Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '16

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
258
 

Şimdi anladım: Şiiler haklıymış

Şimdi anladım: Şiiler haklıymış
 

Sünni gelenekte yetişmem hasebiyle, Şiiler'i hep haksız buldum, inanışlarını ve davalarını hep haksız gördüm, böyle olduğuna inandım.
 
Halife ha Ali olsun, ha Ebubekir, Ömer, Osman... ama Şiiler 'ille de Ali, ille de Ali' derler, yetmediği gibi, Ebubekir'e-Ömer'e-Osman'a söverlerdi.
 
Sapıkça bulurdum bu yüzden inanışlarını. Tabii bir ben değil, hemen hemen bütün Sünniler öyle bulurdu.
 
Halifelik, Ali kadar Ebubekir'in de, Ömer'in de, Osman'ın da hakkıydı. Ali nasıl Peygamberin akrabasıysa, diğerleri de Ali'nin durumundan kalmazdı. Onlar peygamberin yoldaşlarıydı, sadık arkadaşlarıydı, sırdaşlarıydı; kimine kız vermiş, kiminin de kızını almıştı.
 
Böylelerine sövmek sapıklıktan başka bir şey olamazdı.
 
Hem bizim bildiğimiz Ali amcasını çok severdi; amcasının arkadaşlarının halife olmasına karşı çıkmaz, hele onlara düşmanlık hiç beslemezdi.
 
Ebubakir'in, Ömer'in, Osman'ın, Ali'nin halife seçilmelerini bir demokrasi şöleniyle seçildiklerini, istişareyle, gönüllülükle birbirlerini onayladıklarını, birbirlerine biat ettiklerine inandık. Dört halife döneminin huzurlu bir dönem olduğunu sandık, bildik, o günleri özledik. Bir tek Ali döneminde, Ali'yi istemeyenlerin çıkarttığı sorunları gördük, önceki dönemler güllük gülistanlıktı bize göre...
 
Ama, şimdi anladım ki, Şiiler haklıymış!...
 
*
 
Sünnilerin bildiği İslam tarihi öylesine bir uydurmaymış ki, öylesine yalanlarla doluymuş ki, öylesine budanmış ki, zalimi mazlum, mazlumu zalim gösterecek boyutlara çıktığı olmuş. Bizi de saf saf inandırmışlar bir güzel...
 
-Peygamberin cesedi üç gün gömülmeyi beklerken, kimsenin fikri alınmadan, Ali'nin hele hiç haberi olmadan, Ömer'in etrafa korku salan diktatörce desteğiyle Ebubekir'in halife seçildiğini Sünni kesimin ne kadarı biliyor?
 
-Peygamber'in kızı Fatma, babasının mirasından pay ister ve Ebubekir reddeder, vermez, bir çeşit kovar. Ömer Fatma'yı döver, bu dayak sonucu Fatma çocuğunu düşürür. Fatma hem Ebubekir'e hem Ömer'e lanet eder. Fatma, üç ya da altı ay Ebubekir'in halifelik döneminde yaşar, ama Ebubekir'in halifeliğini tanımaz. Ölüm döşeğindeyken de Ali'ye vasiyet eder: 'Cenazeme Ebubekir'le Ömer gelmesin' diye. Ali de eşinin vasiyetini yerine getirir, onu geceleyin gömer.
 
-Ebubekir'in halifeliğini tanımayan Ali'yle Fatma'nın evlerine baskın düzenler Ömer evi yakar. Ali Fatma öldükten sonra tanır Ebubekir'in halifeliğini...
 
-Peygamber ölünce Araplar'ın bir çoğu dinden döner, katliamlarla gözleri korkutulur, İslamiyet'e tekrar döndürülür.
 
-Osman döneminde de dışlanmanın zirvesini yaşar ehlibeyt...
 
Necip Fazıl'ın: “Sahabenin en düşüğünün atının nallarının altındaki toz olamayız” dediği sahabeler, Müslümanların 1400 yıldır "Radiyallahuanhüm" diyerek andığı sahabeler, acaba ne kadar sahip çıktılar ehlibeyte? Yukarıdaki saydıklarıma göre hiç çıkmamışlar, özellikle Peygamberin yoldaşları tarafından dışlanmışlar. Üstelik o ehlibeyt ki, Peygamberin emanetiydi.
 
İşte, Sünniler maalesef ki bilmiyor bunları. Bilmediği içinde Şiileri sapıtmış görüyor.
 
Şimdi anlıyorum Şiileri, malum isimleri sevmemekte, lanetlemekte bin kez haklılar.
 
***
 
Arif Tekin adlı yazarın yazdığı 'Bilinmeyen Yönleriyle Hz. Muhammed'in Ölümü' adlı bir kitap okudum. Kitap tek kelimeyle harika...
 
Berfin kitaptan 2012 yılında çıkmış. 326 sayfa. Tür: Araştırma-inceleme. 
 
Arif Tekin, Diyarbakırlı. Medreselerde din eğitimi almış. İmam-hatip okumuş, imamlık yapmış. Dokuz Eylül'de ilahiyat okumuş...
 
Yalanların, çarpıtmaların fink attığı, sorgulamaktansa din adamlarının papağan gibi tekrar ettiği İslam tarihinin gerçek yüzünü, ve din hakkındaki gerçekleri Arif Tekin gösterme cesareti göstermiş.
 
Arif Tekin'in en güzel tarafı nedir biliyor musunuz? Dinin içinde bulunmuş, yaşamış, din adamlığı için eğitimler almış. İşte bu onun eleştirilerini daha bir haklı, gösterdiği gerçekleri daha bir doğru kılıyor...
 
*
 
-Peygamber'i yalnız Hayberli Yahudi kadın zehirlemeye kalkmamıştı; Tebük seferinden dönerken de suikast atlatmıştı. Üstelik suikastı düzenleyenler Peygamberin çevresinde bulunanlardı. Peygamber ölmeden birkaç gün önce eşleri tarafından ilaç denilerek bir şey içmek zorunda kalmıştı, hepsi kitapta...
 
-Ebubekir'in korku dolu dönemi, Ömer'in diktatörce dönemi, Osman'ın neopotis (akraba kayırma) dönemi. Ali'yle Fatma'ın uğradığı haksızlıklar...
 
Yazara dair Şii ya da Alevi olduğuna dair aklınıza bir şey gelmesin. Yazarın eğitim aldığı yerlerin hepsi Sünni din adamı yetiştiren yerlerdir. Ki öyle düşünseniz bile sorarım: Şiiler ya da Aleviler, okullardaki 'Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi' dersinden bile şikayetçi, değil köklü Sünni eğitim alacaklar ha?
 
Yazar, İslam Tarihinin neredeyse bütün kaynaklarını didik didik etmiş, yalamış yutmuş. Buhari'leri, Müslim'leri, Suyuti'leri, Hambel'leri, Taberi'leri, İbn Hazm'ları daha adı aklıma gelmeyen bütün kaynakları kaynak edinmiş. Edindiği kaynakları hem dipnot şeklinde, hem de kitabın sonunda kaynakça olarak belirtmiş.
 
Gerçekler acıdır ve cesaret ister; ama'benim gerçekleri bilmeye cesaretim var' diyorsanız, kesinlikle okuyun!
 
-Mustafa Yıldırım - 27.05.2016
Halil Güven (Sökeli), Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 679
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster