Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '08

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
6848
 

Şiddetin çocuklar üzerinde yıkıcı etkileri

Şiddetin çocuklar üzerinde yıkıcı etkileri
 

Ramazan Akdal / Bireysel Gelişimci


Korku Duygusunun Kolaylaştırdığı Zeminde

ŞİDDETİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDE YIKICI ETKİLERİ

Şiddet ortamında büyüyen çocuklar kendilerini son derece mutsuz hissederler. Ancak, onların zararı sadece çocukluklarında yaşadıkları bu mutsuzlukla sınırlı kalmaz. Asıl büyük zarar geleceğe yöneliktir. Sürekli anne baba kavgalarına şahit olan çocukların üzerinde gelişecek olumsuzlukları, bulundukları zamana ve sonrasına yönelikolarak şu başlıklar altında özetleyebiliriz;

1.Okul başarılarının düşmesi

Kafasında akşamki kavgaların gürültüve örüntüleri yankılanırken çocuğun sınıfında rahat olması, öğretmenin yeterince dikkatle dinleyebilmesi, eve gelince de dersine yoğunlaşması mümkün olamaz. Bu durumdaki çoğu öğrencinin eğitimi aksar, okul başarısı düşer.

2.Ahlaki yıkıntı

Kavgalı olan büyüklerin çocuğa karşı ahlaki telkinleri iki açıdan zayıf ve etkisizdir.

Birincisi, birbirileri ile didişmekten çocuğa ayıracak vakit bulamazlar. İkincisi ise, çocuğa iyi yönde kazanımlar sağlamak üzere değil, baskılamak için tepki gösterirler. Çokları için çocuk, zaten bir ayak bağı ve daha çok dert demektir. Böyle birpsikoloji içinde olan bir kimsenin o çocuğa verecek bir şeyi olamaz. Çocukta, anne babaya ve ailenin diğer fertlerine karşı saygısız, dik kafalı, haylaz veyaramaz tavırlar ortaya çıkmaya başlar. Sonra da okulda ve toplum içinde“terbiyesiz” diye nitelendirilecek tavırlar görülür.

Ortaya çıkan davranış bozukluklarını, anne babalar, kendilerinin oluşturduğu şiddet ortamına bağlamaktan çok, çocuğun“serseriliği” olarak görürler. Özellikle de anneler; ‘Bu kadar dert içinde birde seninle mi uğraşacağım!’ diye azarlarlar. Çocuk ise, kendini giderek daha çok dışlanmış hisseder. Tepkileri hem kendine, hem çevresindekilere yönelik olarak artar. Dıştan bakışta ise görüntü, yaramazlık, haylazlık, ‘terbiyesizliktir. Bu durumun böyle süsüp gitmesi ise kalıcı ahlaki yıkıntılara sebep olur.

3.Sosyal ilişkilerinin bozulması ve hayat başarısının kötü etkilenmesi

İnsan, sosyal bir varlık olmaözelliğini önce aile içinde kazanır.

Ailedeki her iyi ve kötü davranış onun kişiliğinde izler bırakacak ve ileriki hayatında etkili olacaktır. İster sadece psikolojik olsun, ister fiziksel, “şiddet”, sosyal gelişme süreci açısından da bireye zarar verir. Onun toplum içindeki ilişkilerini eksi yönde etkiler. Hayat başarısı üzerinde engelleyici sonuçlar ortaya çıkarır. Çok iyi eğitim almış kişilerde bile bu etkileri görmek mümkündür.

4.Uyuşturucu, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıklar

Önce sigara, sonra da alkol ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar, sağlıklı bir aile ortamında yetişmiş kişilerde nispeten daha az görülürken, özellikle alkol ve uyuşturucu alışkanlıklarını, stres ortamı kolaylaştırır. Ayrıca evden soğuyan çocuğun ya da gencin benzeri problemlerle sokaklarda olan diğer yaşıtları ile birlikteliğide madde kullanımına yönelten önemli bir sebeptir ve bunun ilk “suçlusu”, hayatı birbirleri için cehennem eden anne babalardır.

5.Cinsel istismarlar ve sapkınlıkların ortaya çıkması

Dengesiz aile ortamı çocuğun psiko-seksüel gelişimini de bozar. Cinsel sapmalar ve sapıklıklara zemin hazırlar. Ortamın tahrik ettiği kontrolsüz ilgi ve merakla, stres yüklü bireyde sağlıksız ve sapkın alışkanlıklar gelişir. Kendi cinsel rolünü benimsemesinde ve karşı cinse yaklaşımında istenmeyen durumlar ortaya çıkar.

6.Gelecekteki evlilik problemleri

Evlilikten korkmak, sağlıklı cinsel ve duygusal iletişim kuramamak, iyi bir evlilik yapamamak, evliliğini sürdürememek gibi problemlerin temelinde biraz da bu çocukluk döneminin sıkıntıları yatar. Genç kızların bir an önce, “evden kaçarcasına evlenmeleri”, sonra da tezden pişman olup geri gelmeleri ya da başka hayatlara yönelmeleri de çoğu zaman bununla bağlantılıdır.

Sonuç Olarak:

Aile İçi Şiddet, Gelecekteki Felaketlere İmza Atmaktır.

Aile içi şiddetin çocuklar üzerindemeydana getireceği etkiyi ve bu etkinin oluşturacağı sonuçları ifade edecek tek kelime “felaket”tir.

Bir baba, çocuklarına karşı elini kaldırdığında, çocuklarının gözü önünde annelerini dövdüğünde, bilmesi gerekir ki, anneye ve çocuklara uzanan o el hem evlatları, hem kendisi, hem de toplum için büyük felaketlere imza atıyordur.

Gelecekte; tinerci bir çocuk, yediği dayakların ve aşağılanmanın acısını toplumdan çıkarmaya çalışan bir psikopat, riskler ve tehlikeler karşısında kararsız, ürkek ve kişiliksiz bir adam, sevilmediği için sevmeyi de bir türlü başaramayan, karamsar, mutsuz ve intiharın eşiğinde genç bir kadın! Ve kimbilir daha neler!

İnsanın kanını donduran cinayetlerin arka planı görülebilse! Terör, ırza geçme, intiharlar, gasp ve saldırıların failleri için geriye doğru gidiş mümkün olsa! Onların yetişme tarzları veyetiştikleri ortamlar gözler önüne serilebilse! O zaman, yakalanıp yaka paça götürülmekte olan failli suçlamakta ve linç etmekte kimse bu kadar aceleci davranamaz! Pek çok kimse başını öne eğmek zorunda kalır.

Şiddet kavramının unutulduğu bir dünyada, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi ümidiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1525
Kayıt tarihi
: 20.09.08
 
 

22 yıldır, İstanbul’da yaşıyorum. İlgi alanım bireysel gelişim. Sosyal sorumluluk adına buradayım ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster