Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
480
 

Siluet-8

Siluet-8
 

<ı>Gecenin dördünde çıkan fırtına ile uyandım. Yatarken yıldızlar vardı gökyüzünde şehrin ışıklarına inat bir kaçı direniyordu ışıkları ile. Ben, siluetim ve hesapsızca peşimizde sürüklenen gölgemiz. Yatağımızın kenarına oturduğumuzda derin bir uyku bekliyor sanıyorduk, aldandık…

<ı>Poyarazın sesiyle uyanıp adalara doğru baktığımda sipsiyah bir gökyüzünün sert esen poyrazla ağlamaya yüz tuttuğunu gördüm. Sokağın hemen köşesinde duruyordu onu o an fark ettim. Sabah saat dört ve deli esen poyraza, yağmura az kalmış bir şehrin karanlığında sadece yalnızlıktı. Fısıltılarını duydum, öylesine bağırıyordu ki, üçümüz birbirimize baktık. Siluetim cesaretini topladı ancak o dinleyebilirdi, zira içimizdeki hep en cesur oydu…

- Bilemiyorum, daha ne kadar böyle durabileceğimi. Ne zamandır içim böylesine ısınmadı bunu çok iyi biliyorum. Tam orada durduğunu görüyorum. Bir adım hepsi hepsi bir tek adım sana doğru.

Koşar adım uzaklaştım gene, tam oradaydın, tam yanında duruyordu sana olanlarım. Sokağın karanlığında adımlarımı sıklaştırıp köşeye vardım. Durdum. Nereye peki ve niçin uzaklaştım ki ve niçin demeleri mi tam orada yanı başına sesiz bırakıp bu köşe başındayım ki.

<ı>Hemen öteden başka bir fısıltı daha belirdi, ama apartmanların tek tük yanan lambalarından hangisinden geldiği belli olmayan bir kadın sesiydi bu…

- Bilemiyorum, daha ne kadar böyle durabileceğimi. Ne zamandır içim böylesi ısınmadı bunu çok iyi biliyorum. Tam orada durduğunu görüyorum. Bir adım hepsi bir tek adım bana doğru.

Sarılır mısın bana demek istiyorum oysa sana. Tam kapıdan çıkarken sarılır mısın, bana demek istiyorum sana, yüzüne bakıp. Duruyorum. Sesiz telaşına yalnızlığına dokunmaktan korkuyorum. Merdivenlerde adımlarını dinliyorum koşar gibi sokağa çıkışını duyuyorum niye korkuyorsun ki benden. Hemen yanıma bıraktığını duyamıyorum ki.

******

- Bana sadece sarılır. Ne öp beni ne de okşa usul usul. Yalnızca sarıl. Kokun ve nefesin olsun yalnızca. Burada oluşunu hissedeyim. Bırak tenimin ne istediğini, teninin istediğini düşünmeyeyim. Sadece yalnızca sarıl bana ve bana sarılmayı iste.

Beni dinle, işte bak kollarının arasındayım sırtım göğsüne yaslı. Bak sana tatlı bir masal anlatıyorum tüm kadınlığımla. Bu masalla uyuyacağım senle, yalnız değilim, sen varsın ve ben senin için de fısıldıyorum kelimelerimi. Kollarında şefkat var bak görüyor musun, bu beni dinlendiriyor. Sana sokulmamda, kendini güçlü hissettiğini hissediyorum. Ama yanılıyorsun ben senin gücünü değil şefkatini içime alıyorum.

- Sana sadece sarılıyorum. Nefesim ensendeki incecik tüylerin üzerinde. Kokunu çekiyorum uzun uzun içime. Bazen kolumdaki tüylere deyiyor nefesin sıcacık. Tenine ulaşmak istiyorum bir yandan, sarılmak bitmeden çıplak tenine. Sırtını çıplak göğsümde çıplak istiyorum. Çıplaklığında usulca durmak istiyorum. Tenini düşünüyorum. Ne dediğini duyamıyorum zaten çok da önemli değil ki ne dediğin ninni gibi sesin. Kollarım göğüslerinin altında birleşmiş seni içimde tutuyorum güçlüyüm hem de çok güçlüyüm kollarımla seni sarıyorum. Bana yaslanmış olmanı seviyorum bu mahsun sessizliğini ve teslimiyetini içime alıyorum.

*******

<ı>Gece, sessizliğine kavuştu hemen yağmurun ilk damlarından önce. Denmemiş fısıltılarda tüm vazgeçip gittiklerimiz. Kocaman yalnızlıklarımız, hüzünlü… Yalnızlıkları kokluyoruz, yalnızlıkları önemsiyor baştan çıkarıyoruz. Yalnızlığımızın şansımız olduğunu bilmeden. Sessizliğimizden korkuyoruz. Daha çok kimsesizliğimizden, kendimizden. Korkuyoruz işte birine sarılıvermelerdeki düşlerden ve düşlerin kendi iç demelerinden. Ne çok isteyip ne çok istediklerimizden bir çırpıda kaçıveriyoruz.

<ı>Gece, sessiz. Denmelere karan bir kadın ve adamın kendi iç seslerini duyuyorum. Bunları demek için tutunuşlarına bakıyorum. Daha özneleri yok cümlelerinin. Birinci tekil hitaplarda isimsiz. Gitmemelerdeki gidişi, sarılmalardaki tutkuyu. Daha nice yaşanmamışlıklarda olduğu gibi. Ama yarın var nasılsa değil mi, ne saçma, ya yoksa.

<ı>

<ı>Not: Bu yazı “Yalnız kadınlar” isimli Ahmet ALTAN köşe yazısının tartışılmasıyla ortaya çıktı tavsiye ederim okuyun.

<ı>
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4064287&yazarid=150

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sarılır mısın bana demek istiyorum sadece, tam kapıdan çıkarken sarılır mısın. Sadece, kadın yada erkek değil bedenimin ihtiyaç duyduğu, bir ruh sadece cinsiyetsiz, masum ve içten, sıcak sımsıcak bir ruh. Hepimizin ihtiyaç duyduğu ilk şey işte bu. içen sıcak bir kucak... Bu empatik yazınız çok hoşuma gitti. bazı paragraflarınıza takılı kalacağım bir süre. İtiraf ediyorum:)

Psikolog Ezgi Basaran 
 28.12.2009 13:15
Cevap :
Çok geç gördüğüm bir yorum, çok özür dilerim. Beyninize sağlık  26.01.2010 23:51
 

Herşey hissetmekle başlar...Güzeldi, akıcı, sakin ve hisli...

Sema GÜZEL 
 30.05.2008 23:31
Cevap :
Sağolun  30.05.2008 23:52
 

var elbet ama bana değil mesela :)) görebilene, duyabilene, yaşayabilene...

beenmaya 
 30.05.2008 11:33
Cevap :
VAAAAR.... Senin de var olduğuuuun....  30.05.2008 12:42
 

dünden sonra yarından önce ve işte bugün var umut dolu demek istedim bu akıcı güzel yazınızın sonunda sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 30.05.2008 10:46
Cevap :
Sağolun siz okudunuz beni...  30.05.2008 11:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 983
Toplam mesaj
: 90
Ort. okunma sayısı
: 630
Kayıt tarihi
: 04.01.07
 
 

öylecene yazmak istiyorum... Hepsi bu. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster