Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '11

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
605
 

Şimdi de Ales!

Şimdi de Ales!
 

Geçen ay yapılan YGS ile ilgili ortaya atılan şifre ideaları henüz sonuçlanmamışken, bu kez de yine ÖSYM tarafından yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nda (ALES) soru kitapçığı krizinin yaşanması kamuoyunda bu kuruma karşı tepkilerin büyümesine neden oldu. 

İzmir’de ALES’e giren bazı adaylara dağıtılan soru kitapçıklarının eksik ve hatalı olduğu anlaşılmış ve yedek kitapçık teminine gidilerek sorun aşılmaya çalışılmıştır. Ancak, gerekli sayıda yedek soru kitapçığı temin edilemediği için bir kısım öğrenci sınava girememiştir. Çok sayıdaki hatalı ve eksik kitapçık yüzünden bir kısım öğrencilerin sınava girememeleri ÖSYM’nin düzenlediği sınavlarla ilgili yeni bir tartışmayı beraberinde getirmiştir. 

YGS ile kıyaslandığında nispeten çok daha az sayıda adayın girdiği bu sınav için hazırlanan soru kitapçıklarında bu ölçüde büyük hatanın yapılmış olması yapılan işin titizlikle yapılmadığını göstermektedir. YGS ile ilgili ortaya atılan şike iddeaları kamuoyunun büyük bir kesiminde kuşkular meydana getirdiği bir ortamda, ALES’ te yapılan hatalar bu söz konusu kuşkuların giderek artmasına neden olmuştur adeta. Bu da ÖSYM’ye karşı kamuoyunda oluşan güven eksikliğini artırmıştır. Geçen yıl KPSS’de benzer olayların yaşanmış olması da ÖSYM’ye güvensizliğin artmasında hatırı sayılır bir etkisinin olduğunu göstermektedir. 

Kamuoyunda oluşmuş kuşkuların giderilmesi yönünde kayda değer bir somut adımın atılmaması ÖSYM’nin düzenleyeceği diğer sınavları da şaibeli hale getirebileceği endişesini artırmaktadır. Söz konusu endişenin giderilmesi ancak, sorumlular hakkında kamuoyunu tatmin edecek bir işlemin yapılması ile mümkün olabileceği görülmektedir. Aksi takdirde hayati düzeyde önem taşıyan sınavların kamuoyu nezdinde öneminin yitirilmesi kaçınılmaz olacaktır. Çünkü her ne kadar içeriğini, işlevini ya da uygulamalardaki bazı eksik ve yanlışlıklarını beğenmezsek de ÖSYM’nin yaptığı sınavlar, fırsat eşitliği sağlaması açısından ülkemiz koşullarında hala ciddi öneme sahiptir. KPSS bu önemin tipik bir göstergesi niteliğindedir. 

Bilindiği gibi KPSS tam olmasa da ülkemizin sosyo-politik gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda kamuda işe girmede fırsat eşitliği sağlaması bakımından son derece önemli bir uygulamadır. Yani bu sınav hiçbir torpili olmayan sade bir vatandaşa bile devlet memuru olabilme fırsatını sunmaktadır. Bu da kamuoyunda devlet kurumlarına olan güveni artırmış, bunun sonucu olarak kamu kurumlarının saygınlığı ve itibarı artmıştır. Ülkemizde geçen yıldan beri yaşanan ve devam edeceğe benzeyen sınav tartışmalarından kurtulmanın yolu, kamuoyu taleplerini dikkate alarak söz konusu kurumlarda acilen liyakat esaslı bir yapılandırmaya gitmektir. Çünkü demokrasi ile yönetilen ülkelerde kamu yönetimiyle halk arasında iyi işleyen bir etki-tepki mekanizmasının varlığı kamu kurumlarında yapılan görevlendirilmelerde liyakat ve etik esaslara riayet zorunluluğu oluşturmakta bu da işleyişte çoğunlukla şeffaflık ve başarı getirmektedir. 

Sınavlarla ilgili iddiaların biran önce açıklığa kavuşturulması kamuoyunun ilgili kurum nezdinde kamu yönetimiyle halk arasında oluşan güvensizliği azaltacaktır. Aksi takdirde oluşacak yeni bir güvensizlik ortamında günümüzde kullanımına çok sıkça başvurulan ileri demokrasi, hukuk, adil yönetim vb. gibi kelimelerin halkın büyük bir çoğunluğunda özde bir karşılık bulamayacaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2637
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nden 1997’de mezun oldum. Aynı Üniversitede yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster