Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
661
 

Simitçi çocuk

Simitçi çocuk
 

Bu ne çok dramatik ne de romantik bir yazı olacak. Sadece gördüğümü ve o an yaşadığımı en yalın haliyle aktaracağım.

Yer : Ortaköy (ya da diğer adıyla Orta Mahalle) .... yok yok İstanbul değil, İzmir - Özdere'nin içindeki Ortaköy.

Yazlık sitenin sahilinde şemsiye altına uzanmış bir dolu insan. Klasik ''yazlıkçı'' profili herkes. Kimi güneşlenmek için bin bir şekle giriyor, kimi çocuğunun peşinden koşturuyor, kimi boğaz derdinde, kimisi kitabını gazetesini okuyor...kısacası herkesin keyfi yerinde, görüntü itibariyle halinden şikayet eden yok yani.

Bir yandan da sitenin iskelesi...merdivenden inip deniz girenler var, merdivenden çıkıp kurulanmak isteyenler. Ve iskele üzerinde 8 - 13 yaş arası bir dolu sitenin çocukları şakalaşma, oyun oynama, bir birlerini deniz atma derdinde.

Ben ve ailem şemsiyenin altında, her zamanki stand by modumuzda gazete okuyor arada denizi izliyoruz. Önümüzden simit satan bir çocuk geçiyor o anda. Hiiç bir olağan dışı durum yok, çünkü o kadar kanıksamışız ki 'simit satan çocuğu' dönüp bakmıyoruz bile. Simitçi çocuk sadece aç olduğumuzda ilgi görüyor bizden. Karnımız tok ise umrumuzda olmuyor.

Derken farkediyorum, hemen 2 metre ilerimizde takılı kalıyor simitçi çocuk. Takılı kalıyor gözleri bizim sitenin iskelesine. Takılı kalıyor gözleri iskelede şakalaşan yaşıtlarına. Uzun uzun seyrediyor onları. Elimdeki gazeteyi bırakıyorum, ben de onu izliyorum. O hiç istifini bozmadan izliyor yaşıtlarını en 'çocuk' haliyle. Bizim kanıksadığımız ve olağan saydığımız şeyin aslında normal olmadığı, normalin iskele üzerinde yaşıtlarıyla şakalaşmak olduğunu haykırıyor bakışları. Görüyorum o bakışları. O baktıkça ben simsiyah gözlüklerimin verdiği cesaretle onun yerine haykırıyorum gözyaşlarımla.

İkimiz de dayanamıyoruz bu sahneye. Önce o dönüp gidiyor ardına bakmadan, sonra da ben kalkıp eve gidiyorum sinirler alt üst olmuş bir vaziyette. Hayatın adaletsiz olduğunu hergün gören ben, adeletsizliğin en acı haliyle ilk kez karşılaşıyorum hayatımda.

Not : Konuyu daha sonra annem ile konuşup onun da aynı şeyi fark ettiğini ve çok üzüldüğünü öğreniyorum. Epey süredir blog yazmıyordum. Bu sahneyi yazma ihtiyacı hissettim. Ve o kadar çok üzüldüm ki...hala yazarken o anı görüyorum.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı üzüntü ile okudum. Bu tür olayları çokça yaşamış biriyim. Görüyorum ki toplum duyarsız. Hatırlar mısınız bilmem ama Irak savaşında yaklaşık bir milyon insan evladı öldü, can verdi. Peki insanlık nerede idi. Petrol denen siyah maddenin peşinde. Sözüm ona komşu ülke ve aynı zamanda sözüm ona Müslüman bir ülke ve çıtı çıkmayan biz yaratıklar. Hem insanlığımın hemde inancımın zedelendiği olaylar. Sizin anlattığınız ve benzeri insanlık dışı olaylar o kadar çok ki yeter ki bakmasını bilelim. Saygılar...

hssensoz 
 31.07.2011 20:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2008
Kayıt tarihi
: 05.08.10
 
 

1983 İzmir doğumluyum. Doğduğumdan beride bu şehirde yaşıyorum. İlk, orta, lise ve üniversite hay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster