Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1316
 

Şikayetim var!

Bugün birden fazla konuda şikayetlerimi dile getirmek için yazıyorum.
Hiç lafı dolaştırmadan şikayetlerimi dile getireyim. Aslında bu şikayetler Türkiye'deki işlemeyen profesyonel yapının göstergeleri.
Gelelim şikayetlerime;
1- Bundan 2 ay önce Türkiye üreticisi Unilever olan Clear şampuan aldım. Hani şu yeni çıkanlardan. Hani erkeklere özel ürünlerden. Saçlarınıza özen gösteriyorsanız paradan kaçınmazsınız. Ben Clear'dan çok memnun olan bir kişiyim. Taa ki yeni ürünü alana kadar. Yeni şampuanı ilk kullandığım gün gözlerim inanılmaz derecede yandı. Üstelik bu yanma 15 dakikalık bir yanma da değildi. Neredeyse bütün gün sürdü. Olayı yaşar yaşamaz ilk yaptığım şey Unilever'in internet sitesinden şikayet formunu doldurmak oldu. Aradan 3 gün geçtikten sonra Müşteri Hizmetleri'nden yetkili hanım aradı ve şikayetimi aldıklarını, sorunun ne olduğunu sordu. Kendisine yazdıklarımın aynısını anlattım. Hanımefendi de ürünün mentollü ürün olduğunu, yanmanın bu nedenle gerçekleşmiş olacağını, aynı şikayeti daha birçok kişiden aldıklarını ifade ederek, dilersem ürünü kapıdan test için aldırabileceğini söyledi. Teste gerek olmadığını, kendisinin sözlerinden anlaşıldığı üzere ürünün mentollü olduğu için yaktığını ancak böyle yakan bir ürünün hatalı olduğunu kendisine ifade ettim. Unilever yeni mentollü ürünü hala piyasada tutuyor mu bilmiyorum. Ancak profesyonel bir firma, müşteri şikayetlerine önem veren bir firma, bence hatalı olan ürünü kapıdan aldırarak yerine en iyi ihtimalle yenisini ve şüphesiz yakmayanını vermesi gerekirdi.
Türkiye'de maalesef en profesyonel sandığınız firmalar bile sadece göstermelik olarak Müşteri Şikayetleri bölümü kuruyorlar. Aslında sorunlarınız çözülmüyor. Amaç sadece size önem verildiğini göstermek... Daha doğrusu göstermeye çalışmak. Buna şiddetle itirazım var.
2- İkinci şikayetim telefon faturaları. Hani şu Cem Yılmaz'ın televizyona çıkıp da faturaların hafifliğini veya ağırlığını göstererek rahatlamak amacıyla kendisini yellediği reklamdaki faturalar. Türk Telekom faturaları sandığınız gibi hafif filan değil. Elbette bunda tek suç Türk Telekom'un da değil. Sağolsun devletimiz öyle vergiler alıyor ki hayretten ağzınız gökyüzündeki kuşları bile yakalar. Ev telefonumuzu o kadar az kullanıyoruz ki hayret ederseniz. Ancak buna rağmen aylık olarak 26 YTL'lik bir kullanım bedeli geliyor. Peki ödediğimiz fatura ne kadar sizce? Hiç yormayın kendinizi. 47 YTL. Yani kullanım bedelinin neredeyse 2 katı. Yani aslında doğru dürüst hiç hizmet almazken sadece vergilere para veriyorum. Şimdi size soruyorum. Sizce ev telefonu mu kullanmak mantıklıdır yoksa cep telefonu mu? Ki ben kontörlü hat kullandığım için bu sorunu minimum seviyede yaşıyorum. Yapılacak en mantıklı hareket ev telefonlarının iptal edilmesi aslında. Cem Yılmaz'a da bir önerim var bu konuda. Reklam gerçekleri söylemekle yakından ilgilidir bence. Sadece yüklü miktarlarda para alarak reklam yapmak toplumsal sorumluluğa yakışmaz. Cem Yılmaz gibi topluma mal olmuş isimlerin reklamları yaparken bile seçici olması gerekir diye düşünüyorum.
3- Ve son olarak politikacılardan şikayetim var. Ama bu şikayet uzunca sürecek bir şikayet konusu. O yüzden bu şikayetimi daha sonraki yazılarıma bırakıyorum.
Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2746
Kayıt tarihi
: 09.04.07
 
 

On yıldan fazla süredir reklam ve halkla ilişkiler sektörü ile internet ortamında medya sektöründe h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster