Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '20

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
42
 

ŞİİR TADI

Şiir, Türkçenin anlatımına uygun düşen yazın türüdür. Türkçe, özlü, yoğun anlatımıyla bu türde işlerliğe kavuşmuştur.
Yazınsal ilk tür şiirdir. Yazınsallaştırmanın bir dil oyunu olduğunu doğrulayan baş türdür şiir. İlkel insandan bu yana gelişen bütün yazınsal türler şiirden doğup gelişmiş, şiir onların anası olmuştur.
Türkçe, uzun söze gerek duymayan bir şiir dilidir. Yani kısa anlatımı seçmesi onu dünyanın seçkin, varsıl dilleri arasına sokabilir. Bunu başarmanın yolu şiirimizi verimli, nitelikli kılmaktan geçiyor. Dilimiz gelişince şiirimiz, şiirimiz nitelik kazanınca dilimiz gelişecektir.
Şiir, içerik olarak hemen kendini ele vermez. Her okur şiirde ayrı sesler, söylemler, duyumsamalar, anlamlar, anlamsızlıklar yakalayabilir.
Ozan kadar okur da özgürdür. Ozan, şiirini kurarken nasıl özgürlüğüne düşkünse okura da aynı özgürlüğü tanıyor. Sözcüklerin çağrışımlar yaratacak biçimde imge olarak kullanılması anlamı ya da duyumsananı arka planda vermesini sağlıyor. Bu da ozanı özgünlüğe götürüyor.
Kısaca:
Şiir, özgül ve özgün bir kişilik kazanarak nesnel gerçekliği yeniden üretir
Şiir, dilsel yapının güzel duyusal değeridir.
Şiir, sözcükleri kanatarak, sözcüklere kanat takarak gerçekleşir.
Ozan, Türkçeye emek verirken üretir, kavratır. 
Şiiri, Türkçenin gelişim, değişim sürecinde uyaklı, serbest biçimiyle oluşturabilir. 
Dili kullanmadaki özgünlük, şiiri kurarken gösterilen başarı Türkçe adına sevindirir.
Şiiri kavramak, şiiri yorumlamayı gerektirir.
Şiiri kavrayan , güzel duygular yaşarken insanı etkileyen şiir tadını da yakalayabilir. 
*
aşk kapısı
*
duyulur ses
açılır yürek çağrıya
mırıldanır
gönül delisi söz
aşk kapısına
dur durak bilmeden
yürür soluksuz kız
kuşatılmışlığa
yol
gün
zaman doludizgin
 
türkay korkmaz
 
Yüz yüze tanışmadığım bir dost bu şiiri şöyle değerlendirmiş
 
blog.milliyet.com’da:
 
“Gönül kapısından girenler, zümrüt ovaların güzelliği ve ihtişamıyla şaşkınlığa düşerler ilkinde. Aklın ve gözün değişen kimyasıyla bakışırlar aşkın dönen pervaneliğinde. Ne güzel şiir, Sayın Korkmaz. Elinize sağlık. Selamlarımla.”
(Abbas Oğuz, 19 Ekim 2013)
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, Latife Korkmaz dahil, ayakta duran insanlar ve açık hava
 
 
 
Beğen
 
Yorum Yap
 
Paylaş
 

Yorumlar

 
 
 
 
 
 
Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster