Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
422
 

Şimdi “O…Haaa…” desem, az gelir…

Şimdi “O…Haaa…” desem, az gelir…
 

Türkiye Cumhuriyeti'nin 58. Hükümeti, o tarihte AKP Kayseri Milletvekili Abdullah Gül tarafından 18 Kasım 2002'de kuruldu. O hükümette Doçent Doktor unvanı taşıyan Hüseyin ÇELİK “Kültür Bakanı” olarak göreve başladı. Daha sonra da “Milli Eğitim Bakanı” oldu. Şimdi de AKP Genel Başkan Yardımcısı…

Kendisi Van’lıdır… Van’a gidiş gelişlerinde havaalanının da bir karşılanır, bir uğrulanır ki (birkaç kez şahit oldum) görmelere değer…

Gerek “Kültür” gerekse “Milli Eğitim” bakanı olduğu dönemlerle ilgili hesabını, elbette tarih yapacaktır. O ayrı bir konu. Lakin seçmeninin karşısına geçtiklerinde mangalda kül bırakmayan bu kişilerin söylemlerinin hesaplarını sormak, şimdiden bizim borcumuz.

Bakın bu muhteremin, seçmeni karşısındaki son sözlerine:

“Düşman üretme paranoyası nedir biliyor musunuz? Şu an Ergenekon diye bir dava görülüyor. Onun da mantığını ifade edelim. Bir mahallede hiç hırsızlık vakası yoksa mahalle bekçisinin önemi kalır mı? Kalmaz. Mahalle bekçisi akıllıysa kendi konumunu muhafaza etmek için mahallede hırsızların kol gezdiğini yayması lazım. Hatta daha akıllıysa arada bir iki kapıyı kendisinin yoklaması lazım. İşte Ergenekon budur.”

Çelik, bu sözlerinin ardından da 33 erin şehit edildiği Bingöl olayı örneğini veriyor ve bu olayın da aydınlatılacağını ifade ediyor…

Söz burada bitiyor…

Bu sözleri “Şöylesine” okur geçerseniz mesele yok, “Milletvekilidir” der, “Torba değil ki ağzını büzesin” diye değerlendirirsin, biter.

Ancak bu sözün “Neyi ifade etmek istediğini” anlamaya çalışırsanız, işte o zaman iş değişir.

Tercümesi şudur: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemi kalmamıştır. TSK, biz ne dersek onu yapmaya mecburdur. Kendinin önemli bir kuruluş olduğunu vurgulamak ve millet üzerinde baskı kurmak için 33 eri pusuya düşürüp öldürtmüştür.

Sözün gerçek anlamı budur işte…

Bunu söyleyen, söyleyebilen kişi, bu ülkede “Kültür” ve “Milli Eğitim” gibi önemli bakanlıkların başında “Bakan” sıfatıyla görev yapmış bir kişidir.

Lafın neresinden tutarsanız tutun, en hafifinden iftira ve milletin arasına nifak sokmaya yönelik çaba olduğunu görürsünüz. Daha fazlasını da söylemek mümkün, ama laf uzar gider ve burada yazacağımız her kelime, yasalara takılır. Ama “Moda söz, bi şey olmaz” düşüncesi ile bir “O… Haaaa…” demek de farz oldu yani…

Elbette sözler söylenirken, amaçları da vardır.

Bir ülkenin başbakanı, yargı karlarından beğenmediklerine “İdeolojik… Gereğini bayramdan sonra yapacağız” derse, partisinin, hem de bakanlık yapmış bir milletvekili yukarıdaki sözleri söylemekten çekinmez.

Oysa…

“PKK’nın kuruluş yıldönümü” bahanesinin arkasına sığınarak Mersin, Yüksekova ve İstanbul’da devlete karşı gelen, devlete karşı ayaklanma provası yapanlar karşısında aciz kalırken, söyleyecek sözleri yoktur…

Gerek iç siyasette, gerek dış siyasette “Hadi… Sen aslansın…” pohpohlamasına gelen başbakan ve ekibi, ülkeyi bölünme yolunda hızla götürürken, “Ayak freni” de patladı, haberi yok…

Acil hallerde kullanılmak üzere icat edilen “El freni”, demokratik ülkelerde “Sandık”tır…

Umarım millet, ölçüsüz, endazesiz yokuş aşağı al Allah delini, zapteyle kulunu giden bu hükümete bir “El freni” uygular.

Yoksa!...

İşe “İmdat freni” karışırsa, o freni çekmek için biraz yürek ister, çünkü gerekçesiz çekilen ”İmdat freni” uygulamasının sonunda ceza almak da vardır.

Eğer işimiz “İmdat freni” çekmeye kalmaz, “el freni” ile yoluna koyarız…

01 ARALIK 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çekinmeyin rahat olun söyleyin onlar daha farklı kelimleride hak ediyorlarda ama kabahat hiç ders almayanlarda ve onlara sürekli prim yaptıranlarda değil mi?Yüreğinize sağlık keşke diyorum şu yazıları birazda oh aaaa dediklerimiz okuyup anlayabilse.

Nelliy İzbudak 
 04.12.2009 9:39
Cevap :
Değil mi yani... Rahat olayım. Teşekkür ederim...  04.12.2009 11:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 204
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 572
Kayıt tarihi
: 17.01.09
 
 

Yazacak belki bir çok şey vardır, ancak sadece "Yazmak en büyük tutkum" desem!... Sonrasında da zate..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster