Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '13

 
Kategori
Kent Yaşamı
 

Şimdi cezeryeler yaz tadında…

Şimdi cezeryeler yaz tadında…
 

Mersin markası olan cezeryeleri ilk üreten Samırkaş Akdeniz oyunlarına da cezerye sponsoru olarak gelen büyükşehir konuklarına geleneksel cezeryeler dışında yaz meyveli cezeryeleri de ilk kez sundu.

Nevzat KELLELİÇAĞLAR

Bir Mersin markası olan Cezeryeleri ilk üreten Samırkaş firması Akdeniz oyunlarında da cezerye sponsoru oldu.. Akdeniz oyunları cezerye sponsorluğunu yapan Mehmet Emin Samırkaş özellikle Akdeniz oyunları sırasında Mersin de yapılan tüm yeni tesislerde gelen sporculara cezeryeyi tanıttığı gibi Mersin’i de tanıttı..

Mersin’in ilk cezeryecisi olan Samırkaş şimdi kendi ürünlerini Mersin’in çeşitli yerlerinde de açılan Samırkaş kardeşlerle tanıtıyor:.

Mehmet Emin Samırkaş Hamidiye mahallesi Silifke caddesi müftü köprüsü civarındaki merkezinde gelen yerli ve yabancı konuklara önce klasik cezeryeleri tanıtmakta ve ardından da yaz sezonu için mevsimlik olarak hazırlanan meyveli cezerleri sunarak Mersin markasının ürün çeşitlerini tanıtıyor:.

Mersin den yurt içi ve yurt dışına geleneksel klasik cezerye ve meyveli cezerye sunan Mehmet Emin Samırkaş Mersin’e gelen konuklara Mersin markalarının ikram edlmesini önerdi..

SAMIRKAŞ CEZERYEYİ NASIL ÜRETİYOR

Mersin denildiğinde ilk akla gelen tatlardan olan cezerye, havucun uzun ve zahmetli bir dizi işlemden geçmesinin ardından sofralardaki yerini alıyor.”cezerye”, adını Arapça’da havuç anlamına gelen ”cezer”den alıyor. Havucun ”cezerye” olarak, sofralara ulaşması ise hiç de kolay olmuyor. Yaklaşık 1,5 günlük mesai gerektiren cezeryenin yapımı, havuçların itinayla seçilmesiyle başlıyor. Cezerye üreticileri tatlının ham maddesi olan havucu, ”kazık” diye tabir edilen orta bölümündeki sarı kısmın yumuşak olması nedeniyle Konya’dan satın alıyor.Konya’dan kamyonlarla Mersin’deki fabrikalara getirilen havuçlar, günün ilk ışıklarıyla imalathane bölümlerine taşınıyor. Havuçların iki ucunun kesilmesi ve yıkanmasıyla başlayan lezzet yolculuğu, havuçların sandıklardan buhar makinelerine boşaltılmasıyla devam ediyor.

-105 DERECEDE HAŞLANIYORBurada yaklaşık 1 saat boyunca 105 derece sıcaklıkta haşlanan havuçlar, kazandan çıkarıldıklarında turuncunun en canlı haline bürünmüş oluyor ve bu işlemler havucun cezerye olma yolundaki ilk adımları olarak nitelendiriliyor.

Haşlanan havuçlar daha sonra bantlar aracılığıyla kıyma makinelerine gönderiliyor.

Burada mesleğe yıllarını vermiş ustaların sopa yardımıyla kıyma makinesinden geçirdiği havuçlar, dev kazanlarda 85 derecede 1 saat pişirilerek marmelat haline getiriliyor.

Cezerye olmak için yolculuklarının yarısını tamamlayan havuçlar, bu kez de bir başka kazana alınarak toz şeker, glikoz, su ve isteğe göre ceviz, fındık veya fıstıkla harmanlanıyor. Oluşan karışım tablalara boşaltılarak, merdane yardımıyla düzleştiriliyor ve sterilliğini korunması için poşete sarılıyor.

Daha sonra ustaların tabiriyle ”tadının oturması” için en az 1 gün oda sıcaklığında bekletilen cezeryeler, kesilme aşamasına geliyor. Makinelerin yardımıyla kesilen ve Hindistan ceviziyle kaplanan cezeryeler paketlendikten sonra satışa hazır hale geliyor.

-CEZERYEYE ADANAN ÖMÜRMersin’in en eski cezerye ustalarından Samırkaş ailesi yaptığı açıklamada, cezeryenin Arap kültüründen Türk mutfağına geçtiği bilinen cezeryenin, geçmiş yıllarda sadece Mersin ve çevresinde tüketildiğini şimdi ise Türkiye’nin yanı sıra çeşitli Avrupa ülkelerinde de aranan bir tatlı haline geldiğini söyledi.

12 yaşından bu yana cezerye yapımıyla uğraştığını anlatan Mehmet Emin Samırkaş , ”18 yaşında kalifiye bir cezerye ustası olmuştum. 20 yaşında ise ‘Ben bu cezeryeyi dünyaya tanıtacağım’ diyerek kendi iş yerimi kurdum. O günlerde birkaç metrekarelik bir dükkana sahipken, şimdilerde 10 bin metrekarelik alanda üretim yapan dev bir cezerye firması haline gelmeyi başardım. Bugün Mersin’de cezerye üretimi yapan pek çok firma var. Ürünler Türkiye’nin yanı sıra çeşitli Avrupa ülkelerine de gönderiliyor. Cezeryenin her geçen gün daha çok sevildiğini görüyor ve mutlu oluyoruz. Cezerye artık yerel bir ürün değil uluslararası bir lezzet haline geldi” diye konuştu.

Nevzat Kelleli
turkogluvatan.com

 
Toplam blog
: 775
: 835
Kayıt tarihi
: 20.06.08
 
 

1958 doğumluyum. Uzun yıllardır Mersin'de Gazeteci-Yazar olarak görev yapmaktayım. 1999 seçimleri..