Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1280
 

Şımarık erkekler...

Şımarık erkekler...
 

Görsel internetten alınmıştır.


Bazi insanlar kendisine gösterilen saygıyı, verilen değeri, önemsenmeyi bir türlü içlerine sindiremezler. Hep daha fazlasını beklerler karşıdakinden. Hep daha, hep daha ama hep bana anlayışı içerisinde davranış sergilerler. Onları tam anlamıyla mutlu etmek imkansızdır.

Mesela son yıllarda artarak devam eden kadına karşı şiddetin arkasında da biraz şımarıklık yattığını düşünüyorum.

Neden mi dersiniz?

Çünkü;

Erkek daha doğduğu andan itibaren aile içerisinde farklı bir yere konumlandırılır. Kız çocuklarıyla asla eşit muamele içerisinde olamazlar. Ona hoş görülen davranışlar, kız çocuğuna suçtur. Kız çocukları, dünyaya geliş nedenlerinin erkeğe hizmet olduğu konusunda inandırılmaya çalışılırken, erkek çocuğa asla gösterilmez, aslında ne kadar zavallı yanlarının da olduğu. Durmadan pohpohlanır aile içinde ve en imkansız istekleri dahi bir hoşgörü paketine sarılır ve mutlaka yerine getirilir. Hal böyle olunca “dünyanın efendisi benim” gibi bir duyguya bulanarak büyür. E şimdi erkek şımarık olmasın da ne olsun?

Gün gelir evlenir erkek. Karşısına çıkan kadın, olur da hayata geliş nedeninin sadece erkeğe hizmet olmadığını algılamış biri olursa öfkelenir. Öyle ya, o hep arzularının yerine getirilmesine alışmıştır. Bu ne haddini bilmezliktir böyle diye düşünür.

Veya boşanmak istiyordur ama eşi yuvayı yıkmamak için direniyordur. Ya da kadın, kocasının şiddet eylemlerinden bıkmış ve boşanmak istiyordur. Her iki durumda da son kararı verecek tek yetkili kendini gördüğünden, asla orta yolu bulmak, konuşup anlaşmayı denemek gibi bir düşünce geliştirmez erkek.

İlk anda basar tokadı ama bazen tokat da kesmez bu şımarık öfkesini. Ya bir bıçak darbesi, ya da bir silahtan çıkan kurşunla haddini bildirir asi kadına.

Rahatlamıştır.

Erkekliğini ispat etmiştir yedi düvele.

Hep kaçacak değil ya, birgün yakalanır.

Mahkemeler falan derken bir de ne görelim, elini kolunu sallaya sallaya dışarıda. Neden diye isyan edersiniz bir kadın olarak. Oysa ya kravat takmıştır mahkemede ya da hafifletici bir neden bulunmuştur “Erkeği tahrik etmek” gibi.

Bir türlü önü alınamayan bu şımarık erkeklerden, kendi cinsleri de nasibini alıyor artık.

Önceki gün damadı tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeni Akit gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Demirel'in durumu bunun en yakın örneği. Kızını korumaya çabalayan bir baba, yine bir erkek tarafından genç yaşında hayattan koparılıyor, kızı da yaralı.

Bu şımarıklığa bir an once dur demek lazım.

Bitsin artık bu şiddet!

Kadınlar, bu iş bize düşüyor biliyor musunuz?

Hani, “Çocukluğuna inmek lazım!” der ya doktorlar bazı vakalarda. Sanırım bizim de, çocukluk günlerinden itibaren onlara davranışlarımızı gözden geçirme zamanı geldi de geçiyor bile…              

31 Mayıs 2017

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadına şiddet uygulayan erkeğin davranışlarını şımarıklığına dayandırmak çok ilginç bir tespit, çok değişik bir gözlemleme biçimi. Bu konuda enine boyuna düşünücem. Yazınızın altyapısı, ömrü suçlularla mücadeleyle geçmiş, duyarlı bir kadın polisin, hem düşünen hem sorgulayan duygu, düşünce ve ruh dünyasına dayanıyor. Özellikle takım elbise-mahkeme kararı ikilisine yaklaşımınız çok doğru ve yerinde olmakla birlikte, mesleki geçmişinize de dayıyor sırtını. Erkeklerin yetiştirilme tarzları, ömürleri boyunca uğradıkları kendilerinden yana tutum takınılan toplumsal cinsiyet ayrımcılığı vurgunuz; dört dörtlük. Umarım erkek şımarıklığı bir gün sonlanır. Gerçi, giderek muhafazakarlaşan toplumumuzda bu mümkün gibi görünmese de, biz iyi niyetimizi korumaya çalışalım yazınız aracılığıyla. İyi yıllar dilerim sevgili Hayvar. Dileğim odur ki, bir gün dünyayı kadınlar yönetir. Bu konuda erkeklerden başarılı olurlar mı bilemem ama, daha şefkatli, daha merhametli, daha insanca davranacakları kesin.

Cem Beraat Çamsarı 
 31.12.2017 19:56
Cevap :
Kadına şiddeti kendimce açıklamaya çalıştım. Ülkemizde her geçen gün artarak devam eden bu şiddet hareketinin, erkeklerin yetiştirilme tarzından kaynaklandığına inanıyorum. Erkeğe mubah olanlar, kadına günah olan bir toplumda daha insanca bir yaşam beklenmemeli. Her geçen gün kadının etrafındaki çember daha da daraltılmaya çalışılıyor. Bir gün dünyayı kadınlar yönetseydi inanıyorum ki yer yüzünde güller açardı... Selamlar, mutlu kalın.  02.01.2018 13:38
 

Bence kadınlar da erkekleri şımartıyorlar...

Kerim Korkut 
 12.06.2017 16:20
Cevap :
Doğrudur...Hatadan dönmek şart oldu artık...Selamlar, mutlu kalın.  13.06.2017 23:31
 

İlginç ve isabetli bir analiz. Akit, bu "erkek şiddetine" nasıl bakıyordu acaba? Bir kere dile getirmiş miydi? İnsan büyük sorunları görmezlikten gelirse, eninde-sonunda, Allah onları insanın gözüne mi sokuyor acaba? Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 09.06.2017 5:57
Cevap :
Görmezden gelinen sorun büyür büyür ve hiç beklenmedik anda görmek istemeyenleri de vurur. Çok üzücü olaylar. Acilen çözülmesi gerekir daha fazla canlar yanmadan...Selamlar, mutlu kalın.  10.06.2017 9:52
 

Erkek çocuğa taa küçüklükten itibaren farklı bakılır yani erkek çocuk dünyaya artı bir üstünlükle doğar daha doğrusu aile en çok da baba böyle kabul eder. Ailede kardeşlerin en büyüğü benim. Birkaç gün sonra benden sonraki doğacak kardeşim bekleniyorken babam amcama "ne yapayım ben kızı, oğlan olsun da isterse çamurdan olsun" dedi, o zaman beş yaşındaydım da bu aşağılanmayı hiç unutamadım. Ne gariptir ki babamın erken vefatı ile iki erkek kardeşime babalık yapan da ben oldum, selamlar size Ayşegül hanım...

Yurdagül Alkan 
 04.06.2017 0:34
Cevap :
Maalesef durumun özeti bu işte Yurdagül Hanım. "Ne yapayım ben kızı?" Hal böyle olunca da gelinen noktanın çok normal olduğunu söyleyebiliriz. Ve siz hiç unutmamışsınız, unutulmaz da. Ne kadar acı bir durum ama maalesef kültürel kodlarımızla da bağlantılı bu durum. Değişmeli artık bunlar. Kadın da hak ettiği yeri bulmalı toplumda. Ve babacığınıza da rahmet diliyorum. O gereksiz görülen kız çocuğunu da kutluyorum gücü için, erkek kardeşlerine kol kanat gerdiği için...Bir de toplumumuzda takdir edilebilse, kabul edilebilse...:( Selamlar, mutlu kalın.  04.06.2017 11:19
 
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3965
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1379
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster