Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '15

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
465
 

Sıkıntılarımızın nedeni olarak; Felsefesizlik

Sıkıntılarımızın nedeni olarak; Felsefesizlik
 

Karikatür: Mehmet Tevlim


     37bin öğretmenin ataması yapıldı…

Kontenjanlara şöyle bir baktım…

3819 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni atanırken sadece 209 felsefe öğretmeni atanmış…

Felsefe öğrencilere sorgulamayı öğretir. Felsefe sorgular ve yeni düşüncelerin yolunu açar. Felsefede tabulara yer yoktur. Özgürce düşünme vardır.

Dinler ise sorgulanmayı reddettikleri için felsefeyi sevmezler. Düşünmekten, düşündürmekten, sorgulamaktan, sorgulatmaktan korkan iktidarlar felsefeye iyi gözle bakmazlar… Bu yüzden İslam ülkelerinde felsefe sevilmez ve okullarında okutulmaz… Dinlerden nemalananlar, dini siyasi amaçları ve iktidar olmak için kullananlar da felsefeyi sevmezler…

     Ülkemizde geçmiş dönemlerde Cumhuriyetin ilk yılları ve 60’lı 70’li yıllarda felsefe dersleri çok önemliydi. Öğrenciler bu derslerde çağdaş anlamda sorular sorabiliyorlar, yaşamı sorgulayabiliyorlardı…

Din ise sorgulanamaz ve tartışılamaz. Ahlak ise kaynağını dinden ve toplumsal kurallardan alır. Toplumsal kurallar ise hep değişken ve görecelidir. Zamandan zamana toplumdan topluma değişirler… Ahlak yereldir ve insan ahlak alanında edilgendir. Ahlak ile etiği birbirine karıştırmayalım. Etik teorik ve evrenseldir. Etik, felsefenin ikinci düzey etkinliklerindendir ve pratik olan Ahlak tarafından yanıtlanması mümkün olmayan sorulara da yanıt arar…

AKP iktidarı ile birlikte okullarımızdaki felsefe dersleri nerdeyse yok edilmiş durumdadır. Felsefe Derslerinin yerini Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve bu derslere yönelik seçmeli dersler almıştır. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri büyük oranda idareci yapılarak bu kadro devamlı genişletilmiştir. Sayısal verilere baktığınız zaman bunu rahatlıkla görebilirsiniz…

     İslam Ülkelerinin bilimde, teknikte, düşünce alanında gerileyişin temel nedeni felsefeye karşı duruşlarıdır…

Abbasiler (750–1258) ile birlikte İslam Ülkeleri felsefeyle ilk kez tanıştı. Halife Me’mun(809–833) döneminde, Antik ve Helenistik döneme ait felsefe kitaplarının çevirisi Yunanca’dan ve Süryanice’den yapılarak Beytülhikme(Felsefe evi) kurulmuştur. İslam Dünyasının ilk felsefecisi “Kindi” bu ortamda yetişmiştir…

Bu dönemde önemli felsefi akımlarda ortaya çıkmıştır. Bunlara da kısaca değinecek olursak:

Dehriyye: Materyalist ve ateist bir felsefe ekolüydü ve temsilcisi İbnü’r Ravendi idi.

Tabiatçılar: Adından da anlaşılacağı gibi tabiatçıydılar- doğacı-  Deist bir yaklaşımın içindeydiler. Tanrının varlığını kabul ediyorlardı ama peygamberlik ve din kurumunu reddediyorlardı… Temsilcileri: Cabir b. Hayan ve Ebu Bekir Razi’ydi.

Meşşaiyye: Aristocu idiler. Aristo ve Eflatun(Platon) Felsefesini uzlaştırmaya çalışıyorlardı. Temsilcileri: Kindi, Farabi, İbni Sina, İbn-i Rüşd

İhvan-ı Safâ(Temizlik Kardeşleri): Batınilik düşüncesindeydiler. Dinin, cehalet, batıl inanç ve sapkın fikirlerle kirletildiğini düşünüyorlardı ve dinin ancak felsefe ile temizleneceğini ileri sürüyorlardı. Temsilcileri bilinmiyor.

İşrakiyye: Mistik tecrübeciler olarak da adlandırılırlar. Felsefe ve tasavvufu kaynaştırmaya çalışıyorlardı. Temsilcisi Şühreverdi idi…

İslam Felsefesine en büyük darbeyi Gazzali vurmuştur. Dönemin felsefecilerini şiddetle eleştiren Gazali, akla  güvenmiyor, aklı yetersiz buluyordu. DöneminFilozofları konulara akli deliller getirirlerken, Gazali delilleri dinde arıyordu.

İslam Felsefesi, Abbasilerin baştaki o ilk ışıltılı dönemlerinden sonra, Ortaçağ karanlığına gömüldü. Günümüzde de hala bu karanlığın içindedir…

     Öğretmen atamalarından girdik, Gazzali’den çıktık…

Felsefe gibi çok önemli bir dersi yok sayarsanız, bunun yerine okulları Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri öğretmenleriyle doldurursanız, düşünemeyen, düşündüğünü söyleyemeyen, itiraz edemeyen, sorgulayamayan bir nesil yetiştirirsiniz. Bu nesilde din iman uğruna sormadan sorgulamadan düşer birinin peşine ve her yerde kan gövdeyi götürür. Bugün Suriye’de, Tüm İslam ülkelerinde yaşanan da budur…

Felsefe, felsefe, felsefe…

Ünlü düşünürler ve felsefeciler felsefe için neler demişler birkaç örnek verelim.

Sorgulanmayan yaşam yaşanmaya değmez. Sokrates (Mö. 470–399)

Felsefe merakla başlar.Platon

Felsefe, aklımızın dille büyülenmesine karşı verilen bir savaştır.Ludwig Wittgenstein

Bir kimsenin düşüncesini açıklayamaması köleliktir. Euripides

Düşünmeden öğrenen kaybolur; öğrenemeden düşünen tehlikededir. Konfüçyüs(MÖ.571–479)

Bilim bildikleriniz, felsefe bilmediklerinizdir. Bertrand Russell(1872–1970)

     Bol felsefeli günler diliyorum…Felsefesiz kalmayın…

Erdoğan Şahin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar Sayın Yazarım. Felsefeye önem verilmesi ve felsefi düşüncenin geliştirilmesi gerekir. Memleketimizde asırlardır filozof yetişmemesi ciddi anlamda felsefe yapan hocaların bulunmamasındandır. Oniki asırdır felsefenin dine karşı olduğu ve dinin felsefeye düşman olması gerektiği, herkesin zihnine yerleştirilmiş bulunmaktadır. Bunun kaynağı da taklitçiliktir. Felsefe düşünmeyi öğretir ve taklitçiliği yıkar. Taklitçilik, herhangi bir kişinin sözünü, yanlışlığını veya doğruluğunu muhakeme etmeden kabul etmektir. Felsefe olmazsa demokrasi kavgaya dönüşür. Kavgada üstün gelen de diktatör olur. Demokrasiyi kavga olmaktan çıkarmak için felsefe yapmak gerekir. Felsefe düşünme sanatıdır. İslam düşünmeyi en büyük ibadet sayar. Başkasının sözünü söylemek, tekrarlamak ilim sayılmadığı gibi, felsefe hiç değildir. Felsefe sorgulama ile başlar. Felsefe alternatif fikir üretir, felsefenin amacı aslında ilim sağlamaktır. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 16.09.2015 9:37
Cevap :
Detaylı ve bilgilendirici yorumunuz için teşekkür ederim...Felsefesizliği aşmak dileğiyle...  16.09.2015 11:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1408
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1041
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster