Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1706
 

Şiddetin yeni bir biçimi: Mobbing

Şiddetin yeni bir biçimi: Mobbing
 

Batılı sanayi toplumları sanayileşmenin birçok nimetlerinden yararlanırken bir yandan da sanayileşmenin getirdiği sorunlarla uğraşmak durumunda kalmışlardır. Yakın bir zamana kadar Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerde pek sözü edilmeyen Mobbing Batının sanayileşmiş toplumlarında gündelik dile kadar girmiş bir sözcüktür.

Bu konuda kendi bilgilenmemizi sağlamak amacıyla Türkçe kaynak aramalarımız boşa gittiğinde, buna önce şaşırdık ancak araştırmalarımızın bir noktasından sonra Türkçe kaynak eksikliğinin doğal olduğunu gördük. Türkçe kaynak eksikliğinin aksine bolca Almanca kaynak bulmak zor olmadı. Internet’te onlarca sayfaya ulaştık. Almanca sayfaların çokluğu ve bu konudaki kitap ve malzemenin zenginliğinden başka, yardım almak amaçlı kuruluşların olması konunun Almanya’daki boyutunu anlatmaya yetiyordu.

Ulaştığımız kaynakların birçoğu konuyu işyerlerindeki mobbinge indirgeyip bu düzlemde ele almakta. Okullarda eğitim sürecinde mobbing yapıldığını işleyen ve bu alanda yapılmış çalışmaların olması dışında, mobbinge toplumda genel bir şiddet uygulamasının yeni bir biçimi olarak bakan pek yok gibi.

Ancak bu çalışmaların tümüne bakıldığında ve mobbingin tanımı ve uygulama biçimleri göz önüne alındığında çok kolaylıkla görülecektir ki mobbing sadece işyeri ile sınırlı bir olgu değil. Bu yüzden mobbing için, günümüzün “inceltilmiş” şiddet biçimi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Mobbing Nedir?

“İş yerinde ruhsal taciz anlamında kullanılan mobbing'in Türkçe anlamı saldırma, sataşma ve hücum etme.” Bu tanımdan hareket edersek yukarıda da belirttiğimiz gibi mobbingin inceltilmiş bir şiddet olduğunu söylemek mümkün. Bildiğimiz kaba şiddet ve taciz olgusundan farklı bir yan içerdiği tanımın kendi içinde zaten verilmiş olduğundan bu tespitimiz çok da yanlış görülmüyor.

Ancak hemen şunu da kendimize ve tüm okurlara soralım: Mobbing sadece işyerlerinde karşılaşabileceğimiz bir olgu mudur? Örneğin evde ve sosyal yaşamın diğer alanlarında da karşılaşma olanağı yok mudur?

Sanırım bu soruya ne yazık ki Mobbing sadece işyerinde karşılaşacağımız bir olgu olarak yanıt veremeyeceğiz. Örneğin bir kitle örgütü, bir dernek, insanlarla ilişkide olduğumuz her hangi bir sosyal çevre içinde ve evde mobbing mağduru olmamız mümkün. Sosyal çevremizde mobbinge maruz kalmak kolay aşılabilir. Örneğin bir dernek veya bir gurup arkadaş içinde buna maruz kaldıysanız o dernek veya sosyal çevre ile ilişkinizi kesmeniz bu saldırıdan kurtulmanız için yeterli olabilir. Ancak ev ve işyerinde mobbingden kurtulmak sanırım en zor olanlardan olmalı.

Mobbingin belirtileri neler, bir mobbing mağduru olduğumuzu nasıl anlayacağız?

Geceleri uyumakta zorlanıyorsanız, gün boyu nedenini açıklamadığınız bir sıkıntı ve karın kasılmaları yaşıyorsanız. Her sabah güne baslarken işyerinde yaşayacaklarınızı düşünmeye başlıyorsanız. Başınıza gelecekleri merak ediyor, bütün bunlardan kurtulmanın tek yolu olarak işten çıkmayı düşünmeye başlamışsanız, üretkenliğiniz düşmüş ve kimsenin size yardım edemeyeceğini düşünmeye başlamışsanız; siz bir "mobbing" mağdurusunuz”

Bu aktarmadan hemen sonra bir kaç şeyi daha eklemek gerekiyor. Akşamları eşinizin işten çıkış saati yaklaştıkça bir huzursuzluk ve ne yapacağını bilmeme telaşı yaşıyorsanız, sürekli bir diken üzerinde oturma hali içindeyseniz, eşinizin eve gelmesini istemiyorsanız bu yaşadığınızın nedeni ne olabilir ki. Daha kötüsü babasının veya annesinin işten eve gelme saati yaklaştıkça telaşlanan çocukların durumu. Çocukların bu saat yaklaştıkça huzursuz olma nedenleri ne olarak değerlendirilmeli?

Bütün bu veriler çoğaltılabilir değişik kesimler için değişik birçok şey sıralamak olanaklı. Ancak değişmeyen bir gerçek var. O da: bazı yaşamsal alanlarda kendimizi mutlu duyumsamamızdır. Bu bazen bulunmak zorunda olduğumuz bir yerde bütün zaman dilimi içinde olurken bazen de o yerde kendimizi mutlu duyumsamamamıza neden olan bir veya bir kaç kişinin olması ile de sınırlı olabilir.

Toplumda herkesin mobbing mağduru olması olanaklı. Buradan hareketle mobbingi işyeri ile sınırlamak yanlış olur. Mobbingi diğer şiddet türlerinden, kaba şiddet ve tacizden ayıran özellik ruhsal bir taciz olmasıdır. Yukarda da belirttiğimiz gibi ruhsal taciz olması onun bir şiddet olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

Ancak burada mobbingi diğer şiddetten ayıran bazı temel noktaların saptandığı söyleyip onları da anımsatalım. Mobbingden söz ediliyorsa burada zaman faktörü çok önemli rol oynar. Sistemli ve sürekli bir saldırının olması da önemli ölçüttür. (en az haftada bir kez) Ve bunun uzun bir zaman dilimi içinde (en az altı ay) yaşanmış olması da mobbing olgusunun olduğunun kabullü için öngörülenlerdendir.

Bu durumda bir seferlik ve bir kaç kez olan olayları mobbing olarak değerlendirmemek gerekir. İlişkilerde İngilizce “conflict, ” Almanca “Konflikt” sözcüklerinin karşılığı olarak Türkçe de “çatışma” sözcüğü ile karşıladığımız durumların yaşanması her zaman söz konusu olabilir. Bu konuda yapılan araştırmaların sonucunda varılan ortak duraksamanın her çatışmayı mobbing olarak değerlendirmemek noktasındadır.

Kimler Mobbing yapar?

Bunun yanıtını belli ölçülerde yukarda verdik. Ancak biraz daha açmamızda yarar var diye düşünüyorum. Mobbing yapan; işyerinde bir üstünüz, amiriniz iş arkadaşınız olabileceği gibi bulunduğunuz sosyal çevredeki bir arkadaşınız da olabilir. Evde eşiniz, anne veya babanız olabileceği gibi birlikte yaşadığınız bir yakınızda olabilir. Birçokları için işyerinde bir amirin, üstün baskıcı olması mobbing yapması anlaşılır olmakta. Buna iş arkadaşının kıskançlık, yarışma, çekemezlik gibi sebeplerden dolayı katılması da doğal olarak görülebilir. Ancak akraba, eş, anne ve baba gibi yakınların bir birine mobbing uygulaması pek anlaşılır görülmeyebilir. Böyle düşünenlere şiddetin en kabasının ve tacizin en açık biçimlerinin bile aile içinde ve yakın çevrede gözlendiğini anımsatmanın yeterli bir yanıt olacağını düşünüyorum.

İşyerlerinde yapılan birçok araştırmanın sonucuna göre. Yetenekleri ve beceri ile üstlerini rahatsız eden mobbing mağdurlarının olduğu gerçeği şaşırtıcı gelmiştir. Bu araştırmalarda gözlenen bir başka gerçekte genelde mobbing mağdurlarının çok da sıradan insanlar olmadıklarıdır. İşlerini iyi bilen ve çalışkan becerilikli insanlar olduğudur. Bir şekilde üstlerinden ve birlikte çalıştıkları iş arkadaşlarından iyi olmaları hedef olmalarının da asıl nedeni olmakta. Mobbing mağdurları ne kadar becerikli ve yetkin ise mobbing yapanlarda o oranda kendine güvenmeyen tipler olmakta.

Şiddetten söz edildiğinde genelde fiziki uygulanan şiddet aklımıza gelmekte... Oysa şiddet sadece kaba biçimi ile fiziksel olmayıp ekonomik, siyasal ve psikolojiktir de. Belki de şiddetin bu inceltilmiş biçimleri açıktan yapılan kaba, fiziki şiddetten daha tehlikelidir. Kaba fiziksel şiddetin nedenleri ve sonuçlarına ulaşmak ve onun tedavisinin gerçekleştirilmesi hem fiziki hem de ruhsal anlamda daha kolaydır. Ancak psikolojik şiddetin nedenlerini ve sonuçlarını bulmak o kadar kolay değildir. Bu da nedenlerine ve sonuçlarına ulaşmada zorlanıldığı oranda tedavinin zorlaşmasına neden olmaktadır.

Bizde ki çırak usta ilişkisinde gördüğümüz şiddet, açıktan kaba kuvvetin kullanılması biçiminde yaşanmaktadır. Türkiye de işyerleri için en çok sözü edilen konulardan biri de cinsel tacizdir. Bu iki bilinen ve çok yaygın sözü edilen konu dışında kalan Mobbing pek bilinmemekte. Ancak önümüzdeki dönem bu olgudan da çokça söz edileceği şimdiden gözükmektedir.

Şimdi Mobbing neden batıda bu kadar yaygın ve gündelik konuşma diline girdiği halde bizde bilinmez olduğuna gelelim.

Batılı kapitalist ülkelerde bu olgu 1980’lı yıllardan bu yana bilinen bir olgu. Bizde ise hala belli dar bir alanda bilinmesinin temel nedenlerinden biri Türkiye’de kaba şiddet biçimlerinin hala uygulanıyor olmasındandır.

Batılı toplumlarda mobbing kurbanı ve profesyonel yardım alan birçok kişi var. Mobbing kurbanı ve intihar etmiş birçok genç öğrenci ve çalışanın olduğunu da eklemeliyiz. Görüldüğü gibi mobbing sadece işten ayrılma ve ruhsal sorunlar yaşamanın ötesine kadar insanı götürebilmekte.

Batı toplumlarında kaba şiddet yöntemleri dışlandığı ve uygulama alanı bulamadığı için psikolojik şiddet yaygınlık kazanıp öne çıkmakta. Bu da mobbingin daha çok yaygın ve gözle görünür bir hal almasının nedenleri arasında sayılabilir. Bildiğimiz gibi batı toplumlarında her alanda yerleşmiş hukuk güvencesi açık tacizin uygulanmasını pek olanaklı kılmıyor. Ancak bu; batılı toplumlarda şiddetin olmadığı anlamına gelmiyor.

Bizde ise çıraklıkların maruz kaldığı şiddet, sekreterlerin ve tezgâhtar genç kızların uğradığı çok açık cinsel taciz yaygın olduğundan şiddetin inceltilmiş bir biçimi olan mobbing gibi saldırılardan pek söz edilmemekte. Mobbing daha çok beli bir eğitim ve kültür düzeyine gelmiş çalışanların çalıştığı kurumlarda ve işyerlerinde uygulama alanı buluyor.

Çok ilginçtir mobbing uygulayanlara yaptıklarının yanlış olduğunu, bir tür şiddet uyguladıklarını kabul ettirmek olanaksızdır. Kendilerini savunurlarken eleştiri yaptıklarını, bunu da onun (mobbing kurbanının) iyiliği için yaptıklarını ileri sürüp işyerindeki verimliliği artırmak gibi "ulvi" bir amaca hizmet ettikleri üzerine bir sürü şey sayabilirler...

Buradan şu sonuç çıkmakta burada sadece mobbinge maruz kalanın tedavi edilmesi tek başına sorunu çözmüyor. Mobbinge maruz kalan kişi ne kadar ruhsal sorunlar yaşıyor ve/veya yaşayacaksa ondan daha ileri bir ruhsal sorun sahibi olan kişi mobbingi yapan kişinin ta kendisidir.

Aile içinde, okullarda çocukların maruz kaldığı şiddet olarak mobbing giderek yaygınlaşıyor. Çocukların, gençlerin evden, okuldan uzaklaşması bazı kötü alışkanlıkların edinilmesinin olduğu gibi intiharların da nedeni olabilmektedir. Okulda bazen öğretmenin, bazen arkadaşlarının yaptığı mobbingin gençler ve çocuklar üzerinde etkisi daha yıkıcı olmakta ve ilerde yaşamın her alanında etkisini sürdürebilmekte.

Çok çocuklu ailelerde bu olgu daha sıklıkla yaşanabilmektedir. Kardeşler arasında oluşan kamplaşma ile başlayan ve süren mobbing çok yaygın rastlanan bir olgu. Ailenin özelikle de ana ve babanın kız ve erkek çocuklar arasındaki ayrımdan dolayı yaşanması da oldukça yaygın bir başka biçimi.

Ancak en yaygın biçimi de Türkiye Milli Eğitiminin eğitim sistemi çocuklar üzerinde bir terör gibi uygulanan mobbing olması anlamında anılmaya değer. Çocukların çok erken yaşlarda okul, kurs, dershane ve ev arasında sıkışmaları da bir anlamda mobbing olarak en yaygın ve kitlesel uygulanış biçimidir...

Hasan Kaya

www.hasankaya.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üç yıl sonra yorum yazıyorum kıymetli yazınıza. İnternette insanların, bir başkasını niçin zor duruma sokmaya çalıştıklarını araştırırken rastladım "mobbing" olgusuna. Bu bozukluğun sadece işyerleri ile mi sınırlı olduğunu araştırırkende sizin yazınıza rastladım. İlginç olan, eşler, ebeveynler ve kardeşler arasında bile mobbing olgusunun söz konusu olduğundan bahsetmeniz. Bu konuda ulaşabileceğim makaleler hakkında bilgi verirseniz sevineceğim. Mobbing'ten nasıl korunabileceğimiz de çok önemli bir soru benim için. Hangi yöntemle?

Ayhanım Sun 
 27.01.2012 13:10
 

Güzel yazınızı okudum. Bu kelimenin anlamını bilmiyordum ama durumu yaşadım. Ben bir mobbing kurbanıyım. Sizin söylediklerinizin birçoğuna uyuyor. 54 yaşındayım. Moskova'da işe başlarken şefimin kim olacağını bilmiyordum. Dediği her şey kutsal kitaqp gibi doğru olan 40 yaşında bir bayan çıktı. Yalnız bir örnek vereceğim. Olmayan bir dosyayı saatlerce raflarda aratıp sonra bilgisayardan ben buldum deyip çıkarmak. Bunun gibi şeyler bir yıl sürdü. Son üç ay işe her gün işten çıkarılacağım korkusu ile gittim. Korkunun ecele faydası yok. Ne yazık ki iyi çözüm de yok. En azından adını koymuş olduk. Teşekkürler. Saygılar.

Mehmet Sinan Gür 
 23.10.2009 5:45
Cevap :
Evet anlatıklarınız sizin de bir Mobbing kurbanı olduğunuz belli.. Geçmiş olsun...  23.10.2009 12:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 154
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 995
Kayıt tarihi
: 11.09.09
 
 

Mart 1959 Erzincan doğumlu, İzmir de yaşıyor.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster