Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ocak '20

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
68
 

ŞİDDET NEYDİ?

Atılan bir "TOKATIN" dahi ŞİDDET olduğunun farkında olmayan bir kişi, Ona bağırıldığında ya da azarlandığında bunun korkutmaya ya da sindirmeye yönelik  bir tür PSİKOLOJİK ŞİDDET olduğunun ve kendisine zarar verdiğinin farkına varabilir mi?

Baba işten gelmiş, anne ise bütün gün evin işlerini yapmış, her ikisi de yorulmuştu. O yüzden ses ya da gürültü istemiyorlardı. En önemlisi de babanın sinirli bir yapısı vardı. Dövüyordu çünkü kendisine hakim olamıyordu. Yorgunken sinirli, yemek hazır olmadığında sinirli, tuttuğu futbol takımı yenildiğinde sinirli… Yani evin babasının sinirlenmesi için herzaman bir sebep vardı. Çocuk duyduğu bu sözü babasının bir hastalığıymış ya da bunu yapmak zorundaymış gibi kabullenmişti.

Annesinin istemediği bir şeyi yapsa duyduğu ilk şey" bir daha seni sevmem, senin annen olmam" sözüydü. Nasıl bir korkuydu ki, bunu duymasıyla ağlaması bir oluyordu.  Eğer anne ve babasının onu sevmesini istiyorsa, babasını sinirlendirmemeli, annesini de üzmemeliydi. Onlar ne derse evet demeli. Onların sözünden dışarı çıkmamalıydı.

Her fırsatta, "herşeyi senin ve kardeşlerin için yapıyoruz" cümlesini kullanmayı alışkanlık haline getirmişlerdi.  Yani onlar her zaman haklıydı. Yorgun, sinirli ve üzgün  olmalarının tek sebebi ve tek suçlusu çocuklardı!!!

Ama keyifli olduklarında çocuklarına sarılıyor, onları gezmeye götürüyor, sevdikleri oyuncakları alıyor, hasta olduklarında ilgileniyor, korktuklarında onlara sığınıyorlardı. Çevrelerindeki tüm kötülüklerden korunuyorlardı. O yüzden en çok sevdiği ve güvendiği kişiler anne ve babasıydı. Onlar olmazsa kocaman dünyada tek başına ne yapardı?

Küçücük yüreğine o kadar büyük korkular yerleşmişti ki…

Ya terkedilirse, ya onları kaybederse…

Ve çocuk öğrenmişti…

İtaat edecek, susacak ve başkalarının isteklerini yerine getirecekti.

Hani bazen çevremizde kişilerin yaşadıkları ilişkilerinde; evliliğinde, arkadaşlıklarında ya da iş hayatında muhatap kaldığı küçük düşürücü, tehdit içeren, hakaret dolu sözlerle şiddete mağruz kaldıkları halde  bulundukları ortamı neden terk edemediklerini merak ederiz ya…

İşte;

Yıllarca en sevdiği kişilerin bağırmasına, azarlamasına, terbiye etmek için atılan tokatlarla, sindirilerek ve korkutularak büyüyen, kaybetme yada terkedilme duygusuysa yalnız kalacağına inanan  o çocuk bugünün yetişkini.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 107
Kayıt tarihi
: 18.07.16
 
 

Davranış Bilimleri Kişisel Gelişim Uzmanı, Profesyonel Yaşam Koçu, NLP Koçu, Spiritül Yaşam Koçu, N..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster