Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
954
 

Şiir yazarken kendini kaybetmek

Şiir yazarken kendini kaybetmek
 

Bazı günler insan farklı hisseder, daha içten, daha iyimser ya da daha sıcak. İşte o günler kıymetlidir. Herkes için geçerlidir bu. Tüm günleri aynı olan insanlar için bile, diğer günlerden farklıdır o günler.

İşte benim de o günlerde şiir yazmak geliyor içimden, sayfalar dolusu yazıyorum, durmadan sıkılmadan, geriye dönüp bakmadan... Hızımı kaybetmiyorum hiç. Geçmişi ya da geleceği, o anı ise pek az.

Her zaman şiir yazmak için uygun olmuyor. İyi günleri bekliyor, özlüyor. En azından amatörler için böyle biliyorum. Belki insan profösyönelleştikçe kendini iyi hissettiği günlerin bir anlamı kalmıyordur. Ama ben yalnızca bu özel günlerde yazabiliyorum. Geçmiş günlerin acısını o günler çıkarıyorum. Yazarken şiirlerimi kendimi kaybediyorum, kalemimden akıp gidiyor sözcükler peşi sıra. Aslında çokta umrumda olmuyor kalitesi, saf olması, benim olması yetiyor onların. Berrak olması, sarması beynimi, uçurması bedenimi, hepsi bu.

Sevdiğim şairlerinde böyle yazdıklarını düşünüyorum, aslında bunu ben de bilmiyorum. Acaba onlarda kendilerini kaybederek mi yazdılar o güzel şiirleri. Behçet Necatigil, Aziz Nesin, Ümit Yaşar, Atilla İlhan, Faruk Nafiz, Can Yücel, Ataol Behramoğlu, Cahit Sıtkı ve daha onlarca büyük üstad. Onların da başı döndümü yazdıkları kalemlerinden akarken. Sınır tanımadan yazanlar, yazdıklarını okuduklarında bunu nasıl yazdıklarına hayranlıkla bakıyorlar mı acaba. Ya o yazdıklarına hayran olan insanlar; kitapları, şiirleri toplatıldıysa, o zaman neler düşündüler.

Yazdıklarımı okuduğumda, şunları hissediyorum; Kısa, ufak ama kalıcı bir şey yarattım..., En azından ben beğendim..., Paylaşmalı mıyım?..., Ohhh be rahatladım..., Bu savaşı ben kazandım..., Ne kadar dolmuşum..., Bu şiirin mütahidi benim..., vs.

Yazdıklarımı okuduğumda şunları ise hissetmiyorum; Büyük emek harcadım..., Çok zaman gitti..., Alın terim içinde..., Bunları nerde kullan malıyım?..., Nerde saklamalıyım şimdi bunları..., Keşke şu satıra şunu da yazsaydım, dur siliyim de tekrar yazıyım..., vs.

Genç yaşlı yazımı okuyan herkese tavsiyem, ister terapi diyin, ister başka bir şey ama ne derseniz diyin, aklınıza gelen her konuda içinizi kağıtlara dökün, o günleri hissettiğinizde alın kalemi elinize, yazın bakın kendinizi çok iyi hissedeceksiniz. Hele bir de dertli, sıkışmış, aşık, kızgın ve doluysanız, değmeyin keyfinize...

Tüm şiir severlere. Şiir gibi, dolu bir hayat diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kaleminden beyaz sayfalara. Yüreğinden hep çağlayanlar dökülsün sevgi üzerine...

kevser şekercioğlu akın 
 17.07.2007 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2324
Kayıt tarihi
: 21.12.06
 
 

"İlk- Orta- Lise ve Üniversite yıllarım Anadolu da geçti. Sonra iş hayatı; mağazacılık, inşaatcılık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster