Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
67
 

Silahla olmaz

Neredeyse 2000’li yılların başından beri Türkiye’nin ensesinde boza pişirip terör sorunu konusunda “silahla olmaz” teranelerini okuyan kesim var ya…

İşte onlar İran’daki son gelişmeler için ne düşünüyor bilinmez ama işin doğrusu şu ki, bu iş silahla da çözülebilirmiş.

Aslında hiçbir olay sadece göründüğü gibi değildir.

Görünen sadece vitrindir.

Sadece gördüklerinize bakarak yani onun gerisinde ne olup bittiğine bakılmaksızın terör değil, hemen hiçbir konuda karar verilmemelidir.

Çünkü

Dünya hâkimiyeti mücadelesi veren emperyalist ülkeden bağımsız herhangi bir terör örgütü düşünülemez…

Daha terör olayları başlar başlamaz gerek ABD, gerekse AB ve onların ülke içindeki köşe başlarını tutmuş elemanları feverana başladılar, bu iş silahla olmaz…

Nasıl olur?

Demokrasiyle…

Özgürlükle…

İnsan haklarıyla…

Hiç kimse de kalkıp peki bu terör olayları sonucunda şehit düşenlerin, gazi olanların insan hakkı ve özgürlükleri nerede

Onların haklarını kim sağlayacak?

İnsanların ölmesinin, mayınla parçalanmasının neresi demokrasi diye sormadı.

Aslında her zaman geçer akçedir…

Kim parayı elinde tutar, kim medyayı yönlendirebilirse, her zaman olduğu gibi rüzgâr ondan yana esmektedir…

Hem zaten yıllardır devam eden PKK davasına, gerek gösterilen ilgi…

Gerekse yakalanan silah ve mühimmat, bu konuda ülkemize yapılan baskı, hep bir şeyleri işaret etmektedir…

O da PKK’nın arkasında ABD ve AB ülkelerinin olduğu gerçeğidir.

Yoksa kuzey Irak gibi ABD’nin hâkimiyet alanı içinde beslenip büyümesini başka nasıl açıklayabiliriz ki…

Elbette destek sadece bu kadarla sınırlı değil, neredeyse tüm AB ülkelerinde özgürce örgütlendikleri…

İstedikleri gibi yayın yapıp, bu ülkelerde vergi bile toplayabildikleri göz önünde bulundurulursa ne demek istediğim çok net bir şekilde anlaşılacaktır.

Yani diyeceğim emperyalistler hedef aldıkları ülkeyi parçalamak için önce bir örgüt kurar ve sonrasında etnik ya da dini kışkırtmalarla kurdukları örgütü güçlendirmeye çalışırlar ki ayrışma derinleşsin…  

Sonrasın da önce kısmen bağımsızlık yani demokratik özerklik, sonra da tam bağımsızlık olacaktır. Senaryo hep aynıdır değişmez…

 Yıl 1814, Yunanistan’da Filiki Eterya isimli bir örgüt kuruluyor, bunu kurduran da o zamanın çarlık Rusya’sı…

Amacı o bölgeyi Osmanlı’dan kopararak sıcak denizlere inmek…

Uzun bir süre bölgede terör olayları yaratıyor Türklere karşı akıl almayacak derecede şiddet uyguluyor…

Daha sonra Rusya’nın yönlendirdiği bu örgüt bölgede hâkimiyet mücadelesi veren İngilizlerin eline geçiyor ama şiddet devam ediyor…

Bu arada Osmanlı aynen bu gün olduğu gibi isyanı bastıracak güçte olmasına karşın Avrupa uğruna bastıramıyor…

Sonuçta 14 yıllık bir mücadele sonunda 1929’da Yunanistan’a önce özerklik veriliyor, 5 ay geçtikten sonra da bağımsızlık…

Demem o ki bir kere ipin ucunu kaçırdınız mı devamı gelir….

Silahla isyan eden de, ancak silahla teslim alınır…

 

6–10–2011

Nusret KEBAPÇI 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şimdi de batıyor, batılrılıyor belki de aynı ellerce... Güzel bir özetti böl parçala yönet taktiğine. Elinize sağlık Nusret Bey.

Ayrıntıda gezinmek 
 30.10.2011 15:19
Cevap :
Yazdığınız anlamlı yorum için çok teşekkür ederim .Saygılarımla  03.11.2011 11:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 207
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 389
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da yaşayan kendi halinde okur yazar  bir öğretmenim...     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster