Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '12

     
    Kategori
    Kişisel Gelişim
    Okunma Sayısı
    218
     

    Şimdi değilse, peki ne zaman?

    Şimdi değilse, peki ne zaman?
     

    Ne zaman?


    “Erteleme bir sorundur; çünkü sizin için ve gelişmeniz için önemli olan işleri ihmal etmek ve geciktirmek, yolunuzu sürekli tıkayan bir engel haline gelir.” der Dale Carnegie, bende O’nunla benzer düşüncedeyim. Erteleme eyleminin, hatta günümüzde pekçoğumuzda bir yaşam şekli haline gelen erteleme huyunun bir sorun olduğuna inanıyorum. Birçoğumuz gerekçesi farklı farklı olsa da yapılması gereken bir işi daha sonra yaparım düşüncesi ile başka bir zamana öteleyerek yapmayabiliyor. Yeni tarih geldiğinde yine yapmayıp bir başka zamana erteliyor, öteliyor. Tıpkı sabah uyandırsın diye kurduğumuz alarm çalınca uyanmamak için defalarca alarm saatini ertelememiz gibi. Çoğu zaman sonuç malumdur, sırf yataktan kalkmamak için ertelediğimiz o alarm yüzünden ya işe ya okula geç kalmışız, güne hiçte iyi sayılmayacak şekilde büyük bir telaşla başlamışızdır.

    Ertelemek, yapılması gereken herhangi bir işin yapılmasının çoğu zaman bilinçli olarak geciktirilmesidir. Tüm ertelemeler benzer yol izlemez. Erteleme huyu, kişinin işlevselliğini tamamen ortadan kaldırmaz ancak önemli ölçüde etkiler. İşlerini erteleyenler, çoğu zaman bu durumu yadsırlar ya da bu alışkanlıklarını bırakacaklarına dair kendilerine söz verirler… Erteleme alışkanlığının ilerlemesinin altında pek çok neden olabilir. Ertelelenen konudaki yetersizlik hissi, korku temelli hazır olmama endişesi, yapmaya istekli olmamak, üşenmek, hazıra ya da rahata düşkünlük, değerlendirilme kaygısı, anlam eksikliği gibi nedenler kişinin işe başlamasını geciktirebilir. İşe nereden başlanacağı bilinmediğinden başlanmıyorsa herhangi bir yerden başlamak, adım atmak açısından doğru olabilir. Çünkü başladıktan sonra yol alınır, yol aldıkça da daha doğru yol bulunabilir.

    Peki; erteleme alışkanlığını hatta yaşamamızın olağanlığında akmasına ‘engel’ olabilecek güçte olan kendi yarattığımız erteleme engelini nasıl aşabiliriz?

     

    * Öncelikle en fazla neleri ertelediğinizin farkına vararak, bunları neden ertelediğinizin nedenlerini bulma çalışması yapılabilir. “Ertelemeyle beraber ne gibi duygular yaşıyoruz?” sorusunun cevabı oldukça önemlidir.

     

    * Ertelediğiniz konuda kısa ve uzun vadede davranışsal sonuçlar neler oluyor, kaybettiklerinizin yanısıra kazanç olarak düşündüğünüz ne var?

     

    * Erteleme alışkanlığını bırakırsanız, gelecekteki hangi sorunları kaldırmış olabilirsiniz diyerek beyin fırtınası yapabilmek oldukça önemli.

     

    * Yapmaktan hoşlanmadığınız sıkıcı ve sevimsiz işleri ertelemek yerine, mümkünse bir başkasına devredin. Eğer böyle bir imkanınız yoksa yapılması gereken işlere, ilk önce onlardan başlamayı deneyebilirsiniz. Yaparsınız ve biter.

     

    * Ertelediğiniz işleri yapmak için uygun çalışma ortamınızın olup olmadığının farkına varmak gerek. Belkide rahat çalışamdığınız için o işi erteliyor olabilirsiniz.

     

    * Ertelemenin altında yatan en önemli nedenlerden birinin endişe ve korku duygusu olduğunu söylemiştim. İlgili konudaki endişelerinizin nedenini kendinize itiraf edip bundan doğan korku duygu duygusunu cesaret ile değiştirmek için aslında her şeyinizin yeterli olduğundan emin olun! Kendinize güvenin. Her şey bir adımla başlar ve siz nedeni ne olursa olsun atmayı ertelediğiniz o adımla belkide çok büyük fırsatlar kaçırıyor olabilirsiniz!

    Ertelemenin önüne geçebilecek önemli yöntemlerden biride ödüllendirme ve cezalandırmadır. Bitirmeniz gereken bir işi bitirince kendinizi ödüllendirecek, bitirmeyince cezalandıracak olursanız ve ödülle cezanın adlarını önceden koymuş olursanız ne kadar çok işe yaradığına şaşırırsınız. Ödüllendirme ve cezalandırma yönteminde eşinizden, arkadaşınızdan, ailenizden de yardım isteyebilirsiniz.

    Ertelemek, insanı hedeflerinden alıkoyan, kendisine karşı saygısından yoksun bırakan, hem kendisine hem etrafına çoğu zaman mazeret üretmek adına yalan söyletebilen, güçsüz gösteren ve en önemlisi zamanını boşa harcatan bir alışkanlıktır. “Hepimiz kaybettiğimiz ya da ulaşamadığımız şeyler için, zamanı suçlarız. Oysa unutma ki, zaman konuşacak olsa hepimiz utanırız…” der Tolstoy. Erteleyerek hem zamanı hemde yaşamı kaçırdığımızın farkına varabilmemiz gerekiyor. Hayat, erteleyenleri sevmez!

    Ertelenmemiş sevgi ve başarı dileklerimle.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 218
    Kayıt tarihi
    : 12.11.12
     
     

    Hûlya Konar › Hem bireysel hem de kurumsal alanda farkındalık arttırıcı, pozitif psikoloji uygula..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster