Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
2114
 

Şiirin baharatı imge

Şiirin baharatı imge
 

Müthiş bir lezzet ustasıydı anneannem. Ve bütün Trakyalılar gibi salçası az, rengi beyaz yemekler yapardı. Biz çocuklar ve torunlardan oluşan kadınlar ordusu olarak bir şey pişirdiğimizde, eğer yakınımızda ise mutlaka ona tattırır, üstâdın fikrini sorardık merakla. Tadar ve şöyle derdi dudaklarında hafif küçümseyen bir tebessümle;

-Hıımmm, eline sağlık. Güzel olmuş daaa,

-Eeee… “daaa”sı da ne?

-Salçaya boğmuşsun.

Bu şu demekti;

Bol salçalı, renkli bir yemeği her kadın yapar ve lezzetli diye de yutturur. Ammaaa hani bu yemeğin sebzesinin, etinin, yağının ve uygun baharatlarının gerçek ve kendi tadı…? Marifet, maharet, kadınlık budur işte…!

Özellikle baharatların büyük önemi vardı anneannem için. Öyle her çorbaya her baharatı dolduranlara sinir olur, bunu da hiç saklamazdı rahmetli. Nane mesela her çorbaya olmaz, bir yoğurt çorbası bir de mercimek belki… Diğer çorbaların hepsinin ayrı baharatı ve bu baharatların özel miktarları vardır derdi.

Bütün bunların şiirle ilgisine gelince;

Son yıllarda genel olarak sanatta, özel olarak da şiirde ibre soyuta doğru kaydıkça bir imge kargaşasıdır gider oldu. Elbette imgesiz şiir olmaz. İmge şiirin tadı tuzu ve baharatı. Ama yakışan ve uygun miktarda olmaları koşuluyla.

İmge ağırlıklı şiir yazanları üçe ayırıyorum ben;

1)- Meşru sayılmayan yada gizledikleri bazı durumları saklamak için imgelere sığınanlar. Kısacası diyeceğini açıkça diyemiyenler. Onlara fazla diyecek bir şey yok. Çünkü onların amacı şiirden çok seslerini bir şekilde birine duyurmak olduğu için, şiir adına pek de korkulacak bir durum oluşturmuyorlar.

2)- Şiiri imgeye boğunca iyi şiir oluyor sananlar. Yani anneannemin sinir olduğu; şu her çorbaya, bulduğu her baharatı dolduranlar.

Bu durum şuna da benzetilebilir;

Hani bir ev döşeyeceksiniz. Para probleminiz de yok. Üstelik ince zevkleri de olan birisiniz. İnce zevkinizin ve paranızın ulaşabildiği bütün eşyaları aldınız ve getirip eve doldurdunuz. Aldıklarınızın her biri ayrı ayrı güzel, zarif, şık, pahalı ve değerli.Ama bunları rastgele ve tıka basa doldurduğunuz ev şık ve zarif oldu mu? Yada bulduğunuz bütün baharatları doldurup salçayı bastığınız yemeğin lezzeti ne durumda…?

3)-Şiirde imgeyi yerli yerinde, gerektiği yerde ve miktarda, kısacası kıvamında kullananlar. Yani yemeği uygun ve gerekli miktarda baharatlarla, etinin, sebzesinin, yağının ayrı ayrı kendi lezzetlerini kaybetmediği şekilde, tam kıvamında pişirebilenler. Veya evlerini gereksiz eşyalarla doldurmadan, ama gerekli olan her şeyin de bir denge içinde var olduğu, eşyaların zarafetinin ve değerinin ayrı ayrı algılanabildiği en dengeli kombinasyonla döşeyenler.

Baharatı kıvamında şiirler gibi lezzetli günler dilerim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve ben nasıl kaçırmışım bu yazıyı. Şiir yazmak da, günlük hayatı yaşarken yaşadıklarımız da yerli yerinde olmalı. Saygı ve sevgilerimle Yıldız Hanım...

Özlem Akaydın 
 26.11.2008 16:13
Cevap :
Haklısın, hayatta herşey bir denge Özlemciğim... Şiir hele daha bir denge..:)) Sevgiler oğluşa ve sana...  26.11.2008 18:51
 

vallahi senin yazılar da şarap gibi kardeşim baksana ne kadar güzel geldi okuyunca. Bayıldım. eline sağlık. sağlıcakla

Ezgi Umut 
 25.11.2008 0:12
Cevap :
Teşekkürler arkadaşım..:)) Milliyet Bloga ilk ısınma yazılarımdandı bu..:)) Sevgileeer çok  25.11.2008 12:00
 

İyi ki okuma şansı b.uldum bu değerli yazınızı. Dediğiniz gibi imge şiirin ançak yerinde kullanılmış baharatı olabilir ancak. Bir de şu var: İmgeyi dizelerde yapanlara saygı duyarım. Ben kendi tarzımda böyle dize bazında değil de yani baharat bile kullanmadan yekem malzemelerini öyle seçerim ki, bu seçilen malzeme piştiği zaman kendi baharatlarını da yemeğin tadına kendileri koysunlar. Olmaz olmaz demeyin. Yani bütünden de rahatlıkla imgeler çıkabilir. Ve son olarak şuna inanıyorum. Şairlerin görevi imge yapmak değil okuyanda imge uyandırmaktır. Şair imge yamış ama kimse anlamamış ya da kimsede çağrışım yapmamış ne fayda. Ama iyi şiir okurda mutlaka çağrışımlar uyandıran şiirdir. Biraz uzun oldu ama sizinle yazışmak güzel. Sevgilerimle

Coskun Karabulut 
 28.11.2007 20:28
Cevap :
Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler önce..:)) Olmaz olmaz demedim hiç. Yalnız gerçekten enteresan bir yaklaşımınız var şiire. Örneklerini görmeyi isterdim doğrusu. Ben daha önce de söylediğim gibi şiiri belli kıstaslara sıkıştıramıyorum. Şöyle olmalı böyle olmalı gibi bir tarifim yok. Çünkü her türlüsünden sevdiklerim, sevmediklerim var. O yüzden bir genel tanım oluşturamıyorum. Uzun-kısa, imgeli- imgesiz, anlatan- anlatmayan, soyut-somut her türlüsünden "evet işte şiir olmuş" dediklerim de var, "yok valla ne kadar süslersen süsle şiir olmamış" dediklerim de... Bu konudaki tek kıstasım sizin de dediğiniz gibi okuyanda bir çağrışım yapması (ki bu şaire o şiiri yazdıran çağrışımla aynı olmaya dabilir) ve o çağrışımın sol memenin altındaki o yere dokunabiliyor olması. Şiiri bunun dışında bir tanımın içine sıkıştıramıyorum ne yapsam. Zaman ayırdığınız için tekrar teşekkürler. Sevgiyle Kalın...  29.11.2007 12:38
 

Azı karar çoğu zarar diye boşuna dememiş atalarımız... Şiirde imge kadar imgede şiir de nefis oluyor!.. Sevgilerimle...

habişş 
 26.07.2007 15:15
Cevap :
Tadında imgeli şiirler gibi günler dilerim diycem... Bloglarda okudum, resimlerde gördüm.Hatta çatır çatır çatladım. Siz zaten şiir gibi bir doğanın içinde öyle günler yaşıyorsunuz. Ne diyim Allah arttırsın...:))  26.07.2007 18:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 571
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1131
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

7 Ocak 1960... Hayatın öğrettiği herşeyi okumak ve yazmak için buradayım.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster