Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '10

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
460
 

Sigara bırakma merkezleri

Sigara bırakma merkezleri
 

Dünyada günümüze kadar üretilen ve yaygın olarak satılan bir çok sanayi mamulü vardır ancak bu konuda en büyük başarı hangi ürün üzerinde sağlanmıştır?
Alet edevat, otomobil, uçak, telefon, cep telefonu, bilgisayar, televizyon? Hangisi?
Cevap; hiç biri! SİGARA ! Evet yanlış okumadınız. Cevap sigaradır. Her gün sadık bir köle gibi nakit para vererek satın alınır. Düşünülebilir ki, cep telefonu da oldukça yaygın. Ancak sigara için bir ayda verdiğiniz bir para karşılığında alınabilir ve her ay bir cep telefonu almazsınız ve bu işlemi 30 yıl sürdürmezsiniz.
Ve yine dünyada başka bir örneğine rastlayamazsınız ki, sağlığa zararlı olduğu, üstelik çok zararlı olduğu tescillenen bir ürünün üretimi ve satışı yasaklanmasın fakat komedi oyunu oynar gibi satın alıcılarına fiziki kullanım şartlarında ortam kısıtlamaları getirilsin. Hem de hangi yüzyılda!

Sigara sanayi, ticari başarı anlamında diğer tüm sanayilerden uzak ara önde başarılıdır. Aynı zamanda pazarlama stratejisi açısından da diğer tüm pazarlama dehalarına şapka çıkartacak düzeyde öndedir. O kadar ince ve dahiyane biçimde yapmışlardır ki pazarlamalarını, gezegenin tamamına hitap etmekteler ve milyarlarca insanın programlanmış robot gibi ürünlerini her gün ve aksatmaksızın satın almalarını sağlamaktalar.

Son günlerin popüler filmi AVATAR’ ı izlediniz mi bilmiyorum. Eskiden çizgi filmlerde canlandırılabilen sahneler artık insanlarla çekilebiliyor üstelik üç boyutlu.

2154 yılında geçtiği varsayılan filmde, belli ki insanoğlu ölümsüzlüğü keşfetmiş (eğer beyindeki anılar kopyalanabilir ve ayrıca klonlama işlemiyle bedenler hızla oluşturulabilir ve de o anılar o bedene aktarılabilirse yaşlanan bedeni imha edip o yeni bedende yaşamaya devam edebilirsiniz”) ve bir başka yıldızın hayat olan gezegenine gidiyor (rüyalarında görürler ancak; o kadar uzaktır ki yıldızlar birbirine ışık hızında giden bir araç yapmak başarılsa bile – ki olmaz çünkü maddenin enerjiye dönmesi gerekir- birkaç yüz yıl hatta bin yıl seyahat etmek gerekir) ve o gezegende bol bulunan çok önemli bir madeni dünyada kullanmayı hedefliyor. Bu projenin en önemli mimarı ve aynı zamanda insanlık anlayışı üst düzeyde ve son derece karizmatik bilim kadını ise ilk göründüğü sahnede sinir aktarımı yapan cihazdan çıkar çıkmaz “ nerde benim sigaram” diyor. Vay canına!
Çeşitli yönleriyle fırtınalar kopartılan filmin yegane amacı bu olmasın sakın?
Şayet Hollywood’un en önemli film şirketlerinden bir kaçının sigara sanayicilerine ait olduğunu bilmiyorsanız, bu yaklaşım ütopik bir düşünce gibi görünebilir. Türk sineması dahil tüm dünyadaki sinema yapım şirketlerine sigara içilen sahnelerin ilavesi halinde yüksek miktarlarda para ödendiğini bilmiyorsanız da dudağınızı bükebilirsiniz bu düşünce karşısında.
Ya da, 1950-60 lı yıllarda, hastanelerimizde, moralleri yükselsin diye hastalara sigara dağıtıldığını, 70’ li yılların sonuna kadar ordumuzda askerlere sigara dağıtıldığını da bilmiyorsanız, amma abartma diyebilirsiniz.

Sigara tiryakilerinin sigara içmelerine yönelik fiziki ortam kısıtlaması getiren yasaklar ise satışlara darbe vurmadığı gibi, büyük pastasını yine sigara sanayicilerinin yediği , nikotin bantları, nikotin sakızları ve daha trajik olanı, nikotin bağımlılığı! yok edici cihazlar, haplar gibi yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Söz konusu devasa pastadan bir parça alma gayretiyle, bu ürünleri öneren, cihazlarla uygulama yapan sigara bıraktırma merkezleri veya kendi gayretiyle bitkisel haplar, sıvılar üretenler ortaya çıkmıştır. Tiryakilere bol şans diliyorum. www.onlinesigarayason.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok önemli bir konuya yer vermişsin sağolasın.Bağımlılık çok kötü bir durum,hele bu sigara konusu,ölüm korkusunun bile önüne geçebiliyor.Ben hayatımda hiç başlamadım,oysaki tiryaki bir anne,baba,kardeş duman altı bir aileden geliyorum, içmeden sağ çıktım:)).Onların dumanına kızdıkça ben içmem diyerek. Şimdi kendimi takdir ediyorum,zorlukları yaşayanları gördükçe.Bu güzel konuyu işlediğin için teşekkürlerimle,sevgiler,içtenlikler.

Şerife Mutlu 
 04.02.2010 22:42
Cevap :
Bir takdirde benden size. Teşekkür ederim Şerife'ciğim.. Sevgilerimle..  06.02.2010 13:51
 

O tiryakilerden biri de benim Fugen hanım. Günde bir, bir buçuk paket arası değişse de... Ama yasakla da olmuyor. Daha özel, daha farklı bir desteğe gereksinim var gibi... İrade eksenli! Şans dilemişsiniz ama bizimkisi şansızlık galiba. Kişinin kendi bilinç(siz) eylemiyle yol açtığı bir şansızlık! Yaşam karşısında onca düzeysizliğe, arsızlığa, vurdumduymazlığa karşı dik durayım, tok durayım derken ödenen bir diyet gibi...

Ersin Kabaoglu 
 02.02.2010 17:20
Cevap :
Ersin bey, yazı dizisini ben okuduğum makalelerden çok hassas bir konu diye yayına veriyorum.Ve özellikle yazı sonunda link adresi veriyorum. Gerçekten o kadar dertliyseniz sigaradan yana bir deneyin isterseniz..Sigarasız günler diliyorum.. Saygılarımla..  02.02.2010 20:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 08.10.07
 
 

İnsanın insanlara verdiği değerlere sahip çıkılmazsa İNSANLIK ölür.. Önce değerlerimize sahip çık..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster