Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
524
 

Şimdikiler çocukluk mu gördü?

Şimdikiler çocukluk mu gördü?
 

Yok bu gün öyle olmayacak,

Yazdığım yazıya uygun resim aramayacağım, bu gün resme uygun yazı yazacağım.

Rengarenk şekerleri yazacağım, belki bir çizgi filme kaçacağım yazının içinden, belki kız kovalayan atacağım aranıza ama illa da çocuk olacağım bir yazılığına.

Fantastik bir film seyrederken " İşte benim böyle bir yerde yaşamam gerekirdi" dedi, hayvanların konuştuğu, dünyada görülmemiş sevimli yaratıkların yaşadığı, kimsenin ölmediği ve kaza geçirmediği fantastik bir dünyada, asla üzülmeyen karakterler olarak yaşamak.

Bu lafı duyduğum anda dünyanın en romantik çocuğu bendim artık, içimde birden ağlayarak bir çocuk uyandı, yıllardır uyuduğu yerden kalktı yeniden.

Çocuk olmak benim çocukluğumda çocuk olmaktı, ne sonra ne önce, tam da 80 lere çocuk olarak girmek lazımdı. Tam da o zaman çıkmıştı ilk gofret, kuş resmi vardı üzerinde, rengarenk bir Papağan ve onun adı kuşlu gofretti. Veresiye yazdırırdık uzun bakkala, babam hiç kızmazdı.

Tamda o zamanlar çıkmıştı kız kovalayan, kuyruğunu yakınca kokulu kibritle bağıra çağıra döne döne yanardı, bir arkadaşın cebine girmişti hiç unutmam, bayramlığı fena yanmıştı.

Tam da o zaman inşaatlarda Mozaik taşı olurdu, inşaata çıkıp üzerine atlardık, hepimiz Bruce Lee idik o zaman, 3. kattan taşın üzerine atlardık canımız yanmazdı.

Bilye oynardık, tumbayı sevmezdim ben, abbuş daha iyiydi, üterdim bebelerin hepsini, geri satardım bilyeleri 10 tanesi 1 liraya.

Lik oynardık, likin içine çamur yerine cam macunu koymayı ilk kim akıl etmişti ki? Lik toplamaya giderdik ama Bira liki sevmezdik, bilmediğimiz ekşi bişey kokardı.

Bir inşaat çivisi ve çamurla 5 saat oynardık da bıkmazdık valla.

İşte bir şeker resmi ve çocuksu bir laftan buralar gelecek kadar çok özlemişiz çocukluğumuzu.

Çocukluk o zaman çocukluktu, özlenmeyecek gibi değildi be,

Unutulur mu kocakarının bahçeye dalmalar, o eriklerin, çağlaların tadı?

Affet Allah'ım o zaman haram icat olmamıştı çocuklara, valla yemiyorduk ishal olunca,

Maksat heyecan, koca karı kovalasın, "eşşeen sıpaları" desin bize yeter, zaten sadece ağaçtayken düşmandık, ona ekmek almaya yine biz gider, giderken de duasını alırdık.

Ah biz ne güzel çocuklardık, bayram gibiydi her günümüz.

Ebeledim hepinizi, hadi kovalayın beni.....

Geçmişi pırasalı korkunç masallarla büyümüş olan ben, gri binaların arasında kravatlı bir adamım ya şimdi, ne kadar lanet oluyorsa o kadar lanet olsun büyümeye,

Ne bu kravatı sevdim, ne şu suratımda ki büyük adam maskesini,

Ne büyüdüm ben arkadaş ne de adam oldum var mı diyeceğiniz?

Alıç nedir bilir misiniz? Alıçtan kolyeniz oldu mu hiç? Soğuk kuyucudan naylon Krampon aldınız mı? Tınaz'ın bahçede kararana kadar hava top oynadınız mı? Hiç sizin futbol maçınız 50 - 44 bitti mi?

Gül şurubu yaptı mı anneniz size, parktan arak güllerle? Parkın bekçisi kovalamadı değil mi sizi?

Çıtalınız var mı çıtalınız?

E be kardeşim ne diye çocuğum diyorsunuz o zaman?

Ben sek sek oynamamış, ip atlamamış adama çocuk mu derim.

Allahın'ı seversen birader Playstation da iş mi uzun eşşeğin yanında?

Biz ne güzel çocuklardık.


Not = İlk gördüğüm yerde söz sana yeti alacağım

http://fasihdaire.blogspot.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 853
Kayıt tarihi
: 16.07.10
 
 

1971 Kırıkkale doğumluyum, özel bir şirkette muhasebe müdürüyüm, evliyim 2 çocuğum var...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster