Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
675
 

Şımarık çocuk nereye koşuyor?

Şımarık çocuk nereye koşuyor?
 

2.nesil, 3.nesil şımarık, – şımartılmış- hiçbir şeyin kıymetini bilmeyen çocuklar vardır... kimin şımarık çocuğu? Kendisine atasından, anasından, babasından hiç bir maddi varlık kalmadığı ve çok zor koşullar altında büyümek zorunda kaldıkları halde, asla ve kat’a yorulmadan, bıkmadan, usanmadan, hiçbir zaman umutlarını tüketmeden çalışıp çabalayan, bazıları bir taraftan çalışırken bir taraftan da eğitimine devam eden ve zümrüd-ü anka kuşu misali adeta küllerinden doğan, ortaya inanılmaz başarı -başarılar- koyan, herkesi imrendirecek, gıpta edilecek, hatta biraz da kıskanılacak hayat hikayeleri olan, sıfırdan başlayıp başarının en tepesine çıkan ve onlardan sonra gelen kuşağa yönetimi bilgi, beceri ve yetenek isteyen çok büyük maddi imkanlar, devasa işletmeler bırakan kuşakların şımarık çocukları.


Yokluklar içinde çok başarılı işler yapan bu insanlar tüm iyi niyetlerine rağmen genelde çok ortak olan büyük bir hataya imza atarlar, ben çok çektim çocuğum çekmesin, benim olmadı çocuğumun olsun, ben alamadım çocuğum alsın, ben giyemedim çocuğum giysin, ben yapamadım çocuğum yapsın refleksleri ile dozu iyi ayarlanmamış, iyi denetlenmeyen, aşırıya kaçan ve nihayet kendisinden sonra gelen nesli hiçbirşeyin değerini, kıymetini bilmeyen, aşırı şımartılmış, kibirli, insan ilişkilerinde son derece başarısız, burnu kaf dağının ötesinde, abartılı tavır ve davranışlara sahip, istikrarı olmayan kişiler haline dönüşmesine çanak tutarlar ve maalesef bir sonraki kuşak yukarıda örneklendirmeye çalışılan özelliklerin etkisinde çok ciddi kişilik zaafları olan bireyler haline dönüşebilmekte, işlerin başına geçtiğinde de atalarının dişlerini tırnaklarına takarak kurup kendilerine bıraktıkları imparatorluğu çok kısa bir zamanda perişan edebilmektedirler.


Yukarıda da belirttiğim sürecin altında, maddi ve manevi hiçbir olgunun kıymetini doğru değerlendirememe vardır, şımarıklık vardır, kendinden önce yapılanları küçümseme vardır, daha iyisini yapma hevesinden çok hezeyanı vardır, kendini aşırı farklı görmekten kaynaklanan dengesiz ilişkiler üzerine kurulu insan ilişkileri vardır, aşırı büyüklenme, aşırı böbürlenme, başkalarını aşırı küçümseme vardır, yani vardır oğlu vardır...Ve maalesef son hep hazindir...Ve maalesef son hep hüzünlüdür...Ve maalesef sonunda hep bir çuval incirden çok daha fazlası heba edilmiştir. Bu dramın sonu da ya hastanede ya mahpushane de ya da huzurevinde nihayetlenir...


Bu hikayeler hep aynı mı biter? değil tabi ki, bizim anlatmaya çalıştığımız örnek, hiçbir şeyin kıymetini bilmeyen, atalarının kendilerine sundukları imkanları ile geldikleri yerden bi haber, hastalıklı bireyler haline gelmiş –getirilmiş– 2. kuşaklar içindir, yoksa herşeyin çok farkında ve kıymetini çok iyi bilen, her açıdan sağlıklı ve tam donamımlı yetişmiş -yetiştirilmiş- olan 2. kuşakların, atalarından devraldıkları mirası çok kısa zamanlarda çok daha büyük ufuklara taşıdıklarına hergün şahit oluyoruz.


Teşbihte hata olmaz ama sizce hangi ikinci kuşağa benziyor ülkemiz?

Saygı ve sevgilerimle

Ünal Türkmen

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 858
Kayıt tarihi
: 25.07.08
 
 

Aşçılar diyari Mengen’ de doğdum, lise tahsilimi Bolu’da, üniversite tahsilimi Adana’da yaptım. İş t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster