Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '12

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
98
 

Şifresiz yaşam için

Şifresiz yaşam için
 

Cici Kızım Anadolu Lisesinden bu yıl mezun oldu.


Bugün uyum programları veya üniversite ortamına hazırlık süreçleri uygulanamadığı için üniversite ortamı ve üniversitelik bilincinin de yine çocuklarımızın zihninde yeterince gelişmediğini Çukurova Üniversitesinden Prof. Dr. İbrahim Ortaş da söylüyor. (*)

    Bütün bunların sonucunda doğal olarak çocuklarımız üniversiteyi, lisenin bir devamı gibi algılıyor.

    Bugüne kadarki ana-baba deneyimimize dayanarak söylüyorum; evlatlarımızın geneli üniversiteyi bir meslek edinme aracı olarak görmektedirler. Bu anlayış yaşama faklı bir bakış açısı ile bakma konusunda yeni bir heyecan, aşk ve isteklendirme yaratır mı sizce?!

    Üniversiteyi bir bilim ve felsefi tartışma ortamı olarak görüp, kendini geliştirme, sosyalleşme, geleceğini şekillendirme konusunun gerek ailede işlenmemesi gerekse de öğrencilerimizin müzakere alışkanlığının olmaması nedeniyle bilgi ve düşünce üretme sürecine bir katkısı olamıyor.

    Bu eksik yanımız, hayata hazırlık niteliğinde olması gereken lise yıllarımızda dil bilgisi yanında, tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji derslerinin gereği gibi verilmemesinden kaynaklanıyor.

    Özellikle çocuklarımıza tarih bilinci vermemiz anlamlı olacaktır. Her konuda geçmişi bilmek ve geçmişten geleceğe akış sağlamak hem farkında olmak, hem de düşünsel derinlik yaratacaktır.

    Çocuklarımızın "-izim" etkisine girmeden, şifresiz bir yetişkin olarak kendilerini geliştirmeleri önemlidir. Bütün etkilerin üstüne çıkarak özgür düşünebilmek hem özgüveni artırır, hem yepyeni gelecekler sağlar. Evlatlarımızın değişik ihtiyaçlarını karşılama konusunda kendilerine yanaşan, maddi ve manevi yardım sağlayanların peşine takılmak "veya katılmak" yerine kendi öz benliklerine ve değerlerine güvenerek şifresiz, özgür birer öğrenci olarak yetişmeleri, hayati önemi haizdir. Evlatlarımızın, geleceğe yönelik kendi hayati yol haritalarını bilerek çizmeleri gerekir. Omurgalı olmak, küçük çıkar ilişkilerine tenezzül etmemek, kendi ayakları üzerinde durmak...

    Bunların ilke haline getirilmesi, evlatlarımız için uzun vadede kendi yararlarına olduğu gibi, özlenen bir ülke yönetimi için vazgeçilemez davranışlardır.

    Günümüzde hayatın zorluğu, insan ilişkilerinde ciddi tahribatlar yaratmaktadır.     Rüzgârın estiği yöne göre hareket etmek, küçük çıkar, makam ve mevkiler için inanmadığımız süreçlere girmek bize şeref vermez ve omurgayı başından zedeler. Omurgalı davranmak, durduğumuz yeri bilmek ve oradaki duruşumuz, saygınlık kazandırır. Güç kimde ise ona göre yön almak, güç sahiplerine hizmet etmek, daha yüksek makamlara gelmemizi sağlayabilir. Ancak insanlık ve tevhit tarihi, çıkarları için her türlü yanlışı kabul eden kişilerin özgür olamadıklarını ve kendilerini o makama getiren kişilerin baskısından çıkamadıklarını gösteren örneklerle doludur.

    Yepyeni bir eğitim-öğretim yılına daha başlarken ve bugünden geleceğe harita oluştururken, evlatlarımıza omurgalı olmayı öğretmemiz gerekir.

    Öğretmenin en doğru yolu örnek olmaktır. Kurtuluş Savaşı kahramanlarında görüldüğü gibi hayatı pahasına Anadolu’nun küllerinden yepyeni bir dünya yaratmayı göze alabilmek demektir.

------
    (*) Üniversiteyi Kazanan Yeni Öğrenciler Kendilerini Yeni Döneme Hazırlamalıdır.
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi, iortas@mail.cu.edu.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 266
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 991
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster