Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '06

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1939
 

Silva'nın ardından

Silva'nın ardından
 

Ermenistanlı ünlü şair, Silva Gabudikyan(Kaputikyan) 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ermenistanlı olmasına rağmen, diasporada da oldukça tanınan Silva'nın ölümünün ardından Ermeni edebiyatın da bir devir kapanmış oldu...

Sıkı bir Milliyet okuruysanız, Ece Temelkuran'ın da onunla Ermenistan gezisinde bir röportaj yaptığını haturlayacaksınızdır (http://www.milliyet.com/2006/05/17/guncel/agun.html). Nazım Hikmet'in de yakın dostu olduğu Silva'nın şiirleri içinde Özbekçe, Rusça ve Azerice'nin de bulunduğu birçok dile ve Ortadoğu dillerine ve Batı dillerine çevrilmişti...

1919'da Erivan'da dünyaya gelen Silva hayatında birçok ödül de kazanmıştı. Ataları Vanlı olan Silva, özellikle 1950'li senelerde verdiği eserlerle sadece Ermenistan'da değil tüm Sovyetlerde de şiirin önemli bir temsilcisi olarak görüldü ve 1951'deki bir şiir seçkisi ile Sovyetler Birliği Devlet Ödülü'ne layık görüldü. 1962'de Lübnan, Mısır ve Suriye'de bulunan, 73'te ise Kanada ve Amerika yolculuklarını da kaleme alan ünlü şair aynı zamanda "Halk Sanatçısı" ünvanına da sahip idi.

Dinle oğlum, öğüt olarak/ Seni seven annenin sözünü kalben
Bugün sana bırakmaktayım/ zengin Ermen dilini
Ve bil ki oğlum, ne yaparsan yap/ Bu ay altnda nereye gidersen git
Anneni akılndan çıkarsan bile/ Kendi anadilini unutmayasın

Hosk im vortun (Oğluma söz) adlı şiirden alınmış yukardaki dizeler bize kendisinin, özellikle 2006 senesinde Ermeni harflerinin bulunuşunun 1600. yoldönümü kutlanırken, Ermeni diline ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Aşağıdaki dizeler ise Haygagan Açker (Ermeni gözleri) adlı şiiridir:

Hangi yüzün üstünde,nerede olursanız olun
Yaşlanmış bir annenin yüzünde veya esmer bir çocuğun yüzünde
Güneşten yüzü solmuş yeni evlenmiş bir kadının yüzünde
Ermeni gözleri, sevimlisiniz siz

xxx

Sizler ki o kadar gözyaşı ve acı görmüşsünüz
Nasıl da başardınız yüzyıllar boyunca
Kalmayı bu kadar tatlı, bu kadar güzel
Dünyaya bu kadar güzel bakmayı

1989'da Roma'da bir ödül alan yazar ve şair, 1998'de ise Cambridge tarafından verilen ödülle "Yılın Kadını" onuruna layık görülmüştür. Hiçbir zaman milliyetçi olmayan Silva, her zaman "halkların kardeşliği"ne inanan biri olarak Türk-Ermeni ilişkilerini ise, iki halk arasına kin tohumları serpildiğin ancak kendisinin tüm kalbiyle birgün insanların birbirini anlayacağını ve eski dostluklarını yenileyeceğini inandığını belirtmiştir.

Modern Ermeni edebiyatının en büyük temsilcisi olan Silva Gabudikyan, ülkesinde aldığı Mesrob Maşdotz liyakat ödülünü de, Robert Koçaryan'ın anti-demokratik uygulamalrını protesto etmek için geri iade etmişti. Yazımızı, kendisinin bir dörtlüğü ile kapatalım:

Neyim vardı, neyim yoktu harcadım, az mıydı çok muydu bilemem
Büyük kabiliyetlere mi sahip olmak mı önemlidir, yoksa sadece büyük bir insan olmak mı bilemem
Çoğu kereler söz söylemektense, insanların eline baktım
İşte böyle yaşadım ben hayatımı, iyi miydi kötü müydü bilemem...

Resim kaynak: http://www.persons.am/en/comments.php?do=read&id=85

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3511
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster