Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
707
 

Şikayetim var sevgiden yana...

Şikayetim var sevgiden yana...
 

Gün ışığı süzülürken penceremden içimin derinliklerine doğru, hayatın gülüşlerinde nefes almaya çalışırken ruhumun çocuksu yanı, bu sevinçsizliğim, bu mutsuzluğum, umutsuzluğum korkuttu beni.

Hep güzel şeyler düşünmeye çalışırken insanlardan ve özellikle de hayattan yana, neden beni bu kadar acıttıklarını anlamaya çalıştım. Anlayamadım.

En kötülerin bile içinde hep bir iyilik, en karanlıklarda bile hep bir ışık bulmaya çalışırken kaybettiğim ışıkların ardında kalan gölgelerde buldum kendimi.

İnanamadım bu acımasızlığa.

Oysa acımasızlık benim dünyamda yoktu, belki de adını masallarda duyduğum, gerçekte olabileceğine bir türlü inanmak istemediğim bir duygu, bir fenomendi.

İçime, düşüncelerime, hayat felsefeme sokmak istemediğim, yanından bile geçmesine izin vermediğim bir duyguyken neden her defasında karşıma çıkıp, alaşağı edebiliyordu beni, anlayamıyordum.

Çok uzaklara mı gitmeliydim yoksa? Kendimden bile uzaklara!..

Yapabilir miydim, kaçabilir miydim kendimden? Uzaklarda özlediğim, aradığım duyguları bulabilir miydim?

Sevgi sözcüğünü dudaklardan uzaklaştırıp yüreklere damlatabilir miydim? Yüreklerde kök saldırıp, bir sarmaşık misali bütün duvarlara tutundurabilir miydim onu? Gözlerde, dokunuşlarda bile filizlendirebilir miydim onu?

Yoksa hep derinlerde yaşanmaya, paylaşılmaması gereken bir değer olmaya devam mı etmeliydi hayatta, insanların nazarında?

Çocuklara ilerde acı çekmemeleri için, hayal kırıklığına uğramamaları için hiç adı anılmamalı mıydı böyle bir duygunun?

Yoksa sevgi Kaf Dağı’nın ardında mı olmalıydı tıpkı Anka Kuşu gibi?

Adına şarkılar yazılmamalı, yürekler yanmamalı, şiirler okunmamalı mıydı?

Sevgisiz yaşanır mıydı ki? Yaşanıyormuş evet. Nasıl bir yaşamaksa yaşıyor insanlar işte! Silebiliyorlar bir anda, lügatlerinden çıkarabiliyorlar kolaylıkla.

Yine de son bir umutla tutunmaya çalışıyorum dallarına ben her şeye inat. Düşmemek için dirensem de bazen pes edecek gibi olsam da tutunmaya çalışıyorum.

Siz de tutunun dostlar! Bırakmayın, yılmayın, umutsuzluğa kapılmayın. Ucu bir kaçarsa sonu olmaz bir daha. Sevgiyle kalın!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sadece kendini severek egoistce yaşabilir insan. ELİNE SAĞLIK... SEVGİMLE.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 03.06.2008 23:09
 

haklısın tabiki hayata sımsıkı tutnmalıyız ama gerçekten çok yorulduk mavi bir yolculuğa çıkıp yeni bir formattan geçmemiz gerekecek sıkıcı yaşamda kurtulmak için,gündelik yaşam artık çok sıkıcı hale geldi,kirli siyaset,terör,yaşam savaşı hepside çok yordu ruhumuzu,sevgiler saygılar

Ömer SÜMER 
 01.06.2008 22:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 894
Kayıt tarihi
: 13.01.07
 
 

1979 Giresun doğumluyum. Kendimi bildim bileli kalabalığı sevmem. İnsanlara karşı mesafeliyimdir. He..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster