Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '18

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
35
 

Şiir, Okur, Ozan İlişkisi

Şiir, Okur, Ozan İlişkisi
 

Tüm örneklerden işlevsel dönüştürücü şiirin ozanın önüne geçtiğini, şiir ozanın olmaktan çıkıp okurun yeni yaratımlarına açık olduğunu görüyoruz, kavrıyoruz.

Bu dönüşüm yeni kavrayışlara yöneltir ozanı, okuru.Salah Birsel, Şiirin İlkeleri adlı yapıtında şiirde asıl olan dilin söyleyemediğidir gerçeğini vurgular.

”Şiir yazdığımız sözcüklerle değil dışarıda bıraktıklarımızla yazılır.” yargısı şiirin dille sınırlı kalamayacağı anlamındadır.

Dilin değişimi, başkalaşımı imgeyle gerçekleşir. Bu, biçemin ve sesin açığa çıkması imgenin dönüşümüyle üst imgeye açılır. Böylece şiire ulaşılır.

Sözcükler arasındaki bağlantılar, gerilimler, yeni birleşimler; şiirin devingenliği, gerilimi ozanın önünde yer alırken imge içeriği yakalanarak şiir dönüştürülür. Bu aşamada söz sanatları işlev üstlenebilir. Bu gerçeği ozanın gerçekleştirmediğini kim söyleyebilir!

Etkileşim, dilsel, güzelduyusal, eytişimsel bilinç, görüngünün sürekliliği, çatışmalar ozanın duyabildiği, duyurmak istediği dingin ya da devingen gizil güç ozanların bilinci, usu olarak açıklanabilir mi? Ozan imgeyi nereye, neye açıyorsa imge orada fazla ya da eksik dönüşebilir.

Dilde dönüşüm, var olan nitelikler arasındaki bağların koparılarak yeniden kurulmasıyla gerçekleşir. Anlıktaki fazlalıklar atılarak sözcük yeni duyuma ulaştırır şiiri.Yeni nitelik, imge dönüşümü şiiri kurar.

Bireşim, ayrıştırma, sancılı yürüyüş niteliksel, bütünsel bilgilerle beslenir. Şiir titreşim ile ulaştığı, nesnelleştiği ya da nesnelleşemediği gönderim alanında güzelduyusal algıya, güzel duyusal bilince ulaşır. Dil görüntü, ses olduğu kadar sessizliktir de.

söylence
güle rengini
verir
bülbül değince
dikenine
kan kırmızı
durur aşk
sıcak
sıcak
türkay korkmaz

Ozan şiiri, dil ve anlam diyalektiğinde yapılandırınca okur, çağrışımları, sözcük ilişkilerini, imge örgüsünü çözerek düşünsele, duyusala ulaşabilir. Bu anlamda karanfil, imge olarak şiirde çokça kullanılmıştır:

Yarin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil

Ahmet Haşim
*
Kendin
Açar kendin kapardın geceyi. O küf
O karanfil kokusu havada sendin

Oktay Rıfat
*
Bir çift güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil

M.C.Anday
*
Kırk karanfildi kırkı da beyaz
Arif Damar
*
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum
işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu? Bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele...

Edip Cansever
*

Karanfil imgesi halk yazınında da kullanılmıştır:

Karanfil oylum oylum
Geliyor selvi boylum

Türkü
*

Karanfil imgesini şiirimde ben de kullanmışım:

gündönümü

azalan ömrümüz
binek atlarla
çoğalır

karanfil kokulu
gündönümü
kalır geride

yaşanası gençliği
bilmek kolay mı

dizeleri durdurulamayan zamanı / zamansızlığı; yaşanan hüznü duyumsatıyor mu!
“binek atlar, karanfil kokulu” imge!

Karanfil, sanat gerçeğinin zamana direnme tutkusunu taşıyor. Şiirde doğru aramamak gerekir güzel, etkili olana bakılmalı. Çünkü, şiir imgelerle düşünme sanatıdır. Şiir dil sanatıdır.
 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster