Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '17

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
140
 

Sil…

Sil…
 

Aşk. Uçurumdan aşağıya sarkan bedeninin, sevdiğinin kollarına tutunmasıdır. Bir gün seni tutan o gücün tükeneceğini bilirsin ama orada öylece rüzgara, yağmura, fırtınaya, güneşin kızgın sıcağına inat sallanmak istersin. Güvenli bir yer aramadığın yerdir aşktır. Liman değildir. Sığınamazsın. Sallanırsın boşlukta. Bazen bir yaprak olursun dalından kopan, bazen bir deniz köpüğü. Ömrü kısa zannedilen, en dolu dolu yaşadığını hissederek hayatını değiştiren kelebeksindir bazen ama farkında değilsindir. Tanımsızlığınla tanım olursun. Aşk olmak için hiçsindir.

Hiç değilsen, aşk kaçar köşe bucak. kelepçeler, tasmalar, kıskaçlar, hırpalayacak esir alacak ne varsa zihnin işkence odalarında, seni uzaklaştıracaktır aşktan. İzin verme. Dokundurma da hiçliğin emsalsiz büyüsünü bozmasın. Kimliğinin kılıfını sıyır üzerinden. Beklentilerini, dileklerini, planlarını unut. unutmadığın her bilgi seni hapsedecek zihnin dehlizlerine. Neyin varsa unut. Şems’in Mevlana’ya kitaplarını havuza attırması gibi at bildiklerini kör bir kuyuya derinden daha derin. Soyun kimliklerinden. Kimliksizliğinde saklıdır aşk.


Ritmini değiştirene teslim olmakla başlar yaşamak. Sıradanlık bilinen yaşam şekli. Sıradan olmamak gerçekten yaşamanın ta kendisi. Beklenen, tahmin edilen davranışlarını sil at. Sil kendini, kendinde izin kalmayacak kadar. Arın. Yıka kirini pasını geçmişinin. Kim bakmış, kim gelmiş geçmiş, kim acıtmış seni bir önemi yok. Sil o kimleri, onlarda kalan izlerini ve onların sana bıraktığı lekelerini. Arkanda kalanı görmeni dileseydi Tanrı, başını her yöne vücudunu döndürmeden çevirebilirdin. Önüne bak diye programlanmışsın görmüyor musun?

Aşk. Olmazların memleketidir. Aslaların ile yüzleştiğin bir mahallede mutlu mesut yaşar gidersin. Ayağına değecek taşı kendinin yerleştirip kendini düşüreceğini bilerek yürü o sokaklarda özgürce. Sen istemezsen ne o uçurumdan düşeceksin, ne de sürükleneceksin olmazlara. Sen dileme, isteme bırak o bildiği gibi gelsin.

Bir olmayı dilediğinle, birsindir zaten. Dileğinin sonudur tamamlanmak, sen daha ne istersin? Sahip olabileceğin en güzel olan ne varsa sahipsindir. Bu hiçlikten seni alıkoyacak neyin varsa sil. Kayıp gözetmeksizin, kazanmayı dilemeksizin geldiği gibi buyur et hayatını. Aşk hayattır insan. Aşksızsan hayatta değilsin. Hayatlara eşlik edensin.

Erhan Salman bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değilmişim dedikten sonra yanlışlıkla "gönder" i tıkladım. Devam ediyorum. Kimsizliği, hiçliği, teslim olmayı, prangayı, olmamayı ve yokluğu böylesine enine boyuna yarif edip aşk çatısı altında özendiren bu yazı kanımca daha geniş gökleri hak ediyor.Bunu aslında söylemek zor çunkü burası yoksul kalacak. Aşk kendinden vazgeçmektir diye anlasam yazınızı anlam eksik kalır. Sakın ha uğramayın yanına yöresine biçiminde öğütleri var desem haksızlık olacak. Peki ne demeli. Ne yapsam bu yazınızın böylesine damıtık, böylesine stetil lezzetini bu örselenmiş dimağımla tam olarak anlamamın imkanı olmadığını söylemek istiyor, aceleyle başka yazılarınıza bakmak istiyorum. İzniniz olursa yazınızı not defterime de almak istiyorum. Selam ve saygılar. not: klavyenin ingilizce karekteri oluşundan dolayı meydana gelen noktalama hatalari için özür diliyorum.

Birkan Can 
 20.04.2017 19:52
Cevap :
Siz kendi cümlelerinizin arasında algı zenginliğinizi vurgulamissiniz.Benim bütün maksadım, insanlara anlatmak istediğim yegane durum; zihin ile aşk yasanamaz gerçeğini algılatmak. "Zihin insanı yaşlandıran bir olgudur" diyen Halil Cibran üstadımızin da dile getirdiği gibi yaşlandıran, hayattan çalan, eksilten, yorgunluk hissi veren zihinden uzaklasabildigimizde en muazzam anlar aşk ile yaşanabilir. Aşk için kimliksiz olun demek, yaşadığınızı hissedin cümlesi ile eş değerdir. Onun busu, bunun şusu var diye önünüze sunulan zihin etiketlerinizi yok saymadıkça, hiç olamayacağınız gibi aşkıda küstüreceksiniz diyorum.   21.04.2017 0:09
 

Bugün üçüncü kez okudum bu yazıyı. Yazıp yazmama kararsızlıği da yaşamadım değil hani. Neme lazım, bu işler bizi terk edeli çok oldu yaş misali. İtiraf edeyim; değişik bir perspektif. Kendimi okumuş zannederdim, pek değilmişim.

Birkan Can 
 20.04.2017 19:36
Cevap :
Çık teşekkür ederim.  20.04.2017 23:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 225
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster