Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '11

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
1026
 

Sıfat fukaraları

Sıfat fukaraları
 

Eğitimlisi eğitimsizi; köylüsü kentlisi; genci yaşlısı; ünlüsü ünsüzü; okumuşu okumamışı; neredeyse her kesimden her vatandaş beğendiği bir nesne, bir etkinlik veya bir görüntü ya da herhangi bir olgu karşısında “basıyor” güzel’i: güzel ev, güzel araba, güzel yemek, güzel film, güzel kitap, güzel beste, güzel müzik, güzel manzara, güzel hava, güzel hayvan, güzel insan, güzel düşünce, güzel haber, güzel sonuç...  

***  

Mükemmel, muazzam, harika, harikulade, fevkalâde, olağanüstü, müthiş, şahane, şaheser, eşsiz, kusursuz, eksiksiz, güzide, mutena, seçkin, mümtaz, emsalsiz, benzersiz, haşmetli, görkemli, büyüleyici, konforlu, çalımlı, afralı, şatafatlı, gösterişli, anıtsal, dehşetengiz, gerçeküstü, doğaüstü, insanüstü, ender, nadide, adamakıllı, esaslı, güçlü, capcanlı, zinde, dinç, devasa, alışılmamış, nitelikli, mütenasip, cazip, alımlı, şık, zevkli, cazibeli, keyifli, sevimli, şirin, neşeli, şen, ferah, huzurlu, tasasız, rahat, hoş, stressiz, zevkli, okşayıcı, sağlıklı, kazançlı, yararlı, uygun, nefis, enfes, lezzetli, leziz, tatlı ve bunlar gibi daha onlarca sözcük veya betimleme gücüne sahip ifade varken; herkes “basıyor” güzel’i...  

***  

Ne kadar garip, ne acayip, nasıl da tuhaf, oldukça müfrit, pek de aşırı, kötü mü kötü, müthiş zararlı, ayrıca tehlikeli, epeyce zavallı ve anadiline bir hayli yabancı bu kuşağın sığlıkta eşsizliğinin gök gürültüsüdür “güzel” sıfatını neredeyse her tümcesinde joker gibi kullanması...  

***  

Bas güzelim bas; her gördüğüne bas güzel’i... Bas ki, beğendiği her şeye nice nays’lar basan dil fukarası İngiliz ergenlerinden kalmasın farkın. Kalmasın ki, dışarı üflenen aklını yansıtan anadilinde sadece bir ön ad kalacak kadar “sadeleşsin” Türkçen! İşte belki o vakit fukara dilinin yaratacağı biçare dünyanda her şey “çok güzel” ve hem de ”veri nays” olabilir!  

*  

Günün sözü: “Bir kimsenin ne söylemesi gerektiğini bilmesi yeterli değildir; nasıl söyleneceğini de bilmesi gerekir ”  

*  

Günün bağlantısı: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=315648 (Asabi Kedi)  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sıfatlar konusunda derslerimde de aynı sıkıntıyı yaşıyorum. Öğrencilerim örnek bulamıyorlar. Güzel, iyi sözcüklerine takılıyorlar. Bu yazınızı okuyunca sınıfta yaşadığım örnek krizleri gözümde canlandı. Verdiğim sayısız örneğe rağmen üç beş sıfat kullanmaları beni yaralamıştı. Paylaşımınız ve ince bir noktaya değinmenizden ötürü çok çok teşekkür ederim.

semrin sahin 
 02.02.2012 21:03
 

"Güzel" bir konu ve siz çok "güzel" ele almışsınız :) Şaka bir yana, "güzel" sözcğünün bu kadar (tabiri caizse) bodoslama tüm o diğer hoş, latif sözcüklerin yerini alıverdiği zamanı anımsıyor musunuz? Ben söyleyeyim: Bir on yıl kadar önce İbrahim Tatlıses bir TV programında, "Güzel insan" tanımını kullandı. Sözünü ettiği kişi ise bir erkekti ve bu toplum erkeğe "güzel" demiyordu o yıllarda. Önce bir şaşkınlık hali, ardından popüler oluverdi bu tanımlama. Önüne gelen, değerli bulduğu herkes için "güzel insan" demeye başladı ve devamında beğeniye hitap eden herşey "güzel" ile tanımlanır oluverdi. Ve kısırlık, yetersizlik, sıfat fukaralığı aldı başını yürüdü... Harika bir konuydu. Teşekkürlerimle size.

Emine Supçin 
 28.07.2011 4:00
Cevap :
Hımmm... Bir eksiğimi daha hissettirdiniz bana Emine Hanım ve bunun için size teşekkür ediyorum içtenlikle... 16 yılım yurtdışında geçtiği için, Kenan Evren'in 1980 darbesinden sonraki Türkiye'nin değişimini -onca okumalarıma ve araştırmalarıma rağmen- hâlâ tam olarak öğrenememiş olduğumu keşfettirdiniz bana!.. İbrahim Tatlıses'e yakında olacağı ameliyatta başarılar diliyor ve sol tarafının da normal hareketlerine kavuşması için dua ediyorum. 200 sözcüklü bir dağarcıkla konuşan insanları toplumun önüne model olarak koyarsanız, bu hareketinizin sosyolojik sonuçlarının ne kadar kısırlaştırıcı, daraltıcı, sığlaştırıcı ve betonlaştırıcı olacağını belki öngöremezsiniz; ama bunların olacağını söyleyen sosyal bilime ihanet etmiş olursunuz. Bunu Batı da yaptı ve cezasını çekiyor! Diğer bir bakışaçısıyla şunu söyleyebiliriz: Belki bütün bunlar bilinçli bir toplum mühendisliği projesiydi. Bu sayede futbolla, pop müzikle ve alkol-uyuşturucu ikilisiyle halklar uyuşturularak kontrol altına alınd  28.07.2011 9:08
 

Bu bloğunuzu okumamışım, atlamışım nedense ? Şimdi anladım, şiirinize yazdığım yoruma verdiğiniz tepkiyi... Hay Allah, ben de ne diyor Mehmet bey diye düşünmüştüm epey:) Haklısınız, "güzel" ben de çok kullanıyorum, ama aklımda bulunacak bundan sonra diğer sıfatlar da. Bu yazıyı okuyunca ve bu duruma düştükten sonra, bulunmak mecburiyetindeler artık :))) Teşekkürlerimle...

ışık kaplan 
 26.07.2011 18:23
Cevap :
Eleştiriye açık insanlara duyduğum saygının oranı diğer erdemlere duyduğum saygıya oranla çok daha yüksektir Işık Hanım. Ve "Başkaları seni eleştirmeden, sen kendini eleştir." özdeyişi de hep kulağımda küpedir. Sizde ikisi de var. İyi ki varsınız ve yapıcı olsa dahi eleştiriye kapalı bir toplumda umut çiçeği gibi açtınız bu dip notla. Çok teşekkür ederim. Selamla, sevgiyle, derin saygıyla...  26.07.2011 22:58
 

perfect... have nice day.with love.

papatya650 
 22.07.2011 14:39
Cevap :
:-))  22.07.2011 17:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 3490
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 1945
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster