Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '10

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
755
 

Şiddet mağdurlarına destek

Şiddet mağdurlarına destek
 

neler oluyor?


Günümüzde şiddetin bin bir çeşidi var. Şiddeti; kadına şiddet, ya da aile içi şiddete indirgemek doğru değil. Böyle görmek yanlış olur. Her türlü baskıda birer şiddet unsuru.

Ebeveynin eve gelen çocuğa “aferin benim çocuğuma, nasılda usluymuş, nasılda söz dinlermiş, nasılda erken yatarmış, gibi söylemleri bile dolaylı tehdit ve baskı unsurları. 

Aynı şekilde devlet dairesinde rutin bir işleminizi yapmak için masadan masaya ve kattan kata, odadan odaya elinizde birikmiş kağıtların imzalarını tamamlamak için koşuşturur, ya da uzun sıralar beklerken  “içte yaşanan korku, ya imzalamazsa! ya zorluk çıkarsa! hissi” yönetici otoritenin yarattığı şiddet duygusudur.

Okulda öğretmenin öğretmek amacıyla da olsa, vereceği not yada bir çok unsuru tehdit ve baskı aracı olarak uygulaması da bir şiddettir.

Bundan ötesi, yani fiziksel şiddet ayrı bir konu. Hiç değilse o konunun hukukta yeri var. Sorun, uygulamadaki güçlükler aslında. Birazda boşvercilik...

Yani kocasından dayak yiyen kadının karakola gitmekten imtina etmesi, bu durum karşısında aciz kalmasının kökeninde kültürel yapı ve ekonomik özgürlük sorunu var. Birazda boşvercilik.

Müdüründen taciz gören kadın ya da erkek elemanın karşılaştığının da şiddet başlığı altında hukukta yeri var. Ancak gene pratikte bir geçerliliği yoktur. Eleman hukuki hakkını kullanırsa işinden olur.Yani boşverir.

Toplumun bütününe karşı bütünsel şiddet uygulandığı aleni ve serbestçe görülürken koskoca toplum sivil ve resmi kurumlar yani bütün unsurların aciz kaldığını bu günkü basında yer alan bir ajans haberi ne kadar net anlatıyor.

Ülkemizin en büyük bankasının genel müdürü hatta bankalar birliği başkanı şu demeci veriyor. “12.10.2009 Hürriyet gazetesi ekonomi haberi ” ülkemizdeki bütün ATM lerin birleştirilmesi sonucu farklı banka ATM sinden işlem yaparsanız buna bir bedel ödemek söz konusu, ancak her bankanın ücreti farklı. Çünkü serbest piyasa şartları geçerli.

Demeçteki sadece üç ifadeyi iletiyorum.

1-”bedava hizmet yok”,

2- “biz hissedarlarımıza kar edip temettü dağıtmak zorundayız.”

3- “kapitalist sistemde kar elde edemeyen ayakta kalamaz.”

Bizce asıl topluma şiddet budur. Hem de aleni hem de demeçle vurgulayarak.

Çağdaş toplumda ise şiddeti kabul etmek mümkün değildir.

STK'ları göreve davet etmek vazifemiz. HAYDİ; TÜKETİCİ DERNEK, FEDERASYON, PLATFORMLARI GÖREVE… bu görev sizin TOPLUM YANINIZDADIR.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 965
Kayıt tarihi
: 09.07.10
 
 

Marmara Üniversitesinde  İşletme okudu. İstanbul Üniversitesinde yüksek lisans yaptı.  Dış Ticare..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster