Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '15

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
163
 

Silah Tüccarları'nın "Barış"tan sorumlu olduğu dünya: 70.yılında BM'nin "mavisi" kırmızıya dönerken.

Silah Tüccarları'nın "Barış"tan sorumlu olduğu dünya: 70.yılında BM'nin "mavisi" kırmızıya dönerken.
 

internetten alınmıştır


Bugün Birleşmiş Milletler'in 70.kuruluş yılı olduğu için, BM'nin rengi olan mavi, dünyanın simgeleşmiş çeşitli yapılarında aydınlatma rengi olarak kullanıldı. Bizim İstanbul Boğaz Köprüsü ve İzmir Saat Kulesi gibi yapılar bu amaçla maviye büründü...

Oysa, Birleşmiş Millet'lerin yetmiş yıllık hayatında yaptıkları ya da yapamadıkları yüzünden nerdeyse bütün dünya"kırmızı"ya büründü!

Kuruluşunun 70.yılını kutlayan Birleşmiş Milletler'in yetmiş yılı dünyaya ne kazandırdı?.. Barıştan sorumlu Güvenlik Konseyi ve onun daimi üyeleri dünyamıza ne kadar barış getirdiler bu yetmiş yıllık süreçte?

Bütün dünya bir yana Güvenlik Konseyi daimi üyesi beş ülke bir yana... Kimi, güç zoruyla daimi üye oldu, kimi daimi üyelik avantajıyla güç sahibi oldu...

Bunlar aynı zamanda dünyanın en büyük silah satıcıları. Silah satıcısı devletlerin, barış sağlamaktan sorumlu olduğu bir dünyada yaşıyoruz... Bundan daha garip, bundan daha adaletsiz bir durum olur mu?... Barış olursa, bunlar bu silahları ne yapacak, kime satacaklar??

İkinci Dünya Savaşından sonra, dünyanın kanı kurudu mu?...Vietnam, Aganistan, İrak, Suriye, Ukrayna ve Yüzyılın soykırımı Bosna... Bunlar kimin "gözetiminde" gerçekleşti: Beş dünyadan büyüktür, diyen Güvenlik Konseyi Daimi Üyelerinin...

Bu adaletsiz yapı bugün tartışılıyor... Dünya'ya barışı getirmek ve bunu muhafaza etmek konusunda hiç de başarılı olmamış bu BM yapılanması, mutlaka yenilenmeli ve temsilde adalet sağlanmalı önerileri yüksek sesle söylenir oldu.

Güvenlik Konseyi daha kapsamlı ve temsil gücü daha geniş olmalı...Gerekirse, bu üyeler her dönem seçimle gelmeli ve verdikleri kararlardan sorumlu olmalı şikayetleri çeşitli mahfillerde dile getiriliyor.

Ancak, bu şikayetler, bu öneriler bugün karar merci olan "Beşli Çete"nin umurunda mı?... Zaten bunu dikkate almalarını beklemek için, ancak Türkiye liberal ve sosyalist "aydınları" kadar safdil olmak lazım.

Daha önce yazdığım gibi, dünya, özellikle de Müslümanlar,  bu "Beşli Çete"nin elinden kurtulmazsa, İslam coğrafyasının da tüm ezilenlerin de barış ve huzur bulma umudu olmayacaktır.

Çünkü, bu beş ülke, aynı zamanda ekonomisini "sömürü"ye ayarlamış, endüstriyel açıdan gelişmiş, İslam coğrafyasının ham maddesine ihtiyaç duyan sanayileşmiş ülkelerdir. Elbette, barış'tan önce kendi ekonomik menfaatleri bunları ilgilendirmektedir.

ABD'nin, Çin'in, Rusya'nın, Fransa'nın, İngiltere'nin kendi siyasi ve ekonomik menfaatlerini bir yana bırakıp barış için adil kararlar vermesi aklın alacağı bir şey midir?

Aç kaplanın gırtlağına sarıldığı ceylan yavrusuna acıyıp bağışlaması belki mümkündür ama bu emperyalist ülkelerin, sömürüden vazgeçip, hak ve adalet uğruna siyaset gütmeleri mümkün değildir.

Öyleyse, bu 70 yıllık küresel haksızlık bir an önce bitmelidir... Bunun için de Türkiye Cumhurbaşkanı gibi başka cesur seslerin de çıkıp "Dünya Beş'ten büyüktür" demesi lazım.

Bunu demek için de, özellikle bugünki yapılanmanın mağduru olan Müslüman ülkelerin bir araya gelmesi, birlikte hareket etmesi ve bu "Beşli Çete"nin ihtiyacı olan ham madde kaynaklarını silah olarak kullanıp bunları yola getirmesi gerekir.

Tam da burada Rahmetli Necmeddin Erbakan Hoca'nın sesini duyar gibi oluyorum:

"Muhterem Kardeşim,  bunu yapılabilsenız zaten Müslüman memleketlerinin BM'ye  ihtiyacı kalmayacak... Çünkü kendi Birleşmiş Milletlerini kurmuş olacak... Yaşarken hep söylediğim şeyi bir kere daha söyleyim: Müslüman ülkeler kendi Birleşmiş Milletlerini kurmadan kurtuluşları yok!"

Bu yüzden bugün Dünyanın efendilerinin hizmetindeki Birleşmiş Milletlerin kuruluşu  gönül rahatlığı ile kutlayamayacağım...

Bugün Birleşmiş Milletlerin mavisi solmuş, yetmiş yıllık ömür, fazla bile olmuştur... Bu, zalimi arkalayan yapı bir şekilde yıkılmalı ve yerine gerçekten adalete dayalı yeni bir Birleşmiş Milletler kurulmalıdır.

Bunun için de başta Müslümanlar olmak üzere dünyanın tüm mazlumları bir an önce Birleşmelidir...

İnşallah bunu görmek de nasip olur!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ali Bey...Kıbrıs'ta görev yaptığım sırada, görevim gereği askeri birlikleri de ziyaret ederdim...O sıralarda, etrafta dolaşan MB araçlarını üstünde koca harflerle "UN" yazardı. bizim askerler onları gördüğünde "Uncular" diyordu...Bu "uncuların" Kıbrıs'ta bir tepsi "börek yaptıklarını"(!?) görmedim...Selamlar.

cdenizkent 
 27.10.2015 16:44
Cevap :
Az evvel televizyon bir haber verdi Sayın denizkent, Amerika yeni bir bombarduman uçağı geliştirmiş...Acaba, bu gelişmiş bombalar kimin başına düşecek...Edebiyatta bir kural vardır; eğer hikayede bir silah geçiyorsa, bu bir yerde patlamalıdır...Hayat da böyle...Bu silahlar satılsın diye yapılıyor...Nasıl satılacak?... Elbette savaş çıkararak satılacak...Şimdi bunlar mı barışı sağlayacak...Yaptıkları silahların yarısını UN'a ayırsalar dünyada aç kalmazdı...Selamlarımla  28.10.2015 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1644
Toplam yorum
: 4267
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 794
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster