Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
640
 

Sidik üzerine muhabbetler!

Sidik üzerine muhabbetler!
 

Cumhuriyet Türkiyesi bir yılı daha geride bırakıyor. 2008 yılını tamamlamamıza çok az bir süre kaldı.

Cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne tartıştıklarımız ise hiçbir zaman değişmedi, gelişmedi.

Hala laiklik, hala etnik tartışmalar, hala başörtüsü-türban, hala irtica korkusu.

Bir de geri kafalı, geçmişe takılı yaşayanlar var. Sürekli korku kültürü yayarak insanları kontrol altında tutmayı amaçlıyorlar.

“Ayakta işemek kabir azabına sebeptir!”

Komik mi? Bence tam bir rezilliği ifade ediyor, bu yazı.

Bu yazının bulunduğu yer bir cami tuvaletinin duvarı. Balıkesir’de sık sık pisuarları kırılan cami tuvaletinde bir kez daha pisuarlar tamir edilmiş. Tamir ücreti cami cemaatinden toplanan paralarla karşılanmış.

Fakat bu kez de tamir edilen pisuarların bulunduğu duvara “Ayakta işemek kabir azabına sebeptir” yazılınca ortalık karışmış.

Balıkesir Müftüsü çıkan tartışmalar üzerine: “İslamiyette ayakta işemek doğru değildir. Bir hadiste, peygamberimiz sidikten kaçınılmasını emretmiştir. Kabir azabının çoğunun bundan kaynaklanacağını ifade etmiştir. Çünkü sıçrama, insanın elbisesine geri gelme ihtimali ayakta yapıldığı zaman daha fazladır. Ayrıca oturarak işenirse idrar torbası tamamen boşalır. Ayakta yapılırsa, idrarın bir bölümü içerde kalır, ileride hastalıklara yol açar. Kırma olaylarını İslam heyecanına kapılan gençlerimizin yaptığını düşünüyorum.”demiş.

Ayakta işerken üstüne sidik sıçratıp sıçratmama konusuna kadar girilmiş yani. Allaha şükür kişisel temizliğime dikkat ediyorum. Bugüne kadar alıştığımız bir yol, yöntem var. Bilimsel olarak da prostata sebep olduğu ifade edilen idrar yapma yönteminin dini korkularla ifade edilmesi bana komik geliyor açıkçası.

“Kabir azabı çekersiniz, aman oturarak işeyin” demek yerine “bilimsel incelemeler sonucunda ayakta işemenin prostata yol açtığı kanıtlanmıştır” demek çok daha mantıklı değil mi?

“İdrar yapma” eylemini ifade eden şu kelime bile bir o kadar argo ve sinir bozucu gelmiyor mu zaten?

Korkutarak öğretmek, korkutarak diz çöktürmek her zaman daha kolay geliyor bizlere.

Korkmadan bir şey yapamayan bir milletiz.

Harekete geçmek için ya da bir şeyler yapabilmek için birilerinin bizleri korkutmasını beklemeyelim.

Bu çağda bu tür cümlelerin altında ezilmeyelim.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eskiden tuvaletlerin büyük kısmı açıkta olurdu yada dört tahtayı çevirip 'al sana hela' derlerdi. Alt kısmı açıkta; kışın oraya da kül dökülürdü. Yani yazın, afedersiniz bokluk, kışın küllük diye anılırdı o bölümü helanın. Bize de sıkı sıkı tembih edilirdi, "bokluktan yada küllükten şu şu duaları okumadan geçmeyin, ağzınız gözünüz eğilir!" Yani öğretilen korku üzerine. Oysa, "çocuklar, oralar yazın şu mikrobu barındırır, kışın şu sakıncası vardır hasta olursunuz, sağlığınız bozulur" demediler. Günün koşullarında bilgisizlikten olduğunu düşünürdüm. Görülüyorki o kafa bu çağda hala yaşamakta, ilginç!.. Selam ile, H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 27.12.2008 9:25
Cevap :
Valla çok iyi bir biçimde açıklamışsınız elinize sağlık.  28.12.2008 0:10
 

Peygamberimiz buna benzer bir çok hadisinde böyle yöntemlerle öğütlerde bulunmuştur. Mesela ağız temizliği ile ilgili hadisinde şeytan tüner demiştir. Bilimsel açıklamadan o zamanın insanının anlaması beklenemezdi. Bu şekilde şeytan yerine mikrop deseydi kimse anlamaz ve ne diyor bu diye itirazlar olurdu. Herkesin bildiği şeytan imajıyla etkileme yoluna gitmiştir. Bilimsel konuşmak karşı tarafın anlayışıyla sınırlıdır. Ama yerleşik bir şeytan var.

Ahmet Balcı 
 27.12.2008 1:39
Cevap :
Günümüz anlayışından bahsediyorum. 1400 yıl öncesindeki şeyleri sorgulamak beklenemez zaten.  28.12.2008 0:12
 

Sevgili Buğra, başka konularda korku kültürünün yaşatılmasına ben de senin kadar karşı çıkmışımdır..Ancak, şu işemekle ilgili konuyu, korku edebiyatı içerisine almana şaşırdım..Gerçekten de Peygamberimizin ayakta işemekle ilgili uyarısı vardır.Ayakta işemenin hijyenik olmayacağı anlamında bir uyarıdır..Kabir azabının çoğunun iyi temizlenememekle ilgili olduğuna dair uyarısı da vardır. Bunların söylenmesi niye kötü olsun..Nihayet kararı insanlar kendileri verir..Ben, özellikle kamuya açık yerlerde, tuvalete gitmek konusunda çok dikkatliyimdir..Çünkü ne tuvaletlerin, ne klozetlerin(çoğu yerde klozet var artık) hijyenik olduğu konusunda kanaatim yok..Birileri pisuvarları kırıyorsa bu şapşallıktır elbette..Ancak doğru yöndeki uyarılar niye kötü olsun..Ayrıca yazıya ilişkin seçtiğin resim de bu konuya yakışmamış.Umarım uyarıma alınmamışsındır...Selamlarımla..

ali açıköz 
 27.12.2008 1:05
Cevap :
Yok alınmadım tabi ki de sadece vurgulamaya çalıştığım şey artık cehenneme gidersiniz anlayışının bırakılığ biraz daha gerçeğe akla mantığa yakın açıklamalar yapılmasıdır. Teşekkürler.  28.12.2008 0:13
 

Bizi de eskiden "Bu kış Komünizm gelecek" diye korkuturlardı:)

Ümit Culduz  
 27.12.2008 0:50
Cevap :
O bile biraz akla ve mantığa dayanan en azından üzerinde düşünülmüş bir senaryoymuş demek. Halimize gülsek mi ağlasak mı bilemedim?  27.12.2008 1:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2123
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster