Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

10 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
302
 

Şimdi oy verme zamanı

Şimdi oy verme zamanı
 

12 Haziran Genel seçimlerinde artık “finişe” gelindi. Meydanlarda ve medyada çılgınca bir koşuşturma içersine giren liderler can havliyle “son kurşunlarını atıyor, eteklerinde kalan son taşları bırakıyor. 

Artık söz ve karar sırası vatandaşta. Yaklaşık 57 milyon seçmen sandığa giderek demokrasinin gereğini yapacak, oylarını sandıklara yansıtacak. 

Yaklaşık 9 yıldır iktidarda bulunan AKP’ye bu halk ya “yeter artık dur diyecek, ya da Başbakanın tabiriyle “yola devam” diyecek. 

Her siyasi partiye verilecek her oya saygımız büyük. Halkın tercihlerini her kurum, her vatandaş saygıyla karşılamalı, çıkacak sonuçlara da katlanmak zorunda olmalıdır. 

2011 Seçimlerini diğer seçimlerden farklı ve önemli kılan ise; Bu seçimlerin sonuçlarının sadece iktidar tespitinin yapılmayacağı, sandıktan çıkan sonuçların Türkiye’nin geleceğinin de kararını verecek olmasıdır. 

Şimdi sandığa gidecek ve oy kullanacak vatandaşların siyasi partilere oy verirken, özelliklede AKP’ye oy verirken mutlaka düşünmesi, bilmesi gereken olayları yeniden gözden geçirmelidir. 

AKP iktidarı 2001- 2011 döneminde unutulmaması gereken ve mutlaka hafızalara kazınması gereken olaylara gelince; 

Erdoğan’ın “Hayaldi gerçek oldu” sloganını sık sık kullandığını hepimiz biliyoruz, işte bu slogan AKP iktidarı sayesinde “Habur’da eli kanlı teröristleri davul zurnayla karşılama, ana dilde eğitim talebi, federasyon özlemi hayaldi, AKP’yle gerçek oldu. 

2011 yılında “sıfır terörle” iktidarı devralan AKP, iktidarı süresi sonunda “Terörle mücadeleden, Terörle müzakere” noktasına gelmiştir. 

Başbakan “İmralı’yla görüşmüyoruz, bunu ispat edemezseniz şerefsizsiniz” diye MHP liderine seslenmişti, Ancak bugün “İmralı’yla görüşüyoruz” demek zorunda kalmış, müzakere yaptığını açıklamıştır. 

PKK açılımı ile Türkiye’nin yıkım sürecine sokulması, pişman olmadıklarını söylemelerine rağmen ceza kanununun pişmanlık hükümlerini zorla uygulayarak PKK’lı teröristleri serbest bırakmak hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. ’Ne mutlu Türküm diyene’ sözünden rahatsızlık duymak, çocuklarımızın sabahları okullarında hep bir ağızdan okuduğu andımızı kaldırmaya cüret etmek, ’Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sözünü tahrik unsuru saymak hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. Mehmetçiği itham etmek, PKK ile mücadele edenlerden intikam almak, peşmerge çapulcusuna ’ağabey’ demek, Türk askerinin başına çuval geçirilmesi ve böyle bir alçaklığa sessiz kalınması, milliyetçiliğin kırmızıçizgi ilan edilmesi, Türklüğün aşağılanması, Kıbrıs’ta Rumların güçlenmesi, Ermenilere tek taraflı tavizler verilmesi hayaldi AKP ile gerçek oldu. 

AKP’nin 9 yıla varan iktidarı döneminde işsizlik artmış, yoksulluk artmış, işçi, memur, emekli perişan olmuş, fakirleşen halk “sadaka ekonomisine” mahkûm edilmiş, diğer taraftan AQKP yandaşları ve hanedanları zenginliklerine zenginlikler katmış, adeta “Lale ve sülale devri” yaratılmıştır. 

Artık ülkede Türküm demekten korkulur olmuş, Başbakan’ın ülkeyi 36 etnik parçaya bölme söylemleri ayyuka çıkmış 1923 ruhunu yaşatan ve bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal’in Ne Mutlu Türküm Diyene! Deyişinin neredeyse suç olacağı bir döneme ülke sürüklenmiştir. 

Başbakan Erdoğan meydanlarda sık sık Anayasayı değiştirmekten söz etmekte ancak bir türlü değiştireceği Anayasanın içeriğini halkımıza anlatmamakta, öze4llikle ilk üç madde konusunda ser verip sır vermemektedir. 

Anayasamızın özellikle ilk üç maddesinde yer alan: Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Millet ve Tek Dil konusunda duyulan endişelere sessiz kalınmakta, Kürt taleplerinin İmralı Kandil isteklerinin bu üç madde üzerinde yapılacak değişikliklerle yerine getirileceği endişesi ise giderek büyümektedir. 

Bütün bu tehlikeleri görecek milletimizin oy tercihlerini yaparken bir kez daha düşünerek: 

Ya “istikrar sürsün Türkiye büyüsün” aldatmacasına kanarak, Lale ve sülalenin” büyümesine onay verecek; 

Osmanlının küllerinden doğan, 1923 ruhuyla, Kuvai milliye ruhuyla kurulan Atatürk Türkiye’sinin Üniter yapısının,  

Tek dil, tek bayrak ve tek millet yapısın yok olmasına,  

Demokratik, laik ve sosyal hukuk ilkelerinin sulandırılmasına,  

Bin yıldır bir ve beraber bu vatan üzerinde yaşadığımız ve “Ne mutlu Türküm diyene!” diye haykırdığımız kardeşliğimizin yok olmasına onay verip vermemek artık vatandaşlarımızın kararına kalmıştır. 

Milletimiz sandıklarda tercihlerini yaparken asla Habur’u, İmralı’yı, kandili ve lale ve sülaleyi unutmadan oy vermelidir. 

Osman Özeker 10.06.2011 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 281
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2917
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster