ve “Millet” olarak çözeceğimiz şeyler. Ama gelin önce şurada bir anlaşalım. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk üç maddesinin üzerine hep beraber kalıbımızı basalım. Bu maddeler üzerine “Kalıp”larımızı koymazsak, gerisini konuşmanın bir anlamı yok. Çünkü o maddeler, devletin şekli, niteliği ve var oluşunun olmazsa olmazları.

“Yok” diyorlar, “Öyle olmaz, madde bir diyelim başlayalım” diyorlar…

İşte o da olmaz…

“Madde 1” ve “Madde 4” millet olarak “Asla” vazgeçmeyeceğimiz kurallar, çünkü o maddeler yazılarak “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” yaratılmak için yazıldı. Şimdi onlardan vazgeçmek, ülkeyi bölüp parçalamaktır…

Bugün yaşadığımız “Şiddet”in nedeni bu…

DTP, gerçekten “Barış” yolunda yürümek istiyorsa, öncelikle bunu kabul etmek zorunda.

Oysa onlar ne istiyor?

Eyaletlere bölünmüş Türkiye…

O zaman şiddet nasıl bitecek, terör nasıl önlenecek.

İşte o zaman adama derler…

“Ya kabul et, ya da terk et” diye…

Kabul etmez veya terk etmezsen, bir gün gelir ya kabul ettirirler, ya da terk etmek zorunda kalırsın. Çünkü “Son” çok uzakta değil…

04 KASIM 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milleti gelişen olayları ve sorumlularını iyi gözlesin sebebini hemen bulacaktır. Çözümünü de. Bu Miller tarihte TÜRK'TÜ gelecekte de TÜRK kalacaktır. Selamlar....

Yalnıztürk 
 03.11.2008 18:45
Cevap :
Sayın Fahrettin ÇİTİL... Katılımınızx için teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle... İBRAHİM PEKBAY  04.11.2008 8:19
 

Çözüm aranan yerde şiddet olmaz, terör olmaz, bebek kanı akıtmak özgürlük getirmez, bunların derdi çözüm falan değil tamamen sorun...sevgiler

Dilek Fuçucı 
 03.11.2008 13:57
Cevap :
Sayın Dilek Ç... Yazıdea da belittiğim gibi, niyetlerini yıllardır biliyoruz. Ne yazık ki aynı bağladığımız noktada duruyorlar, çözüm de istedikleri şey değil Tabi... Katılımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  03.11.2008 16:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster