Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
282
 

Sıktı ama....

Sıktı ama....
 

Mağzaların kart dayatması da sıktı artık.


Bazı konular vardır, tecit pilavı gibi önünüze gelir dururlar. Önünüze gelmezse arkanızdan dolanıp yine karşınıza bir şekilde çıkarlar. Bunlar da artık sıkıntı vermeye başladı. Sizi bilmem ama beni oldukça sıkmaya başladı. Burada o sıkan konulara değinmeye çalışcağım.

1. TV Haberleri: Özellikle Show, Star, ATV, Kanal D gibi kanalların haber bültenleri beni fena halde sıkmaya başladı. Haberle başlıyor, bir kaç önemli haber izliyorsunuz. O habeleri de saçma sapan habere ait olan olmayan kurgulu görüntüler eşliğinde. Bu fasıl bittikten sonra asıl şenlik başlıyor. Hangi otlar hangi derde derman olurlar, selülitlere ne iyi gelir, yazın sıcaktan korunmak için ne yapmalı, hangi sahillerde hangi bikinili güzeller mevcut. İyi güzel de bunları illa ki yayınlayacaksanız niye ayrı kuşak programlar yapmazsınız da haber özelliği olmayan bir sürü zırvalığı haberlerin içine yerleştirirsiniz. Yapın bir "Otlarla nasıl tedavi oluruz?" diye bir kuşak program orada yayınlayın. Nasıl olsa malzeme bol, memleketimizde ot da bol miktarda mevcut, uzman ise gökteki yıldızlar kadar. Emin olun aylarca böyle bir kuşak programı doldurursunuz üstelik rating patlaması bile yapar. Yazık etmeyin haber kuşağına. Netice neymiş, "haber" haber kanallarında izlenirmiş, öyle her kanalda izlenmezmiş.

2. Mağaza kartları: Ne kadar hiper-süper market varsa hepsinin bir kartı var, eksik olmasınlar hayatımızdaki büyük bir boşluğu dolduruyorlar. Bir tek bizim köşedeki bakkal Ahmet efendi bir kart çıkarmadı, ama yakındır, eli kulağında. Bu kadar kart yetmezmiş gibi şimdi de Migros-Tansaş-Şok-Macro dörtlüsü "Moneycard" ı önümüze sürdü. Ancak bu defa hayvan terli, yemedi. Bu mağazalardan hangisine giderseniz hemen önünüzde bir stand, "Moneycardınız var mı efendim?" diyen sevimli bir genç. Efendim bu Moneycard ayrı bir uyanıklık, hem mağaza kartı hem de kredi kartı. İçimiz dışımız kredi kartı olmuşken bir tane daha edineceğiz böylelikle. Biz elimizdekilerden nasıl kurtuluruz diye bakıyoruz, onlar dört bir koldan bir tane daha verelim diye çalışıyorlar. Monyecard ile bu dört mağazada alış-veriş yapacağız, mağaza kartı yerine geçecek kredi kartı gibi kullanrak da ödeyeceğiz, üstelik de Bonus özellikleri de var. Başlangıçta da müthiş (!) bir promosyonu var, kartı alıyorsun 100 TL.lik alış veriş yapıyorsun 25 TL. indirim yapıyorlar, ne güzel değil mi?

Ama 35 TL de kart ücreti alıyorlar. Bu da başlangıçta söylenmeyen bir konu, sorarsanız söylüyorlar, sormazsanız ekstrede görürsünüz. Netice bütün kartlar adamı fazla para harcatmaya yönelik olup sizden para kazanmak için icad edilmiş nesnelerdir, neticede sizin yararınızı ve cebinizi düşünen nesneler değildirler. Siz kartsız ihtiyacınız kadar alış veriş yapın daha karlı çıkarsınız. Carrefour da boş durmuyor tabi o da Axess'i aynı özelliklerle pazarlamaya çalışıyor. Kartlı alışverişler ve kartlı hayat sıktı artık.

3. Mahkemelerin internet yasakları: Yüce adaletimiz hiç boş durmaz, halkımızı korumak için gereken önlemleri alır. Bunlardan en önemlisi de internettir. İnternet denen gavur icadı halkımızın fikrini zikrini bozmasın diye mahkemelerimiz ama şikayet üzerine ama kendiliklerinden bazı sitelerin kapısına kilit vururlar. Ama ne yapsalar da mahkeme kararları teknolojiye bir türlü diş geçirememektedir. Bugün yasaklı olan ne kadar site varsa kime yasaklıdır? İnterneti bilmeyen, yeni bilgisayar alıp bağlanmış, aklı pek fazla teknolojiye de basmayanlara geçerlidir bu yasaklar. Zaten onların da bu sitelerin yerini yurdunu bile bildikleri meçhuldur. Başbakan bile "ben youtube'a giriyorum" demedi mi? Bu ülkenin tek uyanığı başbakan mı? Hayır. Atatürk ne demiş "Türk milleti zekidir, çalışkandır". O nedenle biz önce bir yasak çıkar çıkmaz onu delmeyi öğreniriz. Bu internet de böyle. Orta halli internet kullanıcıları, biraz bilgisayar kurcalamayı bilenler ve biraz da sanal alemde gezmeyi sevenleri bu mahkeme kararları sallamaz. Emin olun büyük bir çoğunluğunun yasaklardan haberi bile yoktur. Onlar serbestçe diledikleri sitelere girebiliyorlar.Peki o zaman bu yasaklar kimin için? Türkiye'yi dış dünyaya kapamaya çalışan, internetin doğası olan özgürlükten yoksun bırakmaya yönelik ama uygulanmayan bu mahkeme kararları da sıktı artık.

Evet şimdilik bu kadar, bakalım ileri de sıkacak neler çıkacak, onlara da değiniriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1468
Kayıt tarihi
: 27.03.09
 
 

İzmir doğumluyum. 1994 den beri İstanbul' da yerleşiğim. 25 yıl özel sektörde değişik firmalarda yön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster