Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '17

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
304
 

Sihor Dondurmacısı

Rusby amca, deniz kızlarının verdiği (kırılmayan inciden yapılmış) dondurma spatulasına sahip dünyadaki tek kişiydi. Firavia  ülkesinin güney fiyortlarından birinde Racon ailesinin 332. üyesi olarak dünyaya gelmişti. Çocukken de kızıl saçlı (yukarıdan aşağı inen tepesindeki) saçları ile sevimli olduğu kadar kırmızı burunlu bir çocuktu. Kasabaları gezme görevi aileden kalan yadigar dondurma arabası ile şimdide buraya gelmişti. Arabasında ıhlamurlu, ıspanaklı, jelibonlu dondurmaların yanında içeriğini sır gibi sakladığı birbirine karışmayan renklerden ve tatlardan oluşan çok hoş kokan peri kızları, bulut, mutluluk gibi çok güzel dondurmaları da vardı. Bunları size anlatan  ben Corcin. Çilli ve akıllı kız kardeşim Marle ile ilk olarak onu kasabamızın San Klia adlı en büyük meydanındaki çınar ağacının altında kocaman ışıldayan gözleriyle, bir çocuğa dondurma verirken görmüştüm. Kız kardeşimle ilk dondurmamızı alışımız haziran ayının 14' ü idi; hafta sonu tatlı kotamızı kullanmıştık. Bana ilk olarak şöyle dedi: Merhaba çocuklar! Bu dondurmaları çok seveceksiniz ve tekrar geleceğinize eminim diye gülmüştü. 144.yermiş burası... Onun kasabaları gezmesi (ölene dek) aile geleneğiymiş. Ailesi komşumuz Astragan ülkesinden gelmişler bir zamanlar. Hatta kraliyet ailesinin dondurmacısı dahi olmuşlar uzun yıllar. Tarih sayfalarında Astragan'ın üçyüz yılda çok ileri giden ekonomi ve insanlardaki düzelme efsane olarak hala anlatılmaktadır. Rusby amca bunda onların payı olduğunu hep duyduğunu söylerdi. Daha öncesinde ülkede karanlık bir dönem hakimmiş. Neyse gelelim bizim kasabamız Versiu' ya gelen Rusby amca kasanın dışında kalan bir misafirhanede kalıyordu. Dondurma arabası çok ilginçti. 211 yıllık olduğu hiç belli değildi. Sedef renginde üç katlı idi. Çok güzeldi ve resimler süslüyordu dışını. Dondurma yiyen çocuklarda  ve büyüklerde de belli bir süre  sonra değişimler yaşanmaya başlamıştı. Çocuklar gülmeye,büyükler iyi olmaya başlamışlardı. Sanki sihirli bir değnek değmişti.Kötülükler, çirkinlikler, yoksulluklar yerini güzelliklere, zenginliğe, iyiliğe bırakıyordu... Çok sevimli, kasketli ve minyon yüzlü sokakta yaşayan Soli adlı çocuğu geçenlerde evlat edinildiği ailesinin arabasına binerken gördüm çok mutlu gülüyordu. Kasabada aksi ve kötülüğüyle ün salmış tüccar Arc Fux' da çok iyi yardımsever  bir insana dönüştü. Sihor dondurmacısı bir kez daha görevini tamamlamıştı.Beyaz üçgen şapkası ile mutlu kasabalılara son kez elveda dedi. Gece saat 21 kargo treni ile gitti.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 97
Kayıt tarihi
: 22.02.17
 
 

Pedagogum.Hobilerim; okumak,psikoloji, tiyatro,biyoloji,antropoloji,spiritüalizm,fizik,film,müzik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster