Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1281
 

Şımar şımar şımardım! Vallahi çok keyifli, herkese tavsiye ederim!

Şımar şımar şımardım! Vallahi çok keyifli, herkese tavsiye ederim!
 

Birilerinin canını yakmayan şımarıklığı seviyorum, yoksa şımarıklık değil de başka bir adı mı vardır, bilemiyorum, hani kedilerin, köpeklerin sevgiden dolayı türlü şaklabanlıklar yapma hali vardır ya, insanın sevgiden şımarması olarak algılarım onu, sevindikçe sevesi, sevdikçe sevinesi gelir insanın, şımarıklık dediğim de tam olarak budur, literatürümde!

Ay aman, bir şımardım ki bugün, sormayın gitsin!

İsim vermeye hiç niyetli değilim, isim verdikçe her bir şımarma vesileme not düşmem gerekir, isimleri bile aklında zor tutan, beş mi, on mu kere soran biri için de bu bir eziyettir!

Ahhh… Hiç kusuruma bakmayın, bu saatten sonra eziyet çektiremem şahsen kendime!

Duruşları, gözlerindeki ışıltıları bende saklı!...

Ne emekler harcanmış, tek tek anlatmaya kalksam sayfalar sürer, ne espriler patlatıldı, çınar rüzgardan değil ama kahkahalardan sallandı!

İsimleri genç beyinler yazsınlar, ben ortak paydadan söz edeyim: Sevgiyi soluduk birlikte akarken terlerimiz İzmir sıcağında...

Kendi adıma konuşursam, çok eğlendim!

Her birinizi yüreğime hapsettim!... Ve lütfen biliniz ki her birinizi bir ayrı sevdim!

İzmir Milliyet Blog Toplantısıdır söz ettiğim!

Her birinize yürekten teşekkür ederim!...

........

Öykünmeden, upuzun boyuna inat, yer yarılsa da girsem tarzında saatlerce sazıyla oynaşan Murat!

Tuz isterken yumurtama, sahip sevgili Şükrü Bey’in talimatıyla bana tuz getiren, adını sordum ama hatırlayamadığım, on yaşına varmış mıdır bilemediğim, zor bela özel pişmiş yumurtayı paylaştığım çırak!

Bet sesime tahammül gösterip, birlikte türkü söylediklerimiz, sesi güzel denilip de, söyleyiniz ısrarlarıma rağmen söylemeyen, onur buyurdunuz söyle demenizle diyen Verdan Bey…(Yanlışım olabilir isim konusunda, özürüm peşinendir!)

Dinanizmi diz boyu garson arkadaşım, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan!

Şımarmama inanın sizler de katkıda bulundunuz!

Ne fazla bahşiş aldınız, ne de her Pazar günü böyle koşuşturdunuz!

Hele geçirdiniz ya tam tekmil, ne diyeyim, “Gönlünüze göre olsun her şey” dışında…

Dışarıdan gelmiş, nevalelerden paylarını almış üç kadın, bet sesimle türkü söylerken ortalıkta beni gördüklerinden olsa gerek, tebrik ve teşekkür ettiler, her birimize şahsımda!

Genç olmalarına rağmen, dişleri azdı ağızlarında, güvenceleri yoktu, oydu anlaşılan!

En gençleriydi, ağzında en çok dişi bulunması gereken, teoride, belki ön dişlerinin eksikliğindendi, arkalar görünmüyor ya, o meseleden, hani dedi, Türkiye için nefer gerekiyorsa, en baştayım!

Yüzüne bakmayız belki, estetiksel algılarımız gerilir, kim bilir, suçluluk duygusundandır kafalarımızı kuma gömüşlerimiz!

Gencecik bir kız, ya da kadın, muhtemelen önemsenmemiş, önemsiyor ama Türkiye’yi!

Gencecik bir kadın, gerekli besinleri alamadığından dolayı, annesinin karnındayken henüz, hatta annesi beterdir ondan, anne karnındaki bebek gerek besinleri çalar!

Diyor ki: Türkiye için canım feda!

Türkiye Cumhuriyetinde dişler dökülüyor, diş tedavisi en pahalı, ölümcül düzeyde en geride kalan, ama öğütülemeyen her bir yiyeceğin bedeli farklı şekillerde ortaya çıkan…

Dişlerimizi yitiriyoruz, pahalı oluşundan tedavinin, görsel estetiğimizi harcıyoruz bu uğurda, onurumuzu da katıyoruz aslında, ister miydik böylesini?

En doğal hakkı iken insanın!

Vazgeçmek en pratik yol görünüyor!

Yine de dişsiz genç kadınlar, Çingene’dirler muhtemelen, Türkiye için ölmeye hazırız dediler!

Bilmem ki porselen dişliler bu konuya ne derler?

Bu da bir kıstas değildir, bilirim, diş problemi yaygınsa bir ülkede, yeterli besin alamamış demektir bebekler annelerinin karınlarındayken, anne de alamamış demektir ki, bu böyle sürüp gider!

Dişi düşük kadınlar, hem de ön dişeri, vatana canım kurban diyorsa, Çingenelerdi muhtemelen, ağlamama sebep oldular!

Dişsiz kadınlar, ki ön cephede savaşırım dediler, garsonlar, saatler boyu saz çalan Murat!

Şımardım ya yanınızda, şımarttınız ya…

Usul usul ağlayasım geldi, dokundu işte bir yerlerime…

Ne diyeyim!

Sevgiden başka?

Bir şeyler yapmaya çalışıyoruz eninde sonunda, bildiğimizce…

Öğrendiğimizce…

Her şımarıklığın bir bedeli vardır, gözyaşlarının mendile dokunma zamanıdır!

“Usul akın gözyaşlarım”….


Gülgün Karaoğlu
Ağustos,25/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Buralarda yoktum,onun için yazının yorumunu geçiktirdim,yeni geldim ve toplantıyla ilgili 3 yazını da okudum,seni tanımak güzeldi ama türkü söylemeyi daha çok tercih ettiğin için konuşamadık seninle,zannedersem o yüzdendir ki,diğer toplantıyı tanıtım yazılarında ismimi es,,,,,,geçmişsin,ama olsun 35 kişilik ortamlarda bazan isimler unutulur bazan karıştırılır,bazanda yazılmaz,,,,her şeye rağmen çok iyi bir gün yaşadığımızı seninle paylaşıyorum ve sevgiler gönderiyorum sana,,,,,,,,,,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 31.08.2008 13:01
Cevap :
Hülya'cığım, ilk yazımda bilerek isim vermedim, atlamaktan korktum! Diğer yazılar ise şahsi muhasebe şeklinde gelişti ve devam da edecektir:)) Yoksa böyle güler yüzlü, güzel gözlü bir kadın es geçilebilir mi? Sohbet konusuna gelince, haklısın vallaha, bu hiperaktiflik başa bela! :)) Sevgilerimle canım!...  31.08.2008 17:19
 

Her insana gülmek çok yakışır değil mi? Tıpkı sizede yakıştığı gibi.. toplantıdaki herkesin nasıl bu kadar çok güldüğünü ise "Yüreklerin Toplantısı" olarak nitelendirdim ben. Yüreğinizdeki o sevgiyi ve sevgi dolu gözlerin gülüşünü hiç eksik etmeyin. Sizinle tanışmakta mutluluk verdi. Saygı ve sevgilerimle...

Demet 
 26.08.2008 22:15
Cevap :
Demet'ciğim, seninde şekerim:))) O pırıl pırıllığın hiç sönmesin!... Hakikaten doğru, yüreklerin toplantısı! Kimse havaya girmedi, kimse dedikodu yapmadı, kimse ağız burun kıvırmadı! Üstelik kimse de ben şöyle yazarım, böyle yaparım da demedi... Yüreklerimizi ellerimize koyup gelmiştik çünkü... Sevgilerimle canım...  27.08.2008 1:28
 

Yakaladığınız ayrıntı inanın benim de yüreğimi dağladı. Bir toplantı yazısında verilmeye çalışılan sosyal mesajlar ve azad edilen gözyaşları...Yorumu uzatıp bu güzel yazıya gölge düşürmek istemem açıkçası. Tanışmak ve o ortamı yaşamak oldukça keyifliydi. Bursa'dan sevgiler.

Deniz 
 26.08.2008 17:41
Cevap :
Canımsın Deniz'ciğim... Seni tanımak çok güzeldi... Umarım tekrar tekrar görüşeceğiz! Bu arada sana bir özür borcum var: pattadanak bir soru sordum ya!... Şımarıklığıma ver lütfen şekerim... Sevgilerimle... Yüzünden o güzelim gülümsemen hiç eksilmesin!  27.08.2008 1:19
 

Gülgün Hanım karışık bir yazıyla kafaları karıştırmışsınız anlaşılan.Fakat oradaydım ve yaşananları gördüğüm için yazıyı algılayabildim.Alçak sahnelerin yüksek sanatçısı olarak hafızama kazındınız :)) Enerjiniz,sesiniz,gözleriniz,kibarlığınız kısaca herşeyinizle çok hoştunuz.Pozitif enerjiniz bizlerede yansıdı.Sizi tanıdığıma gerçekten çok sevindim.Bir başka toplantıda görüşebilmek ümidiyle,selamlar,sevgiler...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 26.08.2008 5:24
Cevap :
:) Çok teşekkür ederim Murat'cığım, yanaklarım kızardı bak şimdi, azıcık utandım mı ne:) Bizim kuşak övgü karşısında başını hafifçe eğer, yanakları hafiften kızarır, teveccühünüz der... Utanır yani... Sevgilerimle canım, hep görüşmek dileğiyle...  26.08.2008 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1311
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster