Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '15

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
3908
 

Siğil nasıl geçer? Benim ki nasıl geçti? Mistik yöntem.

Siğil nasıl geçer? Benim ki nasıl geçti?  Mistik yöntem.
 

Görsel internetten alınmıştır.


Öncelikle size siğiller hakkında çok kısa bilgiler vermek istiyorum;

Siğil, derinin üstünde çıkan Human Papilloma Virüs – HPV olarak adlandırılan ve bulaşıcı olan bir enfeksiyondur. Siğillerin biçimi, boyutu nerede oluştuğuna göre değişiklik göstermektedir. Oluşma nedeni bağışıklık sisteminin güçsüz olmasıdır. En çok görülme yaşı 10-20 yaş arasıdır. Günümüzde hiçbir tedavi yönteminin kesin sonuç garantisi yoktur ve yapılabilecek en iyi şey bağışıklık sistemini güçlendirmektir.

Bu kısa bilgilerden sonra, kendimin başımdan geçen, yıllarca süren siğil problemini ve nasıl geçtiğini anlatmak istiyorum.

Ortaokul yıllarımda iken ellerimde, ne olduğunu bilemediğim ve sonradan siğil olduğunu öğrendiğim sert kabarcıklar oluştuğunda çok korkmuştum. Kısa bir sürede ellerimin her yerini kapladı. Bazıları küçük, bazıları büyüktü ve fiziksel olarak çok kötü görünüyorlardı. Ellerimi böyle görenler ellerime dokunmak istemiyorlar ve benden uzak duruyorlardı, bu durum benim psikolojimi bozmuştu.

Gittiğim doktorlar ve eczaneler kesin tedavisinin olmadığını söylüyorlar, siğillerin üzerine sürmem için çeşitli kremler veriyorlardı. Sonuç olarak hiç biri işe yaramadı ve artmaya devam etti. Bu durum çok canımı sıkıyordu ve ergenliğin de verdiği stresle psikolojimi etkiliyordu. Bir gün evde yalnız iken, dayanamayıp jiletle birkaç siğilimi dibinden kestim. Çocuk aklı işte, fakat akan kanı uzunca bir süre dindiremedim. Annemler eve gelip bu manzarayı gördüklerinde şok olmuşlardı ve bana çok kızdılar. Ben çektiğim acıyla kalmış, kestiğim yerlerden yine büyümüşlerdi. Siğillerle olan savaşım uzunca bir süre devam etti. Geçmesi için denemediğim yöntem kalmamıştı, kim ne derse yapıyordum.

Aradan geçen aylardan sonra, ellerimdeki siğiller birkaç gün içinde yok oldu, hem de hepsi, bir tane bile kalmamıştı. Bu duruma çok şaşırmış ve tarif edemeyeceğim kadar çok sevinmiştim. Siğillerim tamamen geçtikten sonra annem, olan biten her şeyi anlattı.

Annem, siğillerden dolayı psikolojimin etkilendiğini görüyor ve çok üzülüyordu. Birinden duyduğu bir yöntem üzerine, bir Cuma günü, Cuma namazının salası ve namaz vakti arasındaki zaman aralığında, köyd ki tarlamızda bulunan çam fidanlarından birinin dalını kopmayacak şekilde kırmış. Kırdıktan sonra, siğillerimin geçmesi niyetine bildiği surelerden bir kaçını okumuş (Belli bir sure, sayı, sıra yok). O kırdığı çam dalı kuruduğunda(yaklaşık on beş gün sonra) benim siğillerimin geçtiğini söyledi. Neden bana söylemediğini sorduğumda, geçene kadar bilmemem gerektiğini söyledi. O günden sonra bir daha vücudumda siğil çıkmadı.

Anlattığım bu olaya birçok insan inanmadı. Burada okuduktan sonra da inanmayan çok kişi olacaktır. Kesinlikle, kimse inanmak zorunda değil. Sadece, benim siğillerimin yıllarca o kadar uğraştan sonra nasıl geçtiğini anlatmaya çalıştım. Benim annem, çok saf ve içinde en küçük bir kötülük bulunmayan tonton bir Anadolu kadınıdır. Ben de siğillerimin geçmesine çok şaşırmıştım ama şuan bunu annemin içten, temiz duygularla yaptığı duaya bağlıyorum. İçten gelerek yapılan duaların gücünü tartışmaya bile gerek yok. İsteyen tesadüf der, isteyen dua.

Sağlıklı bir ömür geçirmeniz dileğiyle...

Herkese sonsuz saygılarımı sunuyorum. 19.10.2015 / Özkan SARI

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hay Allah! Yine mi sen? dediğinizi duyar gibiyim. E benimde bir siğil anım var napim :) Tesadüf bu ya ben de ortaokula gidiyorum. Bir baktım ayağımda iki parmağımda sert amorf yapıda küçük kabartılar. Çok kötü oldum. Hemen pomatlar falan kullandım ama nafile. Evde bir dua kitabı vardı. Bir gün karıştırırken baktım ki,siğil duası diye bir dua var. Okudum ama nerde, aradan kaç gün geçti hala siğiller yerli yerinde. Babamın duaları çok etkiliydi. Bana nazar duası okurdu bazen. Öyle esnerdi ki okurken, ah derdi gözleri çıksın, kızıma fena nazar değdirmişler :)En iyisi babama söyleyeyim dedim ama inanmıyorum geçeceğine. Baktı, mırıl mırıl dualar okudu. Baş parmağıma tükürüğünü sürdü ama yanındaki parmağa sürmedi. O küçüktü galiba ben de umursamadım. Ertesi sabah baktım ki,tükürüğünü sürdüğü geçmiş öteki duruyor. Ya baba dedim bu bir mucize, ötekine de sür şunu, aynı seremoni ertesi gün o da yok olmuştu. Çıkan sonuç; sevgi.Babam beni öyle severdi ki, böyle bir sevgi görülmemiştir. Sevgiler

SAYHAN 
 31.08.2018 9:59
Cevap :
Yine mi siz? dermiyim. Aksine memnun oldum :) Yorumunuzu merakla okurken geçen her kelimede içime bir tedirginlik üşüştü. Acaba anınızın sonunda ne oldu diye hızlıca okudum. Sonunda da derin bir oh! çektim. Benimki geçmedi inanmayın böyle şeylere diyeceksiniz diye beklerken, geçti deyince rahatladım :) Benim yazımın sonunda, sizin de yorumunuzun sonunda değindiğiniz gibi... Herşey inançla yapılan bir dua ve lekesiz, saf, katıksız bir sevgiden ibaret. Siğilsiz günlere inşallah... Saygıyla...   31.08.2018 20:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 337
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3066
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster